Dan Bongino, FBI’nin eski ikinci adamı olarak görev yaptığı zorlu dönemden sonra podcast dünyasına döndü. Ocak ayında görevinden ayrılmasının ardından, The Dan Bongino Show adlı podcastinin geri dönüşünü duyurmaya başladı. New York’taki Times Square’de bir reklam panosu kiraladı ve aylar sonra yayınlayacağı ilk yeni bölümü için tanıtım videoları paylaştı. Bongino, programının daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasını sağlamak amacıyla alışılmadık bir tanıtım stratejisi de kullandı: clippers adı verilen hesapları devreye soktu.
Clippers, esasen yalnızca görüntü elde etmek amacıyla çalışan anonim sosyal medya hesaplarıdır. Uzun format içeriklerden, özellikle dikkat çekici ya da tartışmalı anları ayıklayarak küçük videolar haline dönüştürürler. Bu hesaplar, genellikle kendi kitleleri olan kişilere yönlendirilir ve dünyada herhangi bir yerden hizmet verebilir. Özellikle İngilizce konuşan izleyicileri hedef alırlar.
Bongino’nun markasını tanıtmak amacıyla clippers, kaynak materyallerin en heyecan verici bölümlerini kesip internete yaymaya başlar. Binlerce clippers benzer videolar yayımlayarak rekabet eder. Bu süreçte, izleyiciler genellikle bu içeriklerin kaynağına ulaşamaz, çünkü clippers ile orijinal içerik arasındaki bağ büyük ölçüde bulanık kalır. Clips’ler, içerik oluşturucuların mevcut içeriklerini dönüştürmeden paylaşmanın bir aracı haline gelir.
Clipping.net üzerindeki bir kampanya listesine göre, The Dan Bongino Show Şubat ayında geri döndükten sonra 31 gün süren bir kampanya başlattı. Clips’lerin yeni podcast bölümünden anları içermesi ve videoların başlığına #danbongino etiketinin eklenmesi gerekiyordu. Kampanya TikTok, Instagram ve YouTube platformlarında aktifti ve clippers, ilk 100,000 görüntüleme için 150 $ kazanıyordu.
Clipping platformunun kurucusu Anthony Fujiwara, The Verge‘e yaptığı açıklamada, bu yöntemlerin artık bir pazarlama zorunluluğu haline geldiğini belirtti. “Clipping, diğer platformların algoritmalarından yararlanarak ürününüzü katlanarak büyütmenizi sağlıyor. Sadece bir kere bahis oynamaktansa, neden 50 kere bahis oynamayasınız?” dedi.
Clip’lerin estetik veya yaratıcı bir katkı sağlamadığını söylemek zor. Çoğunlukla yalnızca algoritma için biçimlendirilmiş içeriklerdir. Clipper’lar, içerik oluşturuculardan bağımsız bir şekilde çalışabilir ve bu durum, bilhassa özellikle genç editörlerin ortaya çıkardığı içerikler için geçerlidir. Bu durum, bazı içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlasa da, izleyicilerin dikkatinin orijinal eser üzerinde kalmasına neden olmayabilir. Orijinal içerik neden yaratılmalı? Kısa videoların hüküm sürdüğü bu çağda, sadece kliplerin varlığıyla yetinmek ne kadar mantıklı?
Artık clipping stratejisi, çevrimiçi içerik oluşturma yöntemlerinin geleceği olarak görülüyor. Ancak, kliplere dayalı bir izleyici kitlesi oluşturup oluşturmayacağı hala belirsizliğini koruyor. Kliplerden elde edilen görüntüleme sayılarını mi yoksa etkili bir katılım sağlamayı mı amaçlıyoruz?
Hızla değişen sosyal medya dünyasında, clippers’ın sizi izlemeye ikna edebilmesinin en iyi yolu, aslında bu kliplerin niteliği olacaktır. Sizce izleyicilerin ilgisini çekebilecek nitelikte bir içerik üretebilir miyiz?


