İnsanların varlığı, doğadaki dengenin önemli bir parçası olmuştur. Eğer bu varlık bir anda sona erse, Dünya üzerinde yaşam devam edecektir; ancak türler arasındaki güç dengesi önemli ölçüde değişecektir. Sorun, hangi türlerin hayatta kalacağı değil, hangi türlerin egemen bir pozisyona yükselebileceğidir.
İnsanların Doğaya Etkisi
Tarihin derinliklerinden beri, insanlar ekosistemleri şekillendirmiş ve birçok türün neslinin tükenmesine neden olmuştur. Örneğin, Avustralya’ya insanların gelişi, büyük keseli hayvanların, özellikle de Diprotodon gibi türlerin yok olmasına yol açmıştır. Bu uzun süreli etkinin ekosistem üzerinde bıraktığı boşluk oldukça büyüktür. Bu boşluğun doldurulması, dayanıklılıktan fazlasını gerektirecek; zeka, koordinasyon ve çevreyi sürdürülebilir bir biçimde değiştirebilme kapasitesi talep edecektir.
Çok Gelişmiş Olmadan Egemenlik Kurmak
İnsanlara en yakın akraba olarak düşünülen şempanzeler ve goriller, ileri düzey bilişsel yeteneklere ve karşıt parmaklara sahip olmalarına rağmen, iletişimleri sınırlıdır. Yapılandırılmış bir dil yerine, daha çok vokalizasyonlar ve işaretler kullanmaktadırlar. Oxford Üniversitesi’nden Profesör Tim Coulson, primatların güçlü sosyal ağlara bağımlı olduğunu, bu durumun dramatik ekolojik değişimlere uyum sağlamalarını zorlaştırabileceğini belirtmektedir.
Deniz Memelileri ve Sınırlamaları
Diğer yandan yunuslar ve balinalar gibi deniz memelileri, yüksek seviyede zeka ve sosyal karmaşıklık sergilemelerine rağmen, anatomik yapıları nedeniyle çevreleriyle etkili bir şekilde etkileşimde bulunamazlar. Maharetli uzuvların eksikliği, inşaat veya alet geliştirme yeteneklerini büyük ölçüde kısıtlar.
Bazı Türler Adaptasyona Ulaşabilir mi?
İnsanların yokluğu, belirli türler için anında fayda sağlayabilir. Örneğin, kahverengi sıçanlar, neredeyse her kıtada bulunan, son derece uyum sağlayabilen ve hızlı bir şekilde üreyen canlılardır. Ancak, James Fair’ın belirttiği gibi, sıçanlar soyut düşünme ve karmaşık iletişim yeteneklerinden yoksundur. Ayrıca birçok yırtıcı hayvan tarafından avlanmaları, popülasyonlarının uzun vadede genişlemesini kısıtlayacaktır.
Kuştan Egemen Tür Olabilir mi?
Belirli kuş türleri, zeki ve yaratıcı davranışlarıyla dikkat çekmektedir. Özellikle korvidler (kargalar, kuzgunlar ve magpie’lar) problem çözme yetenekleri ile öne çıkmaktadır. Japonya’da, çöp kargalarının, fındıkları yola bırakarak araçların onları kırmasını sağladığı ve trafik durduğunda topladığı gözlemlenmiştir. Yeni Kaledonya kargaları ise alet yapma ve seçme becerileri ile dikkat çekmektedir.
Diğer yandan, afrikalı gri papağanlar yapılan araştırmalarda, dili anlamak ve anlamlı bir şekilde kullanmak konusunda ileri düzeyde yetenekler göstermektedir. Irene Pepperberg tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, bu türlerin zeka seviyesinin büyük primatlarla karşılaştırılabilir olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, mevcut hiçbir tür, insanları tam anlamıyla ikame edecek özelliklere sahip değildir. Eğer insanlar yok olursa, ekosistemler yeniden düzenlenecektir, ancak yeni egemen bir türün ortaya çıkacağına dair kesin bir garanti yoktur.


