Abel Tesfaye’nin Sinemadaki Yeni Denemesi: Hurry Up Tomorrow
Abel Tesfaye, daha çok tanınan adıyla The Weeknd, son filmiyle sinema dünyasında tartışmalara neden oldu. "Hurry Up Tomorrow" adını taşıyan bu psikolojik gerilim, müzik kariyerinin zirvesinde olan bir pop yıldızını canlandıran Tesfaye’nin ilk ciddi oyunculuk denemelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak film, eleştirmenlerden aldığı olumsuz yorumlar ile büyük bir hayal kırıklığı yarattı.
Gișede Hayal Kırıklığı
Film, 16-18 Mayıs 2023 tarihleri arasında, 2,020 salonda yalnızca 3.3 milyon dolar gişe hasılatı yaparak altıncı sırada yer aldı. Beklentilerin oldukça altında kalan bu rakam, filmin ana akım izleyiciyle ne kadar bağ kuramadığını gösteriyor. Yalnızca yurt dışında da yaklaşık 3 milyon dolar kazanması, projenin gişe başarısızlığını değiştirmedi.
Filmin yapım bütçesi 15 milyon dolar olarak biliniyor ve başlangıçta Kuzey Amerika’da 5 ila 9 milyon dolar arasında bir açılış yapması bekleniyordu. Ancak, Rotten Tomatoes’daki yalnızca %14’lük eleştiri puanı ve kötü ağızdan ağıza yayılan yorumlar, bu beklentileri yerle bir etti. Live Nation tarafından finanse edilen ve Lionsgate tarafından dağıtılan film, pop yıldızının stüdyo albümü ile bağlantılı olarak öne sürüldü.
Eleştirmenlerin Gözünden
Çoğu zaman, eleştirmenlerce kötü değerlendirilmiş bir film, izleyicilerin ilgisini çekebilir. Ancak "Hurry Up Tomorrow" bu duruma istisna oldu. Çıkış puanları oldukça düşüktü; Comscore PostTrak hizmetinde bir buçuk yıldız ve CinemaScore değerlendirmesinde "C-" aldı.
Rotten Tomatoes’daki izleyici puanı bile yalnızca %68 seviyelerinde kaldı. Bu puanlar, Tesfaye’nin milyonlarca hayranının filmle bağ kurmaktan yoksun olduğunu gösterdi. Bu da, aynı zamanda Tesfaye’nin HBO’da yayınlanan ve sadece bir sezon süren "The Idol" dizisiyle olan bağlantısını hatırlatıyor. Bu projede de benzer bir şekilde müzisyen karakterini canlandırarak, Lily-Rose Depp ile birlikte yer aldı.
Orijinal Filmlere Yönelik Zorluklar
Comscore analisti Paul Dergarabedian, "Hurry Up Tomorrow" için konuşarak, bu filmin yanı sıra 2025’te çıkan diğer birçok orijinal filmin izleyicilerle bağ kurmakta zorlandığını belirtmektedir. Mickey 17, Last Breath, Novocaine ve Black Bag gibi filmler de benzer sorunlarla karşı karşıya kaldı. İzleyici kitlesinde, film konsepti veya pazarlamasının yeterince ilgi çekici olmaması, gişede başarısızlığa neden olabiliyor.
Bununla birlikte, Sinners gibi bazı istisnaların olduğunu da unutmamak gerek. Bu film, Michael B. Jordan’ın Ryan Coogler ile yeniden çalışmanın avantajı sayesinde eleştirmenlerden mükemmel puanlar alarak bu orijinal film lanetinden muaf kalabildi.
Filmdeki Temalar ve Anlatım Biçimi
Birçok izleyici, "Hurry Up Tomorrow"u The Weeknd‘in albümünü tanıtan bir uzun metrajlı reklam olarak değerlendiriyor. Filmde yer alan anlatım tarzı, gerçek hayatta yaşayabileceği bazı olaylardan esinlenerek, Tesfaye’nin yaşadığı existansiyal kriz temasını işliyor. Riley Keough tarafından seslendirilen bir kız arkadaşla yaşadığı ayrılığın etkileri üzerinde duruyor. THR eleştirmeni Frank Scheck, filmin amorf anlatımının ve sık sık surrealizme kayma eğilimlerinin derin anlam katmanlarının bulunduğunu belirtiyor.
Demografik Yapı ve Seyirci Profili
Filmin izleyici kitlesinin demografik yapısına baktığımızda, Beyazlar %39, Latinler %38, Siyahlar %12, Asyalılar %8 ve Yerel Amerikalılar/Diğer %5 gibi dağılımlar görülmektedir. Bu çeşitlilik, filmin geniş bir hedef kitleye ulaşma çabası içerisinde olduğunu gösteriyor.
Filmde ayrıca Jenna Ortega ve Barry Keoghan gibi tanınmış isimler de yer alıyor. Yönetmen Trey Edward Shults, senaryosunu Tesfaye ve Reza Fayhim ile birlikte yazdı. Tesfaye, filmde kurgusal bir versiyonunu oynayarak, büyük bir psikolojik çöküşle başa çıkmaya çalışan bir müzisyeni canlandırıyor.
Film ve Müzik Dünyası Arasındaki Bağ
Lionsgate ve diğer ortaklar, "Hurry Up Tomorrow" filminin, film ve müzik dünyalarını bir araya getiren eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Dağıtım sürecinde, Lionsgate, The Weeknd’in Republic Records ve XO label iş ortaklarıyla yakın işbirliği yaptı. Aynı zamanda Manic Phase Productions ve Live Nation gibi önemli oyuncularla da bağlantı kurarak, izleyici kitlesini "After Hours Til Dawn" turu ile birleştirmeye çalıştılar.
Sonuç olarak, "Hurry Up Tomorrow" filmi, The Weeknd’in müzik kariyerinin parıltılarının gölgesinde kalmış bir yapı olarak karşımıza çıktı. İleriye dönük olarak, Tesfaye’nin kariyer yolculuğunda yeni yön arayışları ve belki de kariyer danışmanlıkları alması gerektiği aşikar. Filmdeki olumsuz eleştiriler, gelecekteki projelerinde daha dikkatli seçimler yapmasına neden olabilir.


