Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlükleri hakkında yazarken, alacağım tepkileri tahmin edebiliyorum. “Harika donanım, ama Meta’nın ürettiği hiçbir şeyle ilgilenmiyorum; başka birinin çıkmasını bekleyeceğim.” Bu duygu değişikliğinin yakın zamanda olacağını düşünmek zor. The New York Times bildirildi ki, Meta, “dinamik bir siyasi ortamda” kayıtlı yüz tanıma yazılımı lanse etmeyi düşündü, bu yüzden gizlilik savunucuları dikkati başka yere yönlendirilmiş olacaktı.
Akıllı gözlük savunucuları, bu korkunun biraz abartıldığını söylüyorlar. Sonuçta, cebinizdeki telefon da bir kamera barındırıyor. Hükümetler zaten yüz tanıma teknolojisini kullanıyor ve güvenlik kameraları her yerde mevcut. Gerçek suç belgeleri veya Law & Order gibi dizilerden bir bölüm izleyen herkes, günümüzde kameralara maruz kalmanın zor olduğunu biliyor. Örneğin, son Guthrie olayında, kolluk kuvvetleri “kaybolan” Nest kapı zili kamerası görüntülerini geri aldı. Akıllı gözlüklerdeki en korkutucu şeylerden biri de budur: Kameralar çok küçük, gizlilik LED’leri zayıf ve tasarım inanılmaz derecede sade. Bu görünmezlik, bu kayıt araçlarının normal bir gözlük gibi görünmesi işin özüdür.
Bu, biraz catch-22 durumu. Meta’nın gözlükleri, sade göründükleri için harika; fakat bu durum aynı zamanda rahatsız edici, çünkü mükemmel izleme araçları olmalarını sağlıyor. Modern akıllı gözlük takmanın genellikle beni bir casus gibi hissettirdiğini yazdım. Ray-Ban Meta gözlüklerinin gizlilik göstergesi ışığının olması da önemli değil. Onları halka açık, dışarıda, kapalı ve kalabalık yerlerde taktım. Bildiğim kadarıyla, hiç kimse beni fark etmedi. Buna rağmen, bu his iyi değil. Ancak, onları sokaklarda görmekteyim ve bu durum da beni rahatsız ediyor. Meta’nın gözlüklerin ışığın değiştirilmesi durumunda kaydedemeyeceği404 Media $60’lik bir mod ile bu ışığı devre dışı bırakmanın mümkün olduğunu rapor etti. Bir gün, eşimin gözlüğündeki gizlilik ışığı çalışmayı durdurdu. Video kaydı yapmaya devam ettiler.
Meta’nın karışımı olmadan bile bu durum yeterince korkutucu. Cambridge Analytica veri gizliliği skandalıyla Meta’nın geçmişini düşünün, CEO Mark Zuckerberg’in Donald Trump’ın ayaklarına kapanma istekliliği ve akıllı gözlüklerin gizlilik politikasında son dönemde yaptığı değişiklikleri anımsayın; bu değişiklikler yapay zeka eğitimini artırmayı amaçlıyordu. Zuckerberg bir zamanlar erken Facebook kullanıcılarının verilerini ona emanet ettikleri için “salaklar” olduğunu söylemişti ve daha yakın zamanda, akıllı gözlükleri tercih etmeyenlerin “şiddetli bilişsel dezavantajda” olduğunu vurgulamıştı. Mevcut siyasi ortamın, Meta’nın yüz tanıma teknolojisini kullanma fırsatını değerlendirmek istediği düşünülünce nasıl hissetmeniz gerektiğini bilmek zor.
Bununla birlikte, elbette Meta’nın kullanıcılara tanımadıkları kişileri tanıyabilecekleri bir özellik keşfetmesi “normaldir”. NYT‘ye göre, bu özellik, akıllı gözlük kullanıcılarının “bir Meta sitesinde (Instagram gibi) halk hesabı olan kişileri tanımasını” sağlayacak.
Bu tarz bir özellik, insanların talep ettiği bir şeydir. Görme engelli ve düşük görme yetisine sahip kişiler için dünyayı navigate etmekte faydalı olabilir; unutkanlar ve sosyal angajmanı zayıf olan kişiler ise bu gözlüklerin, iş toplantılarında, konferanslarda veya partilerde isimleri hatırlamasına yardımcı olacağını takdir edebilir. Ancak, kültürel olarak uygun bir ortamda bir özelliği uygulamak ayrı bir mesele; bunu her yerde uygulamak Pandora’nın kutusunu açmaktır.
Akıllı gözlüklerin kötü niyetli insanlar tarafından kötüye kullanılma riski elbette endişe verici. Bu nedenle, gizlilik politikalarını korumak ve bu tür kötüye kullanımları engellemekte kararlılık göstermeleri gerekir. Tekrar sormak gerekirse, Meta’nın meselesi, toplumda güven kaybı yaşanmasının önüne geçebilmek için daha ne kadar çaba göstermesi gerekecek?


