Utica Queen: Project Runway’de Yeni Bir Dönem
RuPaul’s Drag Race alum olarak bilinen Utica Queen, gerçek anlamda moda dünyasında adım atıyor. Gerçek adıyla Ethan Mundt, Project Runway’da yer almasıyla dikkatleri üzerine çekti. Sewing machine yetenekleri, RuPaul’s Drag Race’in 13. sezonundaki çarpıcı “sleeping bag gown” tasarımıyla hatırlanıyor. Bu göz alıcı kıyafet, hem eleştirmenlerden hem de seyircilerden büyük övgü aldı ve moda dünyasında bir dönüm noktası oldu.
- Utica Queen: Project Runway’de Yeni Bir Dönem
- Project Runway’a Nasıl Katıldı?
- Yarışmadaki Ön Yargılar
- Drag Sanatının Gücü
- Queer Topluluğun Yükselişi
- İlk ve Son Zorluklar
- Üzerine Bırakmak İstediği İzler
- Final Koleksiyonu ve Moda Seçimleri
- İki Yenilikçi Dünyayı Birleştirmek
- All Stars Geleceği
- Gelecekteki Projeler
Project Runway’a Nasıl Katıldı?
Utica, Project Runway’a katılma sürecini ilk başta kendi isteğiyle başlatmadı. “Project Runway, uzun zamandır radarımdaydı,” diyor Mundt. Gösterinin prodüksiyonu kendisine ulaşarak bu fırsatı sundu. “Bu, beni hem heyecanlandırdı hem de net bir hedef haline geldi,” dedi. Ancak, bu yolculuk sadece bir teklifle bitmedi; selçuklu bir süreçle, psikolojik değerlendirmeler ve mülakatlar dahil olmak üzere birçok aşamadan geçti.
Yarışmadaki Ön Yargılar
Mundt, RuPaul’s Drag Race geçmişinin ona nasıl bir etki yapabileceğinden endişe duyduğunu belirtti. “Başka katılımcılarla bir araya geldiğimde, geçmiş deneyimlerimizin bizi nasıl etkilediğini düşündüm,” diyor. Ancak gösterideki diğer yarışmacıların da daha önce Drag Race’de yer almış olmaları, Utica’yı cesaretlendirdi. “Bu, bizim için ikinci bir şans gibiydi,” dedi Mundt.
Drag Sanatının Gücü
Utica, Project Runway’da yer almanın sadece kendi kariyeri için değil, aynı zamanda drag sanatçıları için de büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. “Bu şov, bir drag kraliçesinin yeteneklerini sergilemesine olanak tanıyor,” diye ekledi. Mundt, bu tür platformların, drag sanatının ne kadar değerli olduğunu göstermesi gerektiğini belirtiyor. “Sanat, zorlukları aşmanın bir yolu olmalı,” dedi.
Queer Topluluğun Yükselişi
Project Runway’ın 21. sezonunda tamamen queer bir final üçlüsü ile bulunmanın önemine de değinen Mundt, bunun toplumsal mesajı güçlendirdiğine inanıyor. “Kürsüdeki tüm queer bireylerin olması, bu dönemde gerçekten önemli,” dedi. Mundt, bu durumun, sanat aracılığıyla baskılara karşı bir duruş sergilediğini düşünüyor.
İlk ve Son Zorluklar
Mundt, yarışmanın başlangıcında ve sonunda iki zorluğu da başarıyla geçti. “Yarışmanın çok başında ve sonunda büyük bir etki yaratmak, her tasarımcının hayali,” diyor. Bu durum, onun için hem bir başarı hem de motivasyon kaynağı oldu.
Üzerine Bırakmak İstediği İzler
RuPaul’s Drag Race’deki dikkat çekici “sleeping bag” görünümüne atıfta bulunan Mundt, Project Runway’da da birkaç ilginç tasarım ortaya koydu. “Yarışmada tanınmak istediğim birkaç önemli tasarımım var,” dedi. Özellikle, ilk bölümdeki pelerin ve avant-garde görünümüyle hedeflerini gerçekleştirdi.
Final Koleksiyonu ve Moda Seçimleri
Finalde, bir erkek model kullanmayı tercih eden Mundt, “Drag queen’leri de modellemeye dahil etmeyi düşündüm,” diyor. Ancak zaman kısıtlaması nedeniyle bunu gerçekleştiremedi. “Final sadece beş gün sürdü, bu yüzden zamanım sınırlıydı,” dedi.
İki Yenilikçi Dünyayı Birleştirmek
Mundt, hem bir drag sanatçısı olarak hem de bir tasarımcı olarak kariyerini sürdürmek istediğini ifade etti. “Her iki alanı da devam ettirmek istiyorum,” dedi. Utica karakterinin kıyafetleri üzerindeki etkisi, onun tasarım sürecinde belirleyici bir rol oynamaktadır.
All Stars Geleceği
Project Runway’dan sonra All Stars’a geri dönme isteğini de ifade eden Mundt, “Burası benim için özel bir nokta,” dedi. Bu süreçteki deneyimlerinin değerli olduğunu ve ileride başka bir fırsatı dört gözle beklediğini belirtti.
Gelecekteki Projeler
Mundt, gelecekte katılmak istediği diğer programlar hakkında da konuştu. “Bir başka yapım programında yarışmak isterim,” dedi. Hem model olarak yer almak hem de bir hakem olmak gibi farklı rolleri düşünerek, kariyerini daha da ileriye taşımayı planlıyor.
Mundt, Project Runway’dan aldığı derslerin ona daha fazla cesaret verdiğini, yeni deneyimlerde edindiği bilgilerin onu daha da güçlendireceğini belirtti. “Bu süreçte büyümek için hiç bir kısıtlamaya tabi değilim,” diye ekledi.


