Echo Isle, The Legend of Zelda‘dan güçlü bir şekilde ilham alarak retro grafiklerle dikkat çekiyor. Ana karakter mavi bir tunik giyiyor, kılıç kullanıyor ve zindanları keşfederken, çeşitli eşyaları ve anahtarları toplayarak patronlarla savaşmak üzere ilerliyor. Ancak Echo Isle‘ın asıl parladığı nokta, bir Zelda havasının en iyi yönlerini alıp, bunları özüne indirgemesi — oyunu bir saatten kısa sürede tamamladım.
Oyun, ana karakterin gökyüzünden düşerek Echo Isle’a inişiyle başlıyor. Bu ada, gizemli bir şekilde kararan büyülü bir deniz feneri tarafından korunuyor. Oyun başlangıcında hiçbir ekipmana sahip olmuyorsunuz, ancak birkaç dakika içinde bir kılıç buluyorsunuz ve sonrasında Zelda‘nın tanıdık döngüsüne dalıyorsunuz: dünyayı keşfetmek, bir zindana girmek, zindanı tamamlamak ve yeni bulduğunuz eşyaları kullanarak bir sonraki zindana ulaşmak.
Retro hissiyatı artırmak için, Echo Isle‘daki her ekran kare şeklinde tasarlanmış. Bu sadece klasik oyunlara şirin bir selam durmakla kalmıyor, aynı zamanda her ekranın odaklı ve ulaşılabilir olmasına da yardımcı oluyor. Metin kutuları küçük olduğu için, diyalogların ve yazının akıcı olması gerekiyor; bu, diğer oyunların da örnek alması gereken bir özellik.
Küçültme felsefesi oyundaki hemen her şeye uygulanmış. Açık dünya haritası sadece 25 karodan oluşuyor; bu da yalnızca bir köy ve dört zindan bulunduğu anlamına geliyor (son kısım daha çok geleneksel bir patron akını). Hızlı seyahat yok, ancak haritanın bir ucundan diğerine geçmek sadece birkaç dakika sürüyor.
Dört ek ekipman da mevcut ve bunlar da Link’s Awakening‘den ilham alıyor. İlk zindanda Roc’s Feather’ın oyun içindeki karşılığı ile karşılaşmak beni mutlu etti ve oyunun geri kalanında tıpkı çocukken Game Boy Zelda oyunları oynarken olduğu gibi sürekli zıpladım. Evet, bombalar var, ancak Echo Isle kaynak yönetimini sadeleştirerek, cephane ya da para kaygısı olmaktan kurtarıyor. Tek dikkat etmeniz gereken şey sağlık çubuğunuz ve her yerde kalp bulabileceğiniz kaplar mevcut.
Her şeyi sadeleştirerek Echo Isle, bir Zelda oyunundaki en iyi unsurlara saygı duruşunda bulunuyor, kötü bir taklit gibi hissettirmiyor. Günümüzde pek çok oyun geniş dünyalara odaklanırken, sıkıcı ayrıntılarla dolup taşıyor; Echo Isle‘ın küçük, cilalı dünyasına dalmak yenileyici bir deneyim oldu. Belki de en güzeli, çoğunu sabah kahvemle bitirmemdi.
Echo Isle artık PC’de mevcut.
Bu nostaljik macerayı deneyimlemek için Echo Isle‘ı denemeyi düşünüyor musunuz?

