Bob Hendrikx ve Yaşam Kokan Tabutlar
Bob Hendrikx, Loop Biotech adlı şirketin kurucusu ve CEO’sudur. Hendrikx, organik malzemeler kullanarak yapılan mantar tabutlarıyla tanınmaktadır. Bu tabutlar, doğal ve çevre dostu bir ölüm sonrası seçenek sunarak geleneksel tabutlara alternatif oluşturmaktadır.
Hendrikx, Delft Teknoloji Üniversitesi‘nde mimarlık eğitimi alırken, yaşam ve ölüm arasındaki ilişkiyi sorgulamaya başladı. Bir gün, bir kişinin “Eğer büyükannem evde ölürse ne olur?” diye sorduğunda, Hendrikx’in aklına tabut fikri geldi. Mantar kütükleri, bu tasarımın temel bileşenini oluşturdu. Yaşayan Kapsül adını verdiği bu tabutlar, sadece doğal maddelerden üretilmekle kalmayıp, aynı zamanda büyüyerek yaşamaya devam eden bir yapı sunmaktadır.
Doğal ve Sürdürülebilir Bir Seçenek
Hendrikx’in mantar tabutları, çevre dostu seçenekler arayan bireyler için devrim niteliğinde bir alternatif sunuyor. Mantar tabut, yaklaşık yedi günde yetiştirilebiliyor ve 45 gün içerisinde tamamen biyolojik olarak parçalanabiliyor. Geleneksel tabutlardaki mumyalanmış bedenlerin ise tamamen çürümesi on yıllar alabilir. Ancak, mantarların organik maddeyi hızla parçalama özelliği sayesinde, bu süre 2-3 yıla iniyor.
Marsya Ancker, babası Mark Ancker’i bu tabutla toprağa veren bir birey olarak, sürecin vahşi doğayla olan ilişkisini güdülediğini dile getiriyor. “Ben toprağın içinde yatmak istemem, ama toprak parçasının bir parçası olup bitkileri beslemekten mutluluk duyarım,” diyor Ancker.
Geleneksel Defin Törenleri ve Çevre Sorunları
Geleneksel defin yöntemleri, birçok çevresel sorunu beraberinde getiriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık 4.3 milyon galon embalmingleşme sıvısı kullanılıyor. Ayrıca, 20 milyon fit tahtadan yapılmış tabut ve 1.6 milyon ton beton kullanılıyor. Tüm bu atıklar, doğaya ciddi zararlar vermektedir.
Bu noktada, yeşil gömü trendi devreye giriyor. Yeşil gömü, doğal malzemelerin kullanılması ve parçalanabilir yöntemlerin teşvik edilmesi üzerine kuruludur. Sam Bar, Green Burial Council’in bir üyesi olarak, mantar tabutlarının çevre dostu gömü tekniği üzerindeki etkilerini vurguluyor. Fungi gibi doğal maddeler kullanarak, doğaya daha az zarar vermek ve doğayı geri kazanmak mümkün.
Duşmalık ve İhtişamlı Tasarımlar
Mimarlık eğitimi almış bir kişi olarak, Hendrikx tasarımın konforunu da göz önünde bulunduruyor. Yaşayan Kapsül, dokunmaya yumuşak ve yuvarlak bir yapıya sahip. “Artık sert ve sivri bir tabut yerine, sarılarak hatıralarınızı taze tutabileceğiniz bir şeyiniz var,” diyor Hendrikx. Bu, yas sürecinde rahatlık sağlıyor.
Marsya Ancker, babasının Yasama Kapsülü içinde yattığı için duyduğu mutluluğu ifade ediyor. Onun için bu seçim, anılarını yaşatmanın ve doğayla bütünleşmenin bir yolu. Aile, Mark Ancker’in anısını yaşatmak için onun en sevdiği bitkilerle bir anma bahçesi oluşturdu.
Özgürlük ve Doğayla Bütünleşme
Marsya’nın babası Mark, her zaman doğayla iç içe olmak istemiştir. “Ormanda çıplak gömülmek istediğini her zaman söylerdi,” diyor Marsya. Bu düşünce, ona istemsiz bir korku verse de, artık böyle bir sonun eyleme geçebileceğini bilmek ona güç veriyor. Bu sayede hem babasının isteklerini yerine getirmiş hem de toprağa dönüşmesini sağlamakta.
Sonuç olarak, mantar tabutları gibi çevre dostu alternatifler, geleneksel defin uygulamalarına meydan okuyor. Doğaya verilen zararları azaltmak ve yaşam döngülerimizi sürdürülebilir bir biçimde devam ettirmek adına önemli adımlar atılıyor. Mantar tabutları, ilginç yapılarıyla insanların bu konudaki algısını değiştiriyor ve doğal bir dönüşüme olanak tanıyor. Hendrikx ve ekibi, bu tabutlarla hem çevresel fayda sağlamakta hem de insanların doğal süreçlerle bütünleşmesini sağlamaktadır.


