Aralık 2022’de, James Webb Uzay Teleskobu (JWST), altı aydan kısa bir süre çalıştıktan sonra alışılmadık bir fenomeni keşfetti: bilim adamlarının “küçük kırmızı noktalar” (LRD) olarak adlandırdığı birçok küçük kırmızı nesne. Bolluklarına rağmen, araştırmacılar bunların doğası, olağandışı rengi ve erken Evren’i anlamadaki önemi konusunda hâlâ şaşkınlar.
Colby Koleji’nden Dale Kocewski liderliğindeki bir gökbilimci ekibi, Büyük Patlama’dan sonraki ilk milyar buçuk yıl içinde var olan bu tür nesnelerin en büyük koleksiyonlarından birini bir araya getirdi. Çalışma, bu gizemli noktaların çoğunun büyüyen süper kütleli kara delikler içerdiğini buldu.
“Teleskopun keşfettiği bu yeni nesne popülasyonu bizi şaşırttı. Benzerlerini daha düşük kırmızıya kaymalarda görmüyoruz, bu yüzden JWST’ye kadar fark edilmediler,” diye belirtiyor Kocevski.
Bilim insanları, kırmızı kaynakları aramak için CEERS, JADES ve NGDEEP dahil çeşitli anketlerden elde edilen verileri kullandı. Araştırmacılar ilginç bir model keşfettiler: LRD’ler Büyük Patlama’dan yaklaşık 600 milyon yıl sonra çok sayıda ortaya çıkıyor ve 1,5 milyar yıl sonra sayıları keskin bir şekilde azalıyor.
RUBIES araştırmasının bir parçası olarak elde edilen spektroskopik veriler, incelenen nesnelerin yaklaşık %70’inin, süper kütleli bir kara deliğin etrafındaki birikim diskinin karakteristik bir özelliği olan, saniyede yaklaşık 1.000 kilometre hızla gaz dönme işaretleri gösterdiğini gösterdi.
Keşif, “kozmolojinin ihlali” sorununu çözebilir: Bu nesnelerden gelen ışığın çoğu yıldızlardan değil de büyüyen kara deliklerden geliyorsa, o zaman mevcut teoriler bunların doğasını açıklayabilir. Ancak LRD’lerin neden daha düşük kırmızıya kaymalarda gözlemlenmediğine ve neden bilinen çoğu kara delik gibi X-ışını aralığında yayılmadıklarına dair sorular hala devam ediyor.
Bilim insanları, orta kızılötesi özelliklerinin analizi ve ek spektroskopik gözlemler de dahil olmak üzere çeşitli yaklaşımlar kullanarak bu gizemli nesnelerin doğasını incelemeye devam ediyor.


