Neill Blomkamp, “District 9” ve “Gran Turismo” filmlerinin yönetmeni, yeni projesini tanıttı: Peter Watts’ın 2014 tarihli “Echopraxia” romanından esinlenilen 13 dakikalık bir bilim kurgu kısa filmi olan “Nightborne”. Blomkamp’ın yeni yapay zeka girişimi Barley Studios tarafından üretilen bu kısa filmdeki karakterlerin sesleri ve yüzleri gerçek insan aktörlerine dayandırıldı. Ancak, “Nightborne”ın tüm sahneleri ByteDance’in Seedance 2.0 metin-görüntü oluşturucu ile hazırlandı.
BLOMKAMP’IN YENİ TESTİ
Blomkamp, kısa filme dair X platformunda yaptığı bir paylaşımda, bu çalışmanın “üretken yapay zekanın yapabileceklerini” göstermek için bir “deneme” olduğunu belirtti ve gelecekte bu formatta tam bir uzun metraj film çekmeyi arzuladığını ifade etti. “Nightborne”, çoğu yapay zeka tarafından üretilmiş içerikle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir potansiyele sahip görünüyor; ancak yine de birçok açıdan kalitesiz izlenim bırakıyor. Gerçek bir ekip tarafından üretim sürecine dahil olunmasına rağmen, “Nightborne” o kadar kötü ki, sinema yapımının geleceği olarak nitelendirilmesi zor.
SAVAŞ VE ZOMBİLER
“Nightborne”, ABD ve Suriye arasındaki askeri çatışma ortamında, helikopteri düşürülen bir Amerikalı pilotun hayati tehlike geçirdiği hikayesini anlatıyor. Yaralanmalarına rağmen hala hayatta kalan pilot, “Project Nightborne” adlı hükümet programı için ideal bir adaydır. Bu program, beyin ölümü gerçekleşmiş askerleri uzaktan kumanda edilen, silahlı zombilere dönüştürüyor. Askeriyenin elinde sonsuz miktarda beden bulunduğu için, pilot gizli bir şekilde savaş için eğitilen birçok zombiden sadece biridir.
KISA FİLM ANALİZİ
“Nightborne”, önceden üretilmiş çok kısa video kliplerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş basit bir anlatıya sahip. Kısa film, zombileşmiş ana karakterin görüntülerinden, Project Nightborne’a katılanların belgesel tarzındaki röportajlarına sık sık geçiş yapıyor. Bu kesintiler, Seedance 2.0’ın yalnızca birkaç saniyelik görüntü belirleme kapasitesinin gizlenmesine yardımcı oluyor. Filmin diyalogları, sanki konuşan gerçek kişilermiş gibi bir izlenim vermeyi amaçlasa da, başarılı olamıyor.
YAPAY ZEKANIN SINIRLARI
“Nightborne”un görsellerine ve seslerine yakından bakıldığında, jeneratif yapay zekanın karışımda ne kadar etkili olduğu anlaşılabiliyor. Arka plandaki tabelalar genellikle anlamsız yazılarla dolu ve karakterler, söyledikleri ile ilgili alışılmadık vurgular yaparak kendilerini sanki gerçekten ne söylediklerini bilmeyen kişiler olarak gösteriyor. Blomkamp, projeye “gerçek kavramsal sanatçıların” katkıda bulunduğunu ve 32 insan oyuncunun yüzlerinin kullanılmasına izin verdiğini belirtiyor; fakat bu insan katkısı, “Nightborne”un daha çok makine yapımı içerik izlenimi vermesini önlemekte yetersiz kalıyor.
SONUÇLAR
Yapımcı olarak Blomkamp’ın daha önceki çalışmaları, yaratıcı bir bakış açısıyla doluydu; ancak “Nightborne”da bu ses neredeyse hissedilmiyor. Yalnızca Seedance 2.0 olmadan bu projeye dair konuşulabileceğinden şüphe edilebilir. Yapay zeka videolarının daha karmaşık hale gelmesine rağmen, izleyicileri heyecanlandıracak nihai işler üretmekte yetersiz oldukları aşikar. “Nightborne”un tanıtımı, birçok kişi tarafından Blomkamp’ın yeteneklerinin sıfırlandığının bir işareti olarak karşılandı. Yapay zekanın kullanımını destekleyenler, “Nightborne”un kötü karakterlerinin motivasyonlarına benzer bir istekle hareket ediyorlar. Siz bu tür üretimlerin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

