OpenAI, yeniden yapılandırma planı ile neler hedefliyor?
Bu yeniden yapılandırma planının temel nedenleri neler?
OpenAI, kar amacı gütmeyen bir yapıdan nasıl bir dönüşüm geçiriyor?
Bu değişiklikler, yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler için ne anlama geliyor?
Gelecekte bir halka arz (IPO) süreci mümkün mü?
Halka Arz (IPO) Yolu
OpenAI, halihazırda kar amacı gütmeyen bir organizasyon olarak, kâr amacı güden kolunu baştan sona kontrol eden bir yapı içerisindedir. Yeni plan kapsamında, OpenAI’nin kâr amacı güden kolu bir kamu yararı şirketi (PBC) haline gelecektir. Ancak, hala OpenAI’nin kar amacı gütmeyen kısmı tarafından kontrol edilecektir.
Bu yeni yapı, OpenAI’nin geleneksel bir şirket gibi daha esnek çalışmasına olanak tanıyacaktır. Ayrıca, daha basit bir yapı, OpenAI’nin halka arz yoluyla ek sermaye toplamasını da mümkün kılabilir. OpenAI’nin ölçeği, harcadığı büyük miktardaki nakit ve kamu ilgi alanı düşünüldüğünde, gelecekte bir halka arzın söz konusu olabileceği düşünülebilir.
Santa Clara Üniversitesi’nden kurumsal yönetim profesörü Stephen Diamond, OpenAI’nin yeni önerilen geçiş planı çerçevesinde halka açık bir şirket olmasının oldukça zor olduğunu belirtiyor. Kar amacı gütmeyen kuruluşlar halka açılabilse de, PBC’ler açılabilir. Ancak, OpenAI’nin PBC’sinin, halka arza gittiğinde ne tür varlıkları kontrol edeceği büyük bir soru işareti.
Diamond, OpenAI’nin kar amacı gütmeyen kısmındaki fikri mülkiyetin büyük bir değere sahip olduğunu belirtiyor. Eğer PBC, bu fikri mülkiyet üzerinde kontrol sahibi değilse ve sadece lisans alıyorsa, halka arzın gerçek değeri ne olacaktır? Bu, önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Baskılara Yenik Düşmek
OpenAI, yeniden yapılandırma sürecinde yaşadığı zorluklarla sıkıştırılmış bir pozisyondadır. Geçen hafta, eski OpenAI çalışanları, Kaliforniya ve Delaware Savcıları’ndan şirketin dönüşümünü engellemelerini talep ettiler. Bu durum, OpenAI’nin hayırsever kökleri ile çeliştiğini öne sürüyor. Her iki savcı da, OpenAI’nin yeni planını gözden geçirdiklerini belirtiyor.
OpenAI’nin önerisi, aynı zamanda Microsoft ve Softbank gibi şirketlerin de memnun edilmesi gereken önemli özel yatırımcılarla ilişkilidir. Bu mega şirketlerin yatırımları, OpenAI’nin yeniden yapılandırılmasını sağlamak zorundadır. Yeni plan, şirketin daha geleneksel bir sermaye yapısına sahip olmasını sağlamakta ve böylece çalışanlar, yatırımcılar ve kar amacı gütmeyen yapı doğrudan hisse sahibi olabilecekler.
Microsoft’un yeni kurumsal yapıya henüz onay vermediği bildirilmektedir. Bulut hizmet sağlayıcısı, bu yeni yapının OpenAI üzerindeki milyarlarca dolarlık yatırımını yeterince koruduğundan emin olmak istiyor. Diğer önemli paydaşların anlaşmayı onaylayıp onaylamadıkları ise belirsizliğini koruyor.
Elon Musk, OpenAI’nın yeniden yapılandırma sürecine en fazla baskı yapan isim oldu. OpenAI’yi kuran ve şimdi xAI adındaki yapay zeka girişimiyle rekabet eden Musk, OpenAI’nın kar amacı gütmeyen varlıklarının değerini artırmak ve ChatGPT üreticisinin kâr amacı güden geçişini engellemek için 97 milyar dolarlık bir satın alma teklifi sundu. Ayrıca, Musk, OpenAI’nin yeniden yapılandırmasını, OpenAI ve Microsoft’a karşı açtığı davanın merkezine yerleştirdi. Onun davası, OpenAI’yi AGI’yi (genel yapay zeka) geliştirme ve geniş bir şekilde dağıtma konusundaki kararlılığını terk etmekle suçluyor.
Geçen hafta, bir federal yargıç, OpenAI’nın Musk’ın davasındaki çeşitli taleplerini reddetti. Diamond’a göre, bu Musk için küçük bir zafer olmuştur ve OpenAI’nın yönünü değiştirmesinde etkili olabilecektir. Ancak Altman, pazartesi günü basın toplantısında düzenlenen bir brifingde, davanın OpenAI’nın planları üzerinde bir etkisi olmadığını bildirdi.
Musk’ın OpenAI’ye karşı davasındaki baş avukatı Marc Toberoff, yeni kurumsal yeniden yapılandırma planının "hiçbir şeyi değiştirmediğini" belirterek, Musk’ın davayı bırakmasının kolay olmayacağını ima etti.

