Paramount ve Trump Üzerine Tartışmalı Anlaşma
Paramount Global’ın 1 Temmuz akşamı yaptığı bir duyuruda, eski Başkan Donald Trump‘ın 60 Minutes programı ile Kamala Harris hakkında açtığı davayı çözüme kavuşturmak için toplam 16 milyon dolar ödeyeceğini açıkladı. Ancak, bu açıklamanın üzerinden yalnızca 16 saat geçtikten sonra, New York Post muhabiri Charles Gasparino‘nun haberine göre, anlaşmanın yanında Trump’ın muhafazakâr nedenlere yönelik 20 milyon dolarlık bir program desteğini içeren bir “yan anlaşma” olduğu iddia edildi. Paramount, bu tür bir anlaşmanın varlığını reddetti ve “böyle bir anlaşmanın koşullarından haberdar olmadıklarını” belirtti.
İnceleme Başlatıldı
Bu devasa anlaşmanın ne içerdiği, bazı Demokrat Temsilciler tarafından incelemeye alındı. Jamie Raskin ve Frank Pallone, bu yan anlaşmanın, FCC‘nin birleşme onayını almak için bir tür rüşvet olabileceği konusunda endişelerini dile getirdi. Raskin ve Pallone, David Ellison’a yazdıkları mektupta, bu durumun hükümet yetkilisine ulaşmak için yapılan bir ödül paketi gibi göründüğünü belirtti.
Paramount, anlaşmanın kamu hizmeti duyuruları içermediği ve Trump’a herhangi bir sözleşme veya taahhüt vermediğini yineledi. Ayrıca, anlaşmanın koşullarının 1 Temmuz tarihli duyuruda belirtilenlerden ibaret olduğunu savundu. Shari Redstone ve Skydance da, yan anlaşma ile ilgili dedikoduların asılsız olduğunu ifade etti.
Ellison’ın Cevapları
Ellison, bu konuda dikkatli bir yaklaşım sergileyerek, 7 Ağustos tarihindeki Manhattan basın toplantısında yan anlaşma hakkında sorulan ilk soruya yanıt vermekten kaçındı. Ellison, kendi ekiplerinin anlaşmaya dahil olmadığını ve Trump ile başka bir anlaşma olup olmadığını yanıtlamaktan imtina etti. “Gürültüden geçmek için hazırız,” diyen Ellison, işine odaklanmak istediğini ifade etti.
Ellison’ın belirttiği, siyasallaşmış konular arasında, FCC onayı öncesinde Trump ile yaptığı çok sayıda görüşme ve babasının Oracle şirketinin TikTok için olası bir alıcı olması sürecinde Trump ile yaptığı özel toplantılar yer alıyor. Ellison ve Trump’ın, bir UFC etkinliği sırasında yan yana görüntülenmeleri, bu ilişkilerin ciddiyetini artırıyor. Bu toplantılardan kısa bir süre sonra Trump’ın Ellison’ın Paramount’u satın alma teklifine destek vermesi dikkat çekti.
Paydaşlar ve Hissedarlar Üzerindeki Etkiler
Paramount’un, uzun süre boyunca söz konusu davayı çözüme kavuşturmasının gereklerinin yapıldığı konusunda bazı paydaşlar tarafından eleştiriler gelebilir. Öte yandan, Paramount’un yönetim kurulunun hissedarlarının çıkarlarını gözetmek adına bu anlaşmayı sağlamak için ne gerekiyorsa yapma sorumluluğu bulunmaktadır. Redstone, “Bu nedenle bu anlaşmanın yapılmasının her zaman Paramount‘un en iyi çıkarı olduğuna inandım,” dedi. Ancak, bu durumun, yönetim kurulunun rüşvet niteliğinde bir anlaşmaya imza atmasını gerektirip gerektirmediği tartışma konusu.
Yan Anlaşmanın Mümkün Etkileri
Ellison, reklamların ayrı bir konu olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla, Paramount bu konuda yaptığı görüşmelerden habersiz olduğunu ifade edebilir. Skydance ise, Stephanie Kyoko McKinnon tarafından yapılan açıklamada, “biz bu davanın ya da Paramount’un başkan ile yaptığı anlaşmanın bir parçası değildik” şeklinde savunmalar yaptı.
Özellikle Sens. Elizabeth Warren ve Bernie Sanders‘ın, Skydance’in sağlamış olabileceği ek reklamların rüşvet niteliği taşıyabileceği iddiaları üzerine McKinnon, yan anlaşmanın olup olmadığını doğrulamadı. Ancak, böyle bir durumda tarafların yalnızca Ellison ve Trump arasında bir anlaşma olabileceği ihtimali de bulunuyor. Trump’ın hukuk ekibi, aralarında kayda geçirilmemiş bir anlaşmanın olduğunu belirtti.
Sonuç Olarak
Eğer Trump destekli bir şekilde hayata geçirilecek olan müfredat, doğrudan partizan görüşler içermeyebilir. Bu tarz programların, açıkça tartışmalı konuları işlemeden, görünmeden işleniyor olabileceği bir ihtimal olarak karşımızda duruyor. Bu gelişmeler, sinema endüstrisi ve medya ilişkileri açısından önemli bir kavşağı oluşturmakta ve daha uzun süre gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.


