Gianluca Matarrese ve GEN_ Belgeseli
İtalyan yönetmen Gianluca Matarrese, duygusal bir belgesel olan GEN_ ile izleyicileri, neredeyse zıt iki alanda uzmanlaşmış bir doktorla tanıştırıyor. Milano’nun Niguarda Hastanesi’nde görev yapan deneyimli endokrinolog Dr. Maurizio Bini, hem yoğun bir kısırlık kliniği işletiyor hem de trans bireyler için cinsiyet onaylama cerrahisi ve hormon tedavisi uyguluyor.
İtalya’da Zıt Dünyalar
İtalya gibi çoğunluğu Katolik olan bir ülkede, sol görüşlü bir liderin “Doğal ailelere evet; LGBT lobilerine hayır” sloganıyla seçimlere çıktığı bir dönemde, Dr. Bini bir tür mucize gibi görünüyor. Ülkesinin düşen doğum oranını artırma çabaları ile büyüyen bir trans topluluğa yardım etme yeteneği, onu farklı kılıyor. Önemli bir nokta ise, uyguladığı tıbbi işlemlerin İtalya’nın kamu sağlık sistemi tarafından tamamen karşılanmasıdır. Bu durum, sağcı bir partinin yerel siyasette hâkim olduğu bir ortamda oldukça dikkat çekici.
Belgeselin Yapısal Özellikleri
Matarrese, daha önceki belgesel projelerinde şatafatlı moda şovlarını (Fashion Babylon) ve ailesinin Torino’daki ayakkabı işini (Everything Must Go) ele almıştı. GEN_, Dr. Bini’nin emekliliğine yaklaşan günlerdeki günlük rutinini takip ediyor. Belgesel boyunca, Dr. Bini’nin, hasta görüşmelerinin çoğunu gerçekleştirdiği ofisinde oturduğu anlar yoğun bir şekilde gösteriliyor. Bu görüşmelerde, Bini bir psikolog veya bazen bir filozof gibi davranarak hastalarıyla karmaşık kişisel meseleleri ele alıyor.
Hastalarla Empati Kurma
Dr. Bini, hastalarıyla olan konuşmalarında yalnızca İtalyanca değil, aynı zamanda Mandarince veya Arapça gibi farklı dillerde de iletişim kurabiliyor. Çoğu zaman hastalarıyla empati kurarak, sağlık sorunları hakkında samimi bir iletişim sağlıyor. Hastalarının bazıları tedavilerinden memnun kalırken, bazıları ek prosedürler için geri dönüyor. Öne çıkan sahnelerde, Bini 20 yaşındaki bir kişiye “Düşündüğünden daha güzel bir insansın” derken, başka bir hasta ise hormonal tedavinin “hayat veya ölüm meselesi” olduğunu gözyaşları içinde aktarıyor.
Mantar Yürüyüşleri ve İnsani Değerler
Dr. Bini hastanede olmadığı zamanlarda, Matarrese onu Lombardiya kırsalında mantar avlarken görüntülüyor. İlk bakışta bu sahneler, filmin ana temasından uzakmış gibi görünüyor. Ancak doktor, mantarların erkek hücrelerin dişi hücreleri döllendirmesiyle ürediğini açıklayınca, bu sahnelerin anlamı ortaya çıkıyor. Bini, sıcak yaklaşımı ve derin empatisiyle zamanın çok ötesinden bir karakter gibi görünüyor. IVF veya cinsiyet onaylama operasyonunu aynı gün içinde gerçekleştirebilen gerçek bir insani değer taşıyor. “Biz insanlar için varız,” diyerek, neden iki farklı alanda çalıştığına dair bir yanıt veriyor.
Belgeselin Duygusal Derinliği
Matarrese, belgeselin görüntü yönetmenliğini de üstlenmiş. Hastalarla yapılan görüşmeleri hassas bir mesafeden belgeleyerek, onların doğal davranmalarına imkan tanıyor. Dr. Bini, bazen kameranın farkında olsa da, bu durum bir performans izlenimi yaratmadan, izleyicilere insani derinlik sunuyor. Hastalarla yapılan samimi konuşmalar, izleyiciye hayat değiştirici kararlar alma sürecine dair içgörüler kazandırıyor.
Matarrese’nin sunmuş olduğu bu deneyim, izleyici için normalleştirici bir süreç oluşturuyor. Dr. Bini, trans hastalarına dürüstlük ve saygı ile yaklaşırken, heteroseksüel çiftlerle de aynı şekilde ilgileniyor. Onun için iki grup arasında hiçbir fark yok; bu durumun filmde öne çıkarılması gerektiği vurgulanıyor. Matarrese, kuzey İtalya’daki bir kamu hastanesinde küçük bir ütopya yakalıyor ama filmi, böyle bir yerin çok da özgün olmayacağını umut ediyor.
Unutulmaz bir belgesele yön veren Dr. Bini’nin ve hastalarının hikayesi, izleyicilere insan olmanın temel değerlerini hatırlatıyor ve toplumların daha kapsayıcı hale gelmesi gerekliliğine işaret ediyor.


