Nintendo, mevcut yaratımlarını geliştirme konusunda oldukça kararlı. Donkey Kong Bananza, 3D platforming ile özgürce yıkımın harmanlandığı bir oyun olarak ortaya çıktı ve projeye ilk adım, Super Mario Odyssey’den ilhamla atıldı. Bu prototipte, dev yumruklara sahip bir Goomba yer alıyordu.
Mekanikleri ve Yıkım Dinamikleri
Super Mario Odyssey’deki Luncheon Kingdom gibi alanlarda, çevrede kırılabilir yapılar vardı. Bu yapılar, Mario’ya Cappy ile kazandırılan özel yetenekler sayesinde parçalanabiliyordu. Nintendo yapımcıları Kenta Motokura ve programcı Tatsuya Kurihara, San Francisco’daki Oyun Geliştiricileri Konferansı’nda bu mekaniklerin Donkey Kong Bananza’nın oluşumuna nasıl ilham verdiğini açıkladı.
Kurihara, Odyssey’in tamamlanmasının ardından oyunun varlıklarını kullanarak basit bir prototip hazırladı. Goomba’nın üzerine iki dev yumruk ekleyerek duvarları geçmenin ve bu duvarlardan parçalar alıp fırlatmanın nasıl hissettirdiğini test etti. Bu prototipi geliştirirken, her türlü araziyi yıkmanın tatmin edici bir deneyim olduğunu keşfetti. Arazi parçalarını koparma fikri, oyunun temelini oluşturacak bir oyun geliştirebileceklerini düşündürmüştü.
Vokseller ve Oyun Dünyası
Bananza’da kullanılan voxel teknolojisinden de bahsetmek gerekir. Voxel, üç boyutlu bir alandaki belirli bir noktayı temsil eden küp şeklinde bir veri birimidir ve temel olarak 2D bir pikselin 3D versiyonunu temsil eder. Nintendo, Bananza’nın seviyelerini bu voksel birimleri ile doldurarak, oyuncular için devasa yıkılabilir oyun alanları yarattı.
Oyundaki hemen hemen her şey yıkılabilir durumda; düşmanlar, NPC’ler ve seviyelerin neredeyse her bir inçinde yıkım gerçekleştirmek mümkün. Örneğin, Canyon Layer’da 300 milyondan fazla voxel kullanılarak bu yıkım düzeyine ulaşıldı. Motokura, oyunun çekiciliğinin büyük bir parçasının bu özgürlük olduğunu belirtti.
Yıkımın Eğlencesi
“Yıkımın eğlenceli olduğu alanlar güzeldir,” diye esprili bir şekilde konuşmasının sonunda belirtti. Bu özgürlük ve etkileşim, oyunculara farklı bir deneyim sunarak Donkey Kong Bananza’yı sıra dışı kılıyor.
Sizce bu tür yıkım tabanlı oyunların geleceği ne yönde şekillenecek?


