The Devil Wears Prada 2: Beklentiler ve Cesur Görüntüler
The Devil Wears Prada 2 filmi 1 Mayıs 2026’da vizyona girecek. Ancak, Anne Hathaway ve Meryl Streep’in New York sokaklarında geçen sahneleri şimdiden internette yerini aldı. Paparazzi ve hayran videoları sayesinde, Hathaway’in canlandırdığı Andy Sachs karakterinin New York caddelerinde koştuğu anlar, Streep’in Miranda Priestly karakterinin Met merdivenlerinden yukarı çıkışını gösteren görüntüler hızla yayıldı.
Bu görüntüler bazı insanlar tarafından uzaktan çekilmiş, bazıları ise diyalogların duyulabildiği kadar yakından. Leaked görüntüler, izleyicilerin merakını artırırken, yapımcılar için istemediklerine müdahale eden bir durum ortaya çıkarıyor. Paparazzi ve hayranların davranışları, bazen çekimlerin akışını bozabiliyor. Özellikle popüler bir filmde çekim yapıldığında, dikkat çeken oyuncuların etrafında kalabalık oluşması, yapımcılar için sorun oluşturabiliyor.
Paparazzilerin Etkisi ve Çekim Süreçleri
Yapımcı Emma Tillinger Koskoff, “Büyük yeteneklere sahip olduğunuzda güvenliğinizi artırmak zorunda kalıyorsunuz,” diyerek zaman zaman bu durumun maliyetli olabileceğini vurguluyor. Koskoff, daha önce Joker, The Wolf of Wall Street ve The Irishman gibi projelerde de çalışmış bir isim. Prada filminin çekimleri sırasında özellikle kalabalıkların etkisi ve paparazzilerin varlığı, projenin akışını zorlayıcı bir unsur olarak görülüyor.
İki yıl önce Blake Lively‘nin It Ends With Us filmi New Jersey’de, ardından …And Just Like That dizisinin çekimleri New York’ta kameralara yansıdı. Şimdiyse Tom Holland’ın Spider-Man: Brand New Day filminde benzer durumlar yaşanıyor. Ancak, bu projelerde yapımcıların dikkat çekici bir şekilde hayranları çekimlere davet etmesi, durumu lehlerine çevirmede başarılı olduklarının bir örneği.
Paparazzilerin Rolü ve Sinema Üzerindeki Etkisi
Bazı yapımcılar, paparazzilerin işlerini olumlu gördüğünü belirtiyor. Steve Sands, “Birçok yapımcı beni kabul ediyor, çünkü erken dönemde iyi bir tanıtımın faydalı olduğunu fark ediyorlar,” diyor. Yine de, her zaman bu durum geçerli değil; yapımcılar sızıntılardan kaçınmak adına yüksek kaliteli görüntüler paylaşmayı tercih edebiliyor. Özellikle Joker filminin yönetmeni Todd Phillips, bu yöntemi kullanarak sosyal medyada oyuncuları kostümleriyle paylaştı.
Manhattan, sinema çekimlerinin en zor yapıldığı yerlerden biri olarak dikkat çekiyor. Örneğin, Denzel Washington ve Spike Lee’nin birlikte yaptığı Highest 2 Lowest filminde Brooklyn’de çekim yapmanın daha kolay olduğu kaydediliyor. Los Angeles’taki çekimlerin geçmişte daha rahat geçtiği belirtiliyor; ancak bu şehrin stüdyolarında gerçekleştirilen çekimleri de unutmamak gerekiyor.
New York’ta Paparazzi Yasaları ve Filmlerin Korunması
New York’ta paparazzilerin olumsuz etkilerini azaltacak yasaların bulunmaması, yapımcıları endişelendiriyor. Koskoff, “Yapımcıların ve şehrin faydasını koruyacak yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyorum,” diyor. Yüz milyonlarca dolarlık yatırımlar yaparak şehrin ekonomisine katkı sağlarken, bu tür durumlardan korunmanın şart olduğunu vurguluyor.
New York Şehri Medya ve Eğlence Ofisi, hem yapımcıların hem de basının hakları arasında denge sağlamaya çalıştıklarını belirtiyor. Herhangi bir çekim talebi alındığında sürecin sürekli takip edildiğini ve şehrin yararına olacak şekilde yönetildiğini paylaşıyor.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Yapımcı Koskoff, kaydedilen görüntülerin filmin alacak olduğu tepkiler üzerinde önemli bir etkisi olmayacağına inanıyor. “Sonuçta, finished film her zaman kendisi için konuşacaktır,” diyor. The Devil Wears Prada 2 filmi için beklentiler yükselirken, hayranlar bu yeni macerayı sabırsızlıkla bekliyor.


