Death Stranding 2: Oynanış ve Kesitlerle Güçlü Bir Deneyim
Death Stranding 2, Hideo Kojima’nın yeni oyunu, oyun dünyasında merakla beklenen bir yapıt olarak dikkat çekiyor. Oyun, ilk oyunla benzer şekilde, oyunculara bir postacı olarak dünya genelinde görevler yapma deneyimi sunuyor. Ancak bu deneyimde öne çıkan sorunlar, uzun ve sıkıcı kesitler olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda, oyunun oynanış dinamiklerini, sıkıntılı noktalarını ve genel oyuncu deneyimini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Oynanış Dinamikleri ve Görevler
Death Stranding 2, önceki oyun gibi, paket teslimatı yaparak ilerlemeyi sağlıyor. Oyuncular, Sam karakteriyle, geniş açık dünya mekanlarında keşif yapıyor ve çeşitli görevleri tamamlıyor. Paket teslimatı ve altyapı inşaatı gibi görevler, oyunculara yaratıcı çözümler üretme imkanı tanıyor. Yürüyüş yapmanın huzurlu anları, oyuncuları derin bir meditasyon hâline sokabiliyor. Bu durumda, açık dünya deneyiminin önemi artıyor.
Ancak oyun, kesitlerle dolup taşıyor. Oyuncunun deneyimini olumsuz etkileyen uzun ve gereksiz sahneler, akışı bozuyor. Bu durum, birçok oyuncunun oyunu oynama isteğini azaltıyor. Kesitlerin uzunluğu, genellikle anlamsız bir şekilde uzatılıyor ve bu da oyun akışının ritmini bozuyor. Bir saat süren keyifli yürüyüşten sonra, 15 dakikalık bir kesit izlemek, oyuncunun motivasyonunu ciddi şekilde düşürüyor.
Kötü Yazım ve Anlamsız Kesitler
Gözlemlenen diğer bir sorun ise kesitlerin kötü yazılmış olması. Death Stranding 2, birçok karakterin tanıtımında sıkıntılı anlar yaşıyor. Örneğin, Rainy karakterinin tanıtımı, oyuncular için kafa karıştırıcı hale geliyor. İlk sahnesinde uzun bir dans gösterisi izleten Rainy, sonraki sahnelerinde Sam’in arkadaşlarıyla duygusal bir buluşma yaşıyor. Ancak hiçbir bağ kurulmadan gerçekleştirilen bu sahneler, kimsenin umursamadığı bir hikaye anlatımına dönüşüyor. Kesitler bir araya geldiğinde, genel hikaye içinde anlamlı bir bütünlük arz etmiyor.
Kötü yazım ve boşa geçirilen zaman, birçok oyuncunun keyfini kaçırıyor. Bu tarz uzun ve içi boş sahneler, oyunun eğlenceli yanlarını görmeyi zorlaştırıyor.
Kesitleri Atlama Deneyimi
Geleneksel olarak, geçmiş oyunlarda tüm kesitleri izlemek bir tür kıstas haline gelmişti. Ancak, Death Stranding 2 ile birlikte bu bakış açısını değiştirmek kaçınılmaz oldu. İlk başta kesitleri atlamak konusunda tereddüt yaşasam da, deneyimim derhal değişti. Kesitleri atladıkça, oynanışın keyfi daha da arttı. Artık, kesitlerin sunduğu anlamsız içeriklerle uğraşmak zorunda kalmıyor, yalnızca eğlenceli görevleri yerine getirmeye odaklanabiliyordum.
Bu deneyim, daha önceki oyunlarda da öğrendiğim derslerden biriydi. İlk oyununda kesitleri izledikten sonra, tekrar oynadığımda kesitleri atlayarak 11 saat kazandım. Bu deneyim, ikinci oyunda yeniden yaşanması gereken bir süreçti. Sonuç olarak, şu an için kesitler beni rahatsız etmiyor. Görev ve keşif anlarının tadını çıkarıyorum.
Kojima’nın Yazım Tarzı ve Oyun Kurgusu
Hideo Kojima’nın oyun yazımı, genellikle derin ve karmaşık hikayeler sunmayı hedefler, ancak bu yaklaşım bazen oyuncular için zorlayıcı hale gelebilir. Death Stranding 2‘de yaşanan kesit sorunları, Kojima’nın yazımında belirli bir tutarsızlık ortaya koyuyor. Sonuç olarak, bu yazım tarzı ve oyunun genel yapısı, bazı oyuncuları kızdırarak, oyunun değerini düşürüyor.
Bununla birlikte, Kojima’nın tasarım dehası, açık dünya mekânlarının zenginliği ve keşif anlarından alınacak haz için yeterince tatmin edici. Oynanış açısından, haritanın özgürce keşfi ve görevlerin çeşitliliği, oyunculara yeni deneyimler sunuyor. Ancak, bunun yanında gelen kesitlerin gereksiz uzunluğu, bu deneyimi gölgede bırakıyor.
Kısaca, Death Stranding 2, oyun dinamikleriyle güçlü bir deneyim sunarken, uzun kesitler ve zayıf yazım ile oyuncuları yoran bir yapım haline geliyor. Oyun, keşif ve yaratma hissiyatını seven oyuncular için cazip olabilir, ancak kesitlerin sıklığı ve uzunluğu, birçok kişiyi hevesinden alıkoyabilir.
Oyun Haberleri | Oyun Şifreleri | Güncellemeler | Kısayollar – 1


