Jerusalem’daki Gösteriler: Ultranasionalist İsrailliler ve Artan Gerilim
Jerusalem, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (AP) gerçekleştirilen gösterilerle yeniden gündeme geldi. Her yıl düzenlenen yürüyüş, İsrail’in şehrin doğu kesimini fethetmesinin yıl dönümünü kutlamak amacıyla yapıldı. Bu yıl, genç İsrailli Yahudilerin “Arabalara ölüm” ve “Köyünüz yakılsın” şeklinde tezahürat yaparak, Müslüman mahallelerden geçerken şehirdeki gerilimi artırdı.
Yürüyüş öncesinde, Filistinli dükkân sahipleri iş yerlerini erken kapattı ve polis, genellikle gürültülü ve bazen şiddete dönüşen bu gösteri için sokakları dolaşarak önlem aldı. Geç saatlerde, bir polisin sevinçle kollarını kavuşturduğu ve bir katılımcı ile sarıldığı görülürken, hava sıcaklığı 37 dereceye ulaştı.
Güvenlik güçleri, göstericilerin dans ettikleri ve şarkı söyledikleri anlarda dikkatli bir gözlemci olarak görev yaptı. Saatler öncesinde, bir grup protestocu, Filistinli mülteciler için Birleşmiş Milletler’e (UNRWA) ait bir tesise girdi ve bu durum da dikkat çekti. Bu tür gösterilerin genel atmosferi, özellikle *Gaza’daki savaş* süreçleriyle birlikte daha da gerilmiş durumda.
Jerusalem Günü ve Anlamı
Yürüyüş, Jerusalem Günü’nü kutlamak amacıyla yapıldı. Bu gün, İsrail’in doğu Jerusalem’i, Eski Şehir ve diğer kutsal alanları 1967 Orta Doğu savaşında ele geçirmesini anmaktadır. Jerusalem , İsrailliler ile Filistinliler arasındaki çatışmanın merkezinde yer alıyor. Her iki taraf da şehri ulusal ve dini kimliklerinin vazgeçilmez bir parçası olarak görmekte.
İsrail, tüm Jerusalem’i ebedi ve bölünmez başkenti olarak görmekte, ancak doğu Jerusalem’in ilhakı uluslararası alanda tanınmamaktadır. Filistinliler ise doğu Jerusalem’i başkentleri yaparak bağımsız bir devlet talep ediyorlar. Geçen yılki yürüyüş, Filistinli bir gazetecinin saldırıya uğraması gibi çatışmaların doğmasına sebep olmuştu.
Her yıl yürüyüşe katılan ultranationalist grupların olası provokasyonları, gerilimi artırarak şehri daha da tehlikeli bir noktaya taşıyabiliyor. Gözlemler, gösterilerdeki ulusal sembollerin ve sloganların, Filistinli halk üzerinde baskı yaratmak amacıyla kullanıldığını gösteriyor.
Protesterler ve Filistinli Toplum Arasındaki Çatışmalar
Yürüyüş sırasında, Filistinli dükkân sahipleri dışarı fırlayarak “Gaza bizimdir” yazılı etiketleri kaldırmak için acele etti. Polis, yürüyüşün “Bayraklar Dansı” olarak adlandırdığını belirtirken, şiddeti, çatışmaları ve provokasyonları önlemek için hızlı bir şekilde müdahale ettiklerini açıkladı. Başbakan Benjamin Netanyahu , doğu Jerusalem’i korumaya yönelik taahhütlerini yineledi ve yabancı elçiliklerin Jerusalem’i İsrail’in başkenti olarak tanıması için yatırımlar yapacaklarını duyurdu.
Protestolar sırasında, barış yanlısı organizasyonlar, yürüyüşü izleyerek Filistinli sakinlerle birlikte durumu yatıştırmaya çalıştı. Ancak bazı gergin anlar yaşandı; düzenin sağlanamadığı sahnelerde, bir grup genç İsrailli, bir Filistinli kadına sözlü saldırıda bulundu. Bunlar, bölgedeki çatışmaların ne denli derin olduğunu gözler önüne serdi.
Kutsal Alanlara Artan Ziyaretler
İşgal altındaki Batı Şeria’dan gelen tur otobüsleri , yürüyüşe katılan ultranationalist gençlerden oluştu. Yürüyüş sonrası, Filistinli dükkân sahiplerinin dükkânlarını temizlemeye başladıkları gözlemlendi. Al-Aksa Camii ve Kubbet-üs-Sahra ‘nın bulunduğu tepede, farıkların artmasıyla birlikte gerginlikler de tırmanmaya başladı. İsrail İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir , bu kutsal alanlarda daha fazla Yahudi ziyaretinin olacağını duyurdu. Yavaş yavaş değişen bu durum, din ve politika arasındaki çatışmanın ne denli karmaşık olduğunu gösteriyor.
Ben-Gvir, “Bugün, Beyt-i Makdis ‘te dua etmek mümkün,” dedi. Ancak hükümet, mevcut durumun hiçbir şekilde değişmediğini savunmanın yanı sıra, yürüyüşün kutsal alanlara girmeyeceğini belirtmeyi ihmal etmedi. Jerusalem Günü , İsrailliler için bir gün kutlama ve tarihi bir yeniden doğuş anlamına gelse de, son yıllarda yürüyüş, genç milliyetçi ve dini İsraillerin etkisiyle baskın hale gelmiştir.
Bu tür olaylar, bölgedeki güvenliği tehdit etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumlar arası derin çatışmalara da neden olmaktadır. Tüm bunlar ışığında, Jerusalem ve çevresinde yaşanan gerilimlerin devam etmesi beklenmektedir.


