Gökbilimciler alışılmadık bir uzay nesnesi keşfettiler: Dünya’dan yaklaşık 1.700 ışıkyılı uzaklıkta bulunan HD 49798 yıldızının uydusu olan beyaz cüce RX J0648.0–4418. Bu gizemli nesne, 1997 yılında X-ışını emisyonunun fark edilmesiyle bilim adamlarının dikkatini çekmişti.
2009 yılında, Avrupa Uzay Ajansı’nın XMM-Newton yörüngesindeki X-ışını teleskopu, nesnenin gerçekten bir beyaz cüce olduğunu doğruladı. Kütlesi yaklaşık 1,2 güneş kütlesidir ve ana özelliği rekor dönüş hızıdır: 13 saniyede bir devir, bu da önceki rekorun sahibi olan ve 25 saniyede dönen beyaz cüce LAMOST J0240+1952’den neredeyse iki kat daha hızlıdır.
Ulusal Astrofizik Enstitüsü’nde (INAF) araştırmacı Sandro Meregetti, veriler üzerinde yeni bir analiz gerçekleştirdi ve bu kadar inanılmaz bir dönüş hızının yalnızca eşlik eden yıldızdan malzemenin emilmesiyle açıklanamayacağı sonucuna vardı. “En gizemli yön, kompakt nesnenin dönüşünün hızlanma hızıdır. Kütlenin ve açısal momentumun düşük soğurma oranı göz önüne alındığında bunu açıklamak zor” diye belirtti bilim adamı.
HD 49798/RX J0648.0-4418, beyaz bir cücenin helyum yakan sıcak bir alt cüceden malzeme emdiği bilinen tek X-ışını ikili sistemi olması bakımından da benzersizdir. Merejetti, “Bu, ikili sistemlerin evriminde muhtemelen bu tür nesnelerin nadirliğini açıklayan kısa bir aşamadır” diye açıkladı.
Araştırmacılar, yüksek dönüş hızının beyaz cücenin sıkışma süreciyle ilişkili olabileceğini öne sürüyor. “Beyaz cüceler hayatlarının ilk milyon yılında yavaş yavaş küçülürler. Bu, eylemsizlik momentinde bir değişikliğe neden oluyor ve bu da gözlemlenen dönme ivmesini açıklayabilir.” diye açıklıyor Merejetti.
Bilim adamlarının özellikle ilgisini çeken şey, bu beyaz cücenin kütlesinin Chandrasekhar sınırına (1,4 güneş kütlesi) yaklaşması ve bu sınıra ulaşıldığında yıldızın bir süpernova olarak patlayabilmesidir. Teorik hesaplamalara göre bu, 100 bin yıldan daha kısa bir sürede gerçekleşebilir; bu, kozmik standartlara göre çok kısa bir süre.
Bu eşsiz sistemle ilgili araştırmalar devam ediyor. “Bu ikili sistemden gelen X-ışını emisyonunun birçok yönü, kısmen benzersizliğinden dolayı hala çok iyi anlaşılmamıştır. Gelecekteki gözlemler, daha hassas araçlar bu nesneyi daha iyi anlamamıza yardımcı olacak” diyor Merejetti.


