Meta’nın akıllı gözlükleri, New York City, Londra ve Washington DC’de aktivist gruplar tarafından hicivsel posterlerle kaplandı. Bir sokak reklamı, bu gözlükleri “trenchcoat’dan sonra sapkın teknoloji alanındaki en büyük gelişme” olarak tanımlarken, başka bir posterde “toplu gözetim yırtıcı gözlükleri” ifadeleri, influencer Kylie Jenner’ın yüzüne yerleştirilmiş.
Bu reklamların mesajı net. Bu gözlükler gizliliğinizi ihlal edebilir – ve Meta’ya güvenebilir misiniz?
Meta, durumu fark etmiş gibi görünüyor. Uzun bir süre boyunca, akıllı gözlükler için gizlilik çabaları esasen bir LED ışığına ve “kötü olma” ilkesine dayanıyordu. Ancak son üç yıl içinde, pek çok kullanıcı gözlükleri, LED kapalıyken bile başkalarını izleyerek cinsel içerikli videolar çekme amacıyla kullanmaya başladı. Meta’nın giyilebilir cihazlardan sorumlu başkan yardımcısı Alex Himel, firmaların kullanıcıların gözlüklerle oynamasını fark ettiğini kabul etti.
Şirket, bu nedenle, gizlilik ışığına fiziksel olarak müdahale edilirse tüm gözlüklerin kamerasını devre dışı bırakacak zorunlu bir yazılım güncellemesi duyurdu. Geçtiğimiz hafta Instagram başkanı Adam Mosseri, Meta’nın gözlükleri ile çekilen taciz görüntülerinin kaldırılacağını belirtti. Instagram’ın içerik moderasyonu konusundaki hamlesi tartışmalara yol açsa da, kötüye kullanımı önlemeye yönelik çabalar olumlu. Ancak Meta, bunu çok önceden yapmalıydı.
Son günlerde Meta’nın stratejisinin hatalı olduğunu gösteren pek çok hamle var. Öncelikle, gizlilik savunucuları dikkatini çekerken Meta’nın bu gözlükler için yüz tanıma teknolojisi çıkaracağını belirten bir haber ortaya çıktı. Sonrasında, mevcut gözlüklere gizlice ama etkinleştirilmeden bu teknolojinin gönderildiği bildirildi. Şimdi ise, gözlüklerin 24 saat kayıt yapmasını istedikleriyle ilgili bir rapor mevcut. Bunun yanında, Meta’nın AI’lerini eğitmek için ses kaydı opt-out seçeneğini ortadan kaldırdığına dair bir bilgi de var.
Bir hata veya iki hatanın olması doğaldır. Ancak fazla hata yapıldığında, bunun kasıtlı bir yanlış anlama olduğu izlenimi oluşuyor.
Uzmanlar ise, gizlilik ışığına odaklanmanın tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Washington Üniversitesi teknoloji profesörü Uttara Ananthakrishnan, “Tüm gizlilik politikanızı tek bir ışığa dayandıramazsınız. Herkesin bu durumu bilmesini ve buna tepki vermesini bekleyemezsiniz” diyor.
Ananthakrishnan, akıllı gözlüklerin belirli işyerleri dışında yaygınlaşmayacağından kuşku duyuyor. Ayrıca, teknoloji şirketlerine olan toplumsal tutumların değiştiğini belirtiyor. “Teknoloji şirketleri şu anda pek olumlu gözle bakılmıyor,” diyerek, sosyal medya çağında bireylerin eylemleri nedeniyle sorumluluk taşıdığını hatırlatıyor.
Smartwatch’lara da örnek vererek, insanların sağlık verileri gizliliğini riske atmaya istekli olduklarını, çünkü kişisel çıkarlar sağladıklarını ifade ediyor. Ancak, akıllı gözlüklerde, başkalarının gizliliğini riske atmak söz konusu olduğunda durum değişiyor.
Sonuç olarak, Meta’nın ve diğer akıllı gözlük üreticilerinin, endişeli bir kamuoyunu ikna etmesi mümkün mü? Yoksa son çabaları çok mu geç kalmış? Meta’nın kullanıcı gizliliğine dair güvendirici bir imaj oluşturması zor görünüyor. Sizce bu tür cihazların toplumda yeri var mı mı?


