Dünya Ekonomisi Belirsizliklerle Dolu: Trump’ın Tarife Savaşları ve Yapay Zeka Balonu
IMF Başkanı Kristalina Georgieva‘nın “belirsizlik yeni normal” uyarısının ardından, Donald Trump‘ın Çin’e yönelik yeni tarife tehditleri dünya piyasalarını sarstı. Trump’ın Çin mallarına yüzde 100’e varan ek tarifeler uygulama tehdidi, Pekin’in nadir toprak mineralleri ihracatını engellemesine misilleme olarak geldi. Bu durum, küresel ekonomi için endişeleri artırırken, IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları öncesinde gergin bir ortam yarattı.
Küresel Ticaretin Yeni Rotası
Georgieva, dünya ekonomisinin ilkbahar toplantılarında beklenenden daha dirençli olduğunu belirtirken, Trump’ın tarife planlarının önceden bilinmesi sayesinde şirketlerin stoklarını artırdığını ve tedarik zincirlerini yeniden düzenlediğini vurguladı. Ancak, ABD’nin ticaret ortaklarının Trump’ın yaklaşımına karşı daha çok yatıştırma ve uzlaşma yolunu seçmesi, topyekûn bir ticaret savaşını engelledi.
Bu arada, şirketler ve hükümetler ABD’yi devre dışı bırakan yeni ticaret bağlantıları kurarak, Adam Posen‘in “yeni ekonomik coğrafya” olarak adlandırdığı bir durum yaratıyor. BM’nin ticaret ve kalkınma kolu Unctad‘ın son raporu da bu durumu destekliyor. Rapora göre, küresel ticaret 2025’in ilk yarısında büyümeye devam etti ve bu büyümenin önemli bir kısmı gelişmekte olan ülkelerden geldi.
“Friendshoring” Trendi ve ABD Ekonomisi
Unctad, “friendshoring” olarak adlandırılan, güvenilir jeopolitik müttefiklerle ticaret yapma eğiliminin arttığına dikkat çekiyor. Bu durum, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine ve küresel ticaretin yön değiştirmesine neden oluyor.
Tarifelerin ABD ekonomisi üzerindeki etkisi ilk başta korkulandan daha az olsa da, politikaların sürekli değişmesi nedeniyle tam etkileri henüz hissedilmedi. Ancak, Trump’ın tarife silahını kullanmaya devam etmesi, özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.
ABD’nin Ekonomik İstikrarı ve Yapay Zeka’nın Rolü
Beyaz Saray’ın finanse edilmemiş vergi indirimleri ve Federal Rezerv gibi ekonomik kurumları zayıflatma çabaları, piyasa güvenini sarsma potansiyeli taşıyor. Ancak, yapay zeka (YZ) alanındaki hızlı büyüme, ekonomik tabloyu olumlu yönde etkiliyor.
Yatırımcıların üretken YZ’ye olan inancı ve büyük veri merkezleri kurma yarışı, teknoloji sektörüne büyük miktarda fon akışı sağlıyor. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, 2025’in ilk yarısında küresel mal ticaretindeki büyümenin yüzde 20’si, yarı iletkenler, sunucular ve telekomünikasyon ekipmanları gibi YZ ile ilgili mallardan kaynaklandı.
Yapay Zeka Balonu ve Riskleri
Oxford Economics‘ten Ben May, ABD’nin YZ yeteneği geliştirmeye yönelik sermaye harcamalarındaki artışın, ülke ekonomisinin diğer alanlarındaki zayıflığı maskelediğini belirtiyor. Ancak, üretken YZ’nin teknoloji şirketlerinin Wall Street değerlemelerini haklı çıkaracak olağanüstü getiriler sağlamayabileceği endişeleri artıyor.
İngiltere Merkez Bankası, YZ balonunun patlaması durumunda küresel piyasalarda “ani bir düzeltme” riski konusunda uyardı. Banka, özellikle yapay zekaya odaklanan teknoloji şirketlerinin hisse senedi piyasası değerlemelerinin yüksek olduğunu ve YZ’nin etkisine ilişkin beklentilerin azalması durumunda piyasaların savunmasız kalabileceğini vurguladı.
IMF’den “Dotcom” Uyarısı
Kristalina Georgieva, YZ boomunu 2000’li yılların başındaki dotcom balonuna benzeterek, “Bugünkü değerlemeler, 25 yıl önceki internet coşkusu sırasında gördüğümüz seviyelere doğru ilerliyor” uyarısında bulundu. Bu durum, “keskin bir düzeltme” olasılığını gündeme getiriyor.
Dolar ve dolar cinsinden varlıklar, küresel finansın can damarı olmaya devam ediyor. Bu nedenle, bir YZ çöküşü dünya çapında yankı uyandırabilir.
Ekonomi politikacılarının küresel ekonominin durumunu değerlendirmek için bir araya geldiği bir dönemde, Trump’ın yeni istikrarsızlaştırıcı tehditler başlatması, Georgieva’nın “Kemerlerinizi bağlayın” mesajını daha da anlamlı kılıyor. Küresel ekonomi, ticaret savaşları, yapay zeka balonları ve siyasi belirsizliklerle dolu zorlu bir dönemden geçiyor.


