The Mandalorian ve Grogu, Disney Plus’ta ilk kez yayınlandığında, Star Wars hikayelerinin etkileyici olabileceğine dair taze bir hatırlatmaydı. İlk sezonu, Disney’in önceki büyük bütçeli üçlemesiyle hayal kırıklığına uğrattığı hayranlarına yeni bir yön vermenin işareti gibiydi. Ancak, The Mandalorian ilerledikçe, yan karakterlerle doldurulmuş ve aceleyle tanıtılmış hikayelerle fazlasıyla kalabalık hale geldi ve dizi, izleyicileri çekmeyen bir hâl aldı.
Lucasfilm’in beskar zırhlı savaşçıyı ve bebek Grogu’yu sinemaya getirme planlarını duyurması, The Mandalorian‘ın son sezonunun görece zayıflığıyla birleşince şaşırtıcı bir durum yarattı. Filmin, serinin basit bir uzantısı mı yoksa ana karakterleri franchise’da yeni bir konuma yükseltmek için bir fırlatma rampası mı olduğu belirsizdi. Çıkaracağı gişe hasılatına dair pek bir soru yoktu ancak izleyicilerin hayal kırıklığına uğraması da muhtemeldi.
The Mandalorian ve Grogu, ne tam bir başyapıt ne de tam bir hayal kırıklığı. Film, harika kuklalarla dolu ve şovun belirlediği Lone Wolf and Cub karakter dinamiklerini zekice tersine çeviriyor. Ancak, sıradan bir hikaye ve etkileyici olmayan aksiyon sekansları arasında, film sanki telefonla çekilmiş gibi görünüyor; bu daha çok The Mandalorian serisinin yeni bir sezonu olarak değer bulabilirdi.
Film, The Mandalorian‘ın üçüncü sezonunun hemen sonrasını kapsamaktadır. Başrol ikilisi, Yeni Cumhuriyet için ödül avcılarına yeni bir yaşam kurmaya çalışıyor. Galaktik İmparatorluk çökmüş olmasına rağmen, galaksi hâlâ güç mücadelesi veren imparatorluk yasadışı güçlerle dolu. Bu karanlık figürler, Yeni Cumhuriyet’in destekçilerinin korumaya çalıştığı kırılgan barış için sürekli bir tehdit oluşturuyor. Ancak Mando (Pedro Pascal) ve Grogu, silahlarıyla karanlık bir dünyada etkili bir şekilde mücadele ediyorlar.
Yeni Cumhuriyet komutanı Ward’ın (Sigourney Weaver) kaybolan Rotta the Hutt’ı araştırmalarını istemesiyle, Mando ve Grogu, bu görevi almak için bir miktar ödül vaadi olunca harekete geçiyor. Görev için önce isteksiz olan Mando, komutanın verdiği cömert ödül vaadiyle görevi üstleniyor.
The Mandalorian ve Grogu, Disney Plus serisindeki bazı olayları referans alıyor; fakat yazar/direktör Jon Favreau ve ekibinin, filmi, izleyicilerin şov izlemese dahi takip edebileceği kendine özgü bir hikaye olacak şekilde geliştirdiği belirtiliyor. Bu, diğer pek çok Star Wars filminde aşırı lore ile dolu içerikler göz önüne alındığında hoş bir değişiklik.
Karakterlerin önemli detayları sürekli tekrar etmesi, izleyicinin hikayeyi yeterince takip etmediği izlenimini veriyor. Bu durum, özellikle genç izleyiciler için tasarlanan bir film için düşündürücü. Ancak bu durum, dikkatini sadece kısmen vermek isteyen izleyicilere yönelik projelerin sıkça yayınlanmasının bir yansıması da olabilir.
Filmin daha doğrudan bir yapıya sahip olması, Mando’nun daha yaratıcı savaşlara katılmamış olmasıyla birleştiğinde hikayenin heyecanı da azalmış. The Mandalorian ve Grogu, ilk bölümde, etkileyici bir dramatik enerji yakalamakta zorlanıyor. Özellikle bazı karakterlerin popülaritesi ile bayat diyalog ve aksiyon eksikliği hissediliyor ve film, Mando ile bebek Grogu’nun öne geçtiği sahnelerde daha etkileyici olabiliyor.
Mando’nun burada yaşadığı hikaye çerçevesinde çok yenilikçi bir şey yok, ancak film Grogu’yu bağımsız kararlar alabilen ve karmaşık hisleri olan bir karakter olarak başarılı bir şekilde sunuyor. Star Wars dünyasında kukla karakterlerin öne çıkarılmasının ne kadar keyif verici olduğunu gösteriyor; ama bu sevimlilik, filmin yeterince derin olmasını sağlamıyor.
Daha fazla derinlik ve merak unsuru içerseydi, The Mandalorian ve Grogu, sağlam bir televizyon sezonu için güzel bir örnek olabilirdi. Fakat Disney, yıllar sonra Star Wars filmlerini sinemalarda çıkartma mücadelesinden sonra, izleyicilerin ne tür filmler izlemek istediğini anlamak için bir deney yapmakta. Bunun yerine, The Mandalorian ve Grogu, bu yan hikayelerin daha fazla alana ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.
Film, 22 Mayıs’ta sinemalarda gösterime girecek. Sizce bu tür yan hikayeler, ana serinin yanında daha derin bir yer bulabilecek mi?


