Kim Cattrall ve Sex and The City Bağlantısı
Kim Cattrall, herkesin tanıdığı ve sevdiği karakter Samantha Jones ile yeniden ekranlarda yer almanın heyecanını yaşıyoruz. Geçtiğimiz günlerde HBO Max’te yayınlanan And Just Like That… dizisinin yeni sezonu, Cattrall’ın karakterine olan özlemi yeniden gündeme getiriyor. Dizi, 90’ların ve 2000’lerin başlarının efsanevi dizisi Sex and The Citynin can alıcı noktalarından biri, eski dostların yeniden buluşmasında, izleyicilere nostaljik anlar sunmayı amaçlıyor.
And Just Like That… Dönüşü
Sarah Jessica Parker, Cynthia Nixon ve Kristin Davis, ikonik karakterleri yeniden canlandırarak, uzun süredir beklenen bir geri dönüşe imza atıyorlar. Ancak Kim Cattrall, bu seferki yeniden bir araya gelişte yer almıyor. 2008 ve 2010 yıllarında çekilen filmlerin ardından, Parker ve Cattrall arasındaki gerginliğin etrafındaki söylentiler, bir hayli dikkat çekici hale geldi. Üçüncü sezon ile ilgili olarak Cattrall, yeniden dönmeyeceğini de net bir şekilde ifade etti.
Kim Cattrall’ın Düşünceleri
Hugo’nun The Times dergisine verdiği bir röportajda, Cattrall, Samantha karakteri hakkındaki düşüncelerini paylaştı. 69 yaşındaki oyuncu, karakterinin onun yaşamındaki yansımaları üzerinde dururken, “Bu karakterle arasındaki bağın derin olduğunu fakat kendisinin o kadar cesur bir karakter olmadığını” belirtti.
Cattrall, Samantha karakterini seçerken yaşadığı tereddütleri de açıkladı. 41 yaşında bir kadın olarak, kendisini seksi olarak kabul edilmeyecek biri olarak gördüğünden söz etti. Ancak zamanla, 40 yaşının seksi bir yaş olduğu fikrinin yaygınlaştığını ve bunun da kendisini cesaretlendirdiğini ifade etti: “Kendime uyguladığım yaşsızlaştırma,” dedi. Samantha, izleyiciler için sadece bir cinsel simge olmaktan öte, hayatı dolu dolu yaşayan, taleplerinin peşinden koşan bir kadın olarak tanımlandı.
Samantha’nın Anlamı ve Önemi
Cattrall, Samantha’nın karakterinin derinliğini de anlatmayı ihmal etmedi. Onun için , "Samantha bir nymphomaniac değildi; aslında herkesin küçük bir şeylerle uğraştığı bir dönemde, o ana yemeği yiyor olarak düşünülmelidir." dedi. Samantha’nın hayatındaki seçimlerin tamamı, onun kendi sınırları içinde şekillendi. “Ve her zaman kendi şartlarıyla hareket ediyordu – buna katıydım” diye ekledi.
Bu sözler, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumu ortaya koyuyor; bir kadının cinselliği, bağımsızlığı ve toplumsal algılar hakkındaki önyargılar. Samantha, bu önyargıların ötesine geçerek, kadının toplum içindeki yerini sorgulayan bir karakter olarak ortaya çıktı.
Gerçek Hayat ve Samantha
Her ne kadar Cattrall, Samantha’nın cesur ve özgür ruhlu karakteriyle özdeşleştirilen biri olmasa da, bu durumun kendi hayatına etkilerini bulunduğu pozisyon üzerinden değerlendirdi. “Gerçekte onun tamamen zıttıyım. Ben bir seriyal monogamistim” diyerek, gerçek hayattaki ilişkilerini de gözler önüne serdi. Bu durum, izleyicilere karakterle gerçek kişiliği arasında nasıl bir denge kurduğunu gösteriyor.
Set Arkası ve Aşk
Cattrall aynı zamanda, 2016’dan beri birlikte olduğu BBC ses mühendisi Russell Thomas ile olan ilişkisini de gündeme getirdi. Romantik ilişkilerinde, sürekli bir monogamiyi tercih ettiği biliniyor. Cattrall, Sex and The City’deki Samantha karakterinin sunduğu özgürlükten bahsederken, ilişkilerinin çok daha ciddi ve bağlayıcı bir yönü olduğunu vurguladı.
Dizinin Popülaritesi
Sex and The City, 1998-2004 yılları arasında 6 sezon boyunca izleyicilere sunulmuştu. Dizi, dört arkadaşın karmaşık aşk hayatlarını, cinsel sorunlarını ve kariyer zorluklarını konu alarak, arkadaşlıklarının nasıl güçlendiğine odaklanıyordu. Dizi, özellikle genç Gen Z kuşağı içerisinde de yeniden popülerlik kazandı. Bunun sebebi ise, dizinin günümüzdeki streaming platformları aracılığıyla geniş bir izleyici kitlesine ulaşmasıdır.
Yeni bölümleriyle And Just Like That…, izleyicilere eski anıları tazeleme fırsatı sunarken, Cattrall’ın karakterinin özlemi devam ediyor. Geçmişteki karakterini özlemle anan izleyiciler, bu ikonik karakterin hayatlarına nasıl dokunduğunu unutamıyor.


