Samsung Galaxy Watch Ultra’nın Uzay Seyahatinde Kullanımı
Samsung’un Galaxy Watch Ultra modeli, şimdi sıra dışı bir deneyime ev sahipliği yapıyor. Bu akıllı saat, uzay seyahatinin sağlık üzerindeki etkilerini monitörlemek amacıyla yürütülen, ilk kez gerçekleştirilen bir çalışmanın parçası olarak seçildi. Apple Watch Ultra 2 ne yazık ki bu yenilikten yararlanamadı.
Çalışma Hakkında Bilgiler
Bu çalışmada, Galaxy Watch Ultra, altı kişinin bileğine takıldı. Bu bireyler, sekiz gün boyunca karasal bir test tesisinde izole bir ortamda tutuldu. Bu ortam, uzayda bir misyonun psikolojik ve fiziksel etkilerini simüle etmek amacıyla tasarlanmıştı. Çalışma, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Alman Uzay Merkezi (DLR) ve Havacılık Tıbbı Enstitüsü tarafından yürütülmektedir. SOLIS8 adı verilen bu izolasyon çalışması, sağlık takibi amacıyla akıllı saatlerin kullanıldığı ilk türdeki araştırmadır.
Teknolojik İşbirliği ve Seçim Nedenleri
Çalışma ekibi, Samsung Almanya ve IT hizmet sağlayıcısı Adesso ile iş birliği yapmaktadır. Galaxy Watch Ultra, kullanımı kolay bir cihaz olarak seçilmiştir ve kablosuz özellikleri sayesinde sağlık ve hayati verileri kaydetme kapasitesine sahiptir. Ayrıca, bu verileri veri bağlantısına ihtiyaç duymadan toplayabilir. Havacılık Tıbbı Enstitüsü temsilcileri, akıllı saatlerin mevcut konumlarıyla hayati göstergeleri izlemede ara cihazlar (örneğin, akıllı telefon) gerektirmediğini ve zorlu koşullarda dahi kullanılabileceğini ifade etmiştir.
Veri Toplama ve Analiz Süreci
Toplanan veriler, DLR tarafından oluşturulan bir “Biobase” için kullanılmaktadır. Bu Biobase, astronotların kapalı, izole bir ortamda daha uzun süre geçirdiklerinde yaşam destek sistemlerini ve hayati bulgularını izlemekle ilgili bir projedir. Bu çalışma, akıllı saatlerin uzayda nasıl işleyebileceği konusundaki bir önceki araştırmanın bir devamıdır. Samsung ile yapılan bu ortak çalışmada, tüm şifrelenmiş veri akışları ve sensör okumaları başarılı bir şekilde test edilmiştir.
Her katılımcı, Galaxy Watch Ultra‘yı her an takmak zorundaydı; sadece şarj olurken bu kural uygulanmadı. Katılımcılar yalnızca bir odaya kapatılmamış, gerçek uzay görevlerini simüle eden bir ortamda bulunmaktaydılar. Üç erkek ve üç kadın, dış dünya ile hiçbir iletişim kurmadan, sekiz gün boyunca karanlık bir ortamda yaşamışlardır. Bu süreçte katılımcılar, yemek yeme, uyuma, egzersiz yapma ve duş alma zamanlarını düzenli olarak takip etmek zorundaydılar.
İzolasyon Çalışmalarının Önemi
Bu izolasyon çalışmaları, araştırmacıların uzaydaki şartların astronotlar üzerindeki etkisini anlamalarına yardımcı olmaktadır. Çalışmanın lideri Sarah Piechowski-Worms, elde edilen verilerin hâlâ sınırlı olduğunu, ancak SOLIS8 çalışmasının, uzun süreli uzay seyahatinin etkileri hakkında daha derin veri içgörüleri sağlayabildiğini belirtmiştir. Ayrıca, insanların kapalı alanlarda ve sıkı programlarla nasıl işlev gösterdiği de analiz edilmiştir.
Gelecek Çalışmalar ve Beklentiler
Şu anda çalışma verileri değerlendirilmektedir; bu nedenle sonuçlar henüz yayımlanmamıştır. Fakat bu durumun sadece başlangıç olduğu açıktır. Gelecekteki bir çalışmanın adı ise SOLIS100 olacak ve bu çalışma 100 gün sürecektir. Bu çalışmada hem bir ana ekip hem de bir yedek ekip yer alacaktır.
Kişisel olarak, bu durumu gerçekten heyecan verici buluyorum. Galaxy Watch Ultra‘nın “uzaya gitme” şansını yakalaması (bir nevi) sadece bir başlangıç değil; akıllı saatlerin, kısa bir süre önce bilim kurgudan ibaret görünen şekillerde kullanılması, gerçekten dikkat çekici bir gelişmedir. Bu küçük cihazın, kablolara veya telefonlara ihtiyaç duymadan, hayati bulguları takip edebilmesi, olağanüstü bir durum. Ve bu, daha başlangıç; umarım bir gün astronotlar akıllı saatleri, bizim fitness takibi veya uyku düzenimizi izlemede kullandığımız gibi kullanacaklar. Uzay teknolojisi kişiselleşiyor ve bu, gerçekten harika.


