Bloomberg’e göre Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, bir hakimden Google’ı Chrome web tarayıcısını elden çıkarmaya zorlamasını istemeyi planlıyor. Bu eylem, Google’ı çevrimiçi aramadaki tekelini yasadışı bir şekilde sürdürmekten suçlu bulan bir antitröst kararının ardından geldi. İşte bu karmaşık ve potansiyel olarak dönüştürücü vakanın öne çıkan noktaları.
Tarihsel bağlam ve rekabete aykırı uygulamalara ilişkin suçlamalar
Dava başlangıçta Trump yönetimine kadar uzanıyor, ancak Biden yönetimi altında yeni bir güç buldu. Amerikalı yetkililer, Google’ı çevrimiçi arama pazarında hakim konumunu kurmak ve sürdürmek için çeşitli uygulamalara başvurmakla suçluyor. Mountain View firması %90’dan fazla pazar payına sahip olup, özellikle Apple ve Samsung gibi mobil cihaz üreticileriyle yaptığı maliyetli ticari anlaşmalar sayesinde rakiplerine büyük ölçüde üstünlük sağlıyor. Arama motorunun bu cihazlara varsayılan olarak yüklenmesi için ödeme yapan Google, tüketiciler nezdinde önemli bir avantaja sahip oluyor.
Washington’daki federal yargıç Amit Mehta, rekabete aykırı sayılan bu uygulamaları nedeniyle Google’ı kınadı. Duruşma, Nisan ayında yapılması planlanan bir dizi duruşmanın ve Kasım 2024’te Adalet Bakanlığı’ndan önergenin resmi olarak alınmasının ardından resmi olarak Ağustos 2025’te başlayacak.
Google Chrome neden tartışmaların merkezinde?
Google ChromeStatCounter’a göre Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık %61 pazar payı ile dünyanın en çok kullanılan tarayıcısı olan Google’a yönelik suçlamada merkezi bir rol oynuyor. Google, bu güçlü aracı kontrol ederek yalnızca arama motoruna doğrudan erişim sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda alternatif arama motorlarını tercih etmek isteyen kullanıcıların mevcut seçeneklerini de azaltıyor. Bu güçlendirilmiş kontrol, antitröst yetkililerini Google’ın tekelinin etkilerini azaltmak amacıyla bu internet tarayıcısından ayrılmasını önermeye itti.
Planlanan bu ayrılık, Chrome’un temel aldığı açık kaynaklı Chromium projesi üzerindeki etkisine ilişkin karmaşık soruları gündeme getiriyor. Google’ın gelecekte Chromium’u satış sonrası geliştirmeye devam etme kapasitesini ve bu stratejik bölünmenin kesin şartlarını merak ediyoruz.
Android ve Google’ın ilişkili hizmetleriyle ilgili sorunlar
Yetkililer, Chrome’un olası satışına ek olarak Chrome’u ayrıştırmayı da planlıyor Android Arama motoru ve uygulama mağazası Google Play gibi diğer amiral gemisi Google ürünleri. Bu girişim, akıllı telefon üreticilerine ve kullanıcılarına, cihazlarına yüklemek ve kullanmak istedikleri hizmetlerle ilgili daha fazla seçim özgürlüğü sunmayı amaçlıyor.
Google, Android ile ilgili hizmetlerini ayırmanın ekosistemlerini zayıflatacağını savunarak entegre modelini şiddetle savunuyor. Bazı uzmanlar da bu görüşü paylaşıyor ve Chrome’un ve diğer Google hizmetlerinin Android cihazlara önceden yüklenmesinin yasaklanması gibi daha az sert önlemlerin daha adil rekabeti yeniden sağlamak için yeterli olabileceğini öne sürüyor.
Adalet Bakanlığının önerdiği diğer tedbirler
Tartışılan satışlara ve kesintilere ek olarak Adalet Bakanlığı, Google’a başka operasyonel kısıtlamalar da getirmeyi düşünüyor. Bu öneriler arasında rekabetin artmasını sağlamak için Google’ın arama motoru verilerini ve sonuçlarını üçüncü taraflara lisanslamasının zorunlu kılınması yer alıyor. Ek olarak, Google Arama tarafından dizine eklenen web siteleri, verilerinin yapay zeka teknolojilerinin eğitimi için kullanılmasından vazgeçebilme olanağına sahip olmalıdır.
Bu öneriler, Google’ın elindeki mevcut güç yoğunluğunu azaltırken piyasayı yeniden dengelemeyi amaçlıyor. Uygulandığı takdirde bu önlemler, Google ile rekabet etmeye çalışan rakip şirketler için daha eşit şartlar sağlayacak.
Bu arada Google zaten savunmasını hazırlıyor ve gerekirse itiraz etmeyi planlıyor. Şirket, bu ayrımların yalnızca ürünlerine değil aynı zamanda tüketicilere yönelik genel faydalara da zarar vereceğini savunuyor. Bazı gözlemciler ayrıca bu önlemlerin ilave hukuki sorunlara yol açabileceğine ve bunların uygulanmasını daha da geciktirebileceğine inanıyor.
Önümüzdeki Ağustos ayında yapılması planlanan duruşmada ne olursa olsun, bu davanın hükümetlerin teknoloji devlerine yönelik düzenlemelere yaklaşımında bir dönüm noktası olacağı açık.

