En unutulmaz kısımlardan biri, genellikle sıkıcı olarak değerlendirilen öğretim kısmı. Birçok oyunda, nasıl oynanacağına dair sıkıcı dersler sunuluyor ve bu dersler hikayeyle bağlantı kurmadan, yavaş bir tempoda ilerliyor. Ancak First Light farklı bir yaklaşım sergiliyor. Hikaye, genç bir James Bond etrafında geliştiği için, öğretim bölümü klasik bir aksiyon filminin eğitim montajı gibi yapılandırılmış. Aylar hızla geçerken, Bond’un silah kullanmayı öğrenmekten binalar arasında parkur yapmaya kadar her şeyi öğrendiğini gösteren sürükleyici bir kesit sunuluyor. Oyun olduğu için, bu anlar da etkileşimli hale getiriliyor ve oyuncular karakterle birlikte her şeyi hızla öğreniyor. Küçük bir detay gibi görünebilir, ama First Light’ın öğretim bölümü, oyunlar, film ve televizyon arasındaki sınırların ne kadar belirsizleştiğinin son örneği.
Oyunların sinematik gelenekleri taklit etmesi yeni bir fenomen değil. Medya, başlangıcından bu yana filmlerden etkilenmiştir; örneğin Donkey Kong klasik canavarlardan esinlenirken, Uncharted ve Ghost of Tsushima gibi seriler, sinema benzeri deneyimleri etkileşimli hale getiriyor. (Hideo Kojima gibi yönetmenler, oyunlarına Hollywood yeteneklerini sıkıştırmayı sever.) Ancak First Light gibi bir oyun, bu fenomenin ne kadar ilerlediğini temsil ediyor. Bu, bir film bağlantısı değil, aynı zamanda Uncharted gibi bir tür taklidinin ötesinde, filmin en uzun süreli serilerinden birinin oyun öncelikli versiyonu.
First Light, aksiyon-macera oyunlarının tamamen yeniden icadı değil. Genel olarak, Hitman ile Uncharted arasında bir karışım gibi oynuyor. Ancak; sinema dünyasından akıllıca unsurlar alıyor. Patlayıcı bir açılış bölümünün ardından, Lana Del Rey’in yeni şarkısıyla klasik bir Bond intro jenerik sekansı sunuyor ve sonra film dilini, eğitim montajı gibi unsurları kullanarak o sinema benzeri hissiyatı sağlıyor. Filmlerde sıkça gördüğünüz sahneler, artık yalnızca izlemekle kalmıyor, etkileşimli hale geliyor. Video oyununun alışılmış numaralarının yanı sıra, dramatik kesitler, abartılı aksiyon sahneleri, hızlı araç kovalamacaları ve Lenny Kravitz gibi ünlü konuklar da yer alıyor (Kendisi, açıklanamaz bir Amerikan aksanıyla Afrikalı bir korsan lideri rolünde kısa bir görünüm sergiliyor).
Bu anın özellikle ilginç yanı, oyunların film ve televizyon unsurlarını doğal bir şekilde dahil etme konusundaki gelişimi değil; ilham artık iki yönlü. Exit 8 film uyarlaması, “video oyunu ve sinema arasındaki sınırları bulanıklaştırmak” amacıyla birinci şahıs açısından bir sekansla başladı; Markiplier’ın Iron Lung filmi, bağımsız korku oyununu oynarken birini izlemek gibi bir deneyim sundu. The Last of Us’ın HBO uyarlaması, o kadar benzer ki, izlemek kesit montajı gibi hissedilebiliyor.
Bu ortamların birleşimi First Light için oldukça iyi sonuçlandı. Oyun, açık uçlu aksiyon oyunları tarihinde bir geçmişi olan bir stüdyo tarafından geliştirildi ve Bond’un işleyişini ve bunun bir video oyununa nasıl aktarılabileceğini net bir şekilde anlıyor. Bu sayede stüdyonun, öğretim bölümünü bile klasik bir aksiyon filminden çıkmış gibi hissettirecek şekilde ortamları karıştırmasına olanak tanıyor.

