İrlanda’da, 796 ölü bebeğin ve bunun yanında birçok yasa dışı durumun yaşandığı bir yurt hakkında yapılan araştırmalar, yıllar süren bir çaba ve keşfin ardından sonuç vermeye başlıyor. Bu araştırmalar, İrlandalı tarihçi Catherine Corless tarafından 2014 yılında başlatılmış ve bu süre zarfında birçok insanın bilinçlenmesine yol açmıştır. Corless, yaptığı çalışmalarda, Tuam şehirindeki St. Mary yurdunun arkasında yatan acı gerçekleri ortaya çıkarmış ve bu durum, hem ülke içinde hem de dünya genelinde büyük bir yankı uyandırmıştır.
St. Mary Yurdu: İrlanda’nın Karanlık Geçmişi
Dublin ‘in 220 km batısında yer alan St. Mary yurdunda, geçmişte pek çok anne ve çocuğun maruz kaldığı kötü muameleler, bu yurdun karanlık bir geçmişe sahip olmasının başlıca sebebidir. Catherine Corless , yurtla ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda, toplamda 796 çocuğun veya tanınmayan cesedin bu yurtta gömüldüğünü ortaya koymuştur. Bu keşif, o dönemde hiçbir mezar kaydı, anıt veya başka bir işaretin bulunmadığı gerçeğiyle birleşince büyük bir skandala yol açmıştır.
Ölümlerin Gizemli Nedenleri
Catherine Corless, yaptığı araştırmalar sırasında, yurt ile ilgili birçok resmi belgeyi incelemeye almıştır. Ancak bulduğu belgeler, soruların çoğuna yanıt vermekten uzaktı. İrlanda toplumunun, özellikle de Katolik Kilisesi ‘nin, bekar kadınları nasıl toplumdan izole ettiğini ve çocukların nasıl öksüz bırakıldığını gösteren bir tablo çizmektedir. 1922 ile 1998 yılları arasında, 18 farklı yurtta yaklaşık 56.000 bekar kadın ve 57.000 çocuk yaşamıştır. Bu rakamların yanı sıra, yaklaşık 9.000 çocuk yaşamını yitirmiştir. Bu durum, ülkenin görmezden geldiği bir gerçekle yüzleşmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Farkındalık ve Mücadele Süreci
Catherine Corless, yıllar süren çabaları ile dikkat çekmek ve adalet arayışında bulunmak için mücadele etmiştir. Onun çabaları, yurdun kapatılmasından 1972 yılından sonra bile devam etmiştir. “Bebekler bu kanallarda kullanıcı olarak bırakıldı, onlara Christian gömme hakkı verilmedi” diyen Corless, o dönemde sesi duyulmamış birçok anne ve çocuğun hikayesini yeniden hatırlatmıştır.
Yeniden İnşa Edilen Bir Gelecek
2022 yılında İrlanda hükümeti, yurt ile ilgili olarak kazı çalışmalarına resmi olarak izin vermiştir. Bu kazılar sonucunda, cesetlerin yeniden gömülmesi ve kimliklerinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Kazılara katılan ekip, çocukların aileleri ile bağlantı kurmayı hedeflemekte ve DNA örnekleri almayı planlamaktadır. Anna Corrigan , annesinin doğum yaptığı yere dair bilgileri bir araya getirirken, bu durumu “İrlanda’daki karanlık yanları saklama çabası” olarak tanımlamıştır.
Hukuk ve Adaletin Yeniden Ele Alınması
Kazıların başlanması, adalet arayışında yeni bir umut ışığı sunmaktadır. Catherine Corless , geçmişin gölgelerinin aydınlatılması amacıyla yapılan çalışmaları desteklemektedir. Ancak, “Elde edilen bulgular, bazı insanlara huzur vermeyecek” diyen Corless, geçmişte yaşananların sadece bir yüzünü aydınlatabileceğini ifade etmektedir. İrlanda, karanlık bir geçmişe sahip olmasına rağmen, bu tür gözlemler ve çalışmalara ihtiyaç duyduğunu kabul etmelidir.
Bütün bu yaşananlar, sadece bir tarihi araştırma değil, aynı zamanda İrlanda’nın geleceği hakkında da düşündürücü bilgiler içermektedir. Geçmişi anlamak ve gelecekle yüzleşmek için toplumsal bilincin artırılması hayati öneme sahiptir. Bugün yaşanan bu olaylar, insan hakları ve adalet anlayışının ne denli önemli olduğunu tüm dünyaya hatırlatmaktadır. İrlanda’nın bu karanlık dönemi, toplumun bir parçası olmuştur ve bu nedenle, adaletin sağlanması ve kaybedilen hayatların yeniden anılması kaçınılmaz hale gelmiştir.


