Meta’nın Yeni Veri Merkezi, Güç İhtiyaçlarıyla Dikkat Çekiyor
Meta’nın Louisiana’da inşa ettiği Hyperion AI veri merkezi, elektrik kullanımında bir eyaletin enerji ihtiyacını karşılayacak düzeye ulaşmasıyla gözleri üzerine çekti. Tamamlandığında, bu veri merkezi South Dakota’nın enerji talepleriyle yarışır hale gelecek.
Doğal Gazla Enerji Üretimi ve Sürdürülebilirlik İkilemi
Geçtiğimiz hafta Meta, veri merkezini desteklemek amacıyla yedi doğal gaz santrali inşa edeceğini duyurdu. Böylece toplamda on doğal gaz santrali, Louisiana’da yaklaşık 7.5 gigawatt elektrik üretecek. Bu kapasite, Mount Rushmore Eyaleti’nin toplam elektrik kapasitesinden daha fazla. Meta, yıllardır iklim ve çevre konularında taahhütlerini öne çıkarıyor; sürdürülebilirlik raporları yayımlıyor ve yenilenebilir enerji alımları hakkında sıkça bilgi veriyor. Ancak, bu yeni enerji planı sorgulanmaya açık.
Doğal gazın “geçiş yakıtı” olarak konumlandırılması sıkça gündeme gelse de, yenilenebilir enerji ve bataryaların fiyatlarının hızla düştüğü bir dönemde bu durum kafa karıştırıcı hale geliyor. Meta, son yıllarda solar enerji ve nükleer enerji satın alımlarıyla öne çıkarken, doğal gaza büyük yatırımlar yapması bir paradoks oluşturuyor. Ayrıca, Louisiana’daki bu devasa santrallerin her yıl 12.4 milyon metrik ton CO2 salınımı yapacağı tahmin ediliyor; bu rakam, Meta’nın 2024’teki toplam karbon ayak izinin %50 fazlasını oluşturuyor.
Meta’nın sürdürülebilirlik raporları, metan sızıntıları gibi konuları hiç gündeme getirmiyor. Metan, doğanın en güçlü sera gazlarından biri olarak bilinirken, normal sızıntı oranları bile doğal gazın çevresel etkisini kömürle kıyaslanabilir seviyelere çıkarabiliyor. Şu anda ABD’de doğal gaz üretimi ve dağıtımı sırasında metan sızıntı oranının %3 seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Bu durum, Meta’nın çevresel taahhütleriyle çelişiyor ve şirketin gelecekteki karbon ayak izini artırma riskini ortaya koyuyor.
Kaynak: https://techcrunch.com/2026/04/01/metas-natural-gas-binge-could-power-south-dakota/


