Trump Yönetiminin Siber Güvenlikteki Kesintileri
Son yıllarda siber güvenlik, ülkelerin ulusal güvenlik stratejileri içerisinde kritik bir öneme sahip haline gelmiştir. Ancak, Trump yönetiminin ilk birkaç ayında, Beyaz Saray siber güvenlik bütçelerini, personel sayısını ve inisiyatifleri önemli ölçüde azaltmıştır. Bu duruma karşı çıkanlar arasında New York Eyaleti’nin Baş Siber Sorumlusu Colin Ahern da bulunmaktadır. Ahern, bu kesintilerin ülkenin güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğuna inandığını ifade etmektedir.
Ahern, “Federal hükümetle günbegün çalışıyoruz. Bizim etkili bir federal hükümete ihtiyacımız ve isteğimiz var,” diyerek bu durumun önemine vurgu yapmıştır. Ahern, Trump yönetiminin bütçesindeki kesintilerin birçok açıdan endişe verici olduğunu belirtirken, “Washington’da olup bitenlerin bu konuları riske attığını düşünüyoruz,” demiştir.
Siber Güvenlik Bütçe Kesintileri
Trump yönetimi, siber güvenlik alanındaki kesintileriyle dikkat çekmiştir. Göreve geldiği günden bu yana, CISA (Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı) bünyesinde 100’den fazla çalışanın işine son verilmiştir. Mahkeme kararıyla bazı çalışanların geri çağrılması zorunlu kalınmıştır. Trump yönetiminin “One Big Beautiful Bill Act” adı verilen bütçe tasarısı, federal ajanslar arasındaki siber güvenlik harcamalarını 1.2 milyar dolardan fazla bir oranla azaltmıştır. Bu bütçeden CISA’nın bütçesine 135 milyon dolarlık bir kesinti yapılırken, dört yıl içerisinde yurt dışındaki siber saldırılar için 1 milyar dolarlık bir bütçe ayrılmıştır.
Bu kesintilerin yanı sıra Trump yönetiminin ulusal siber güvenlik direktörü adayı da eleştirilmiştir. Adayın, bu alanda yeterli öncesi deneyime sahip olmaması, siber güvenlik uzmanlarının endişelerini artırmıştır. Ek olarak, ABD Eğitim Bakanlığı, K-12 okulları için bir siber güvenlik destek inisiyatifini askıya almıştır.
Bireysel Eyaletlerin Rolü
ABD federal hükümetinin, ülkenin siber güvenliğinde büyük bir sorumluluğu bulunmasına rağmen, bireysel eyaletlerin de kendi ağlarını ve kritik altyapılarını güvence altına almak için önemli bir yükümlülüğü vardır. Bu bağlamda, bazı fonlar federal hükümetten sağlanmaktadır. New York Valisi Kathy Hochul, ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’e bir mektup yazarak, Eyalet ve Yerel Ajanslar için Güvenlik İyileştirme Programı (HSGP) kapsamında fon talep etmiştir. HSGP fonlarının kritik altyapı varlıklarını güvence altına almak adına hayati önem taşıdığı vurgulanmıştır.
Vali Hochul, fonların “hemen” sağlanması gerektiğini belirtmiştir. Ahern, federal hükümetle yaşanan sorunlara rağmen New York Eyaleti’nin durmadığını ifade etmektedir. “Zamanımızı, kaynaklarımızı ve enerjimizi eyaletler arası, parti sınırları ötesi ilişkiler kurmaya ayırıyoruz,” demiştir.
Yeni Siber Güvenlik Yasaları ve Girişimler
New York Eyalet Yönetimi, siber güvenlik alanında çeşitli düzenlemeler ve yasalar çıkarmaktadır. Geçtiğimiz ay, Governor Hochul, devlet, şehir ve ilçe ofislerinde bilgisayar kullanan herkesin siber güvenlik farkındalığı eğitimine tabi tutulmasını gerektiren yeni bir yasayı imzalamıştır. Ayrıca, siber saldırılara maruz kalan devlet ofislerinin saldırıları 72 saat içinde ülkelerinin iç güvenlik ofisine bildirmesi zorunlu hale getirilmiştir.
Hochul, ayrıca, su ve atık su organizasyonları için yeni bir hibe programı başlatmayı önerdiğini duyurmuştur. Bu programın amacı, yaklaşan regülasyonlara uymak adına gerekli yükseltmeleri finanse etmektir. Ahern, New York City’de yeni bir ofis açacaklarını ve bu ofisin birkaç teknolojist, özellikle de siber güvenlik uzmanları ile destekleneceğini belirtmiştir.
Piyasa ve Yenilikçi Çözümler
Eyalet yönetimi, siber güvenlik alanında daha inovatif çözümler geliştirme çabası içerisindedir. Eyalet, Trump yönetiminden etkilenen ve işini kaybeden uzmanları yeniden işe alma umuduyla “New York sizi işe alır,” gibi bir şiar ile işe alım sürecini yürütmektedir. Ahern, bu tür adımların New York’un kültürel, finansal ve ekonomik merkez olma konumunu koruyacağını vurgulamaktadır.
Gelecek yıllarda, siber güvenlik alanında yapılacak yatırımların ve düzenlemelerin, hem devlet daireleri hem de özel sektör için olumlu etkiler doğurması beklenmektedir. Bu nedenle, siber güvenliğin güçlendirilmesi, sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda bir zorunluluk haline gelmiştir.


