Yeni Supergirl filmi, Superman’in kuzeni Kara’nın (Milly Alcock) galaksiler arası macerasını ele alıyor. Film, Kara’nın bir grup insan ticareti yapan korsanın elinde köpeğinin zehirlenmesiyle başlayan çalkantılı hikayesini takip ediyor. Superman gibi, Kara’nın da düşmanlarıyla başa çıkma konusunda pek bir sorunu yok; özellikle Krypto’yu kurtarmak için savaştığında. Ancak, yolda ona eşlik eden yetim kız (Eve Ridley) yüzünden Kara, iyi bir örnek olmaya çalışıyor.
Yönetmen Craig Gillespie ve senarist Ana Nogueira’nın imzasını taşıyan Supergirl, hayvanların çaresizliği ve müzik seçimleri gibi unsurlarıyla, Gunn’ın önceki projelerini andırıyor. Kara’nın uzayda kötü bir gemide dolaştığı sahneler, Marvel’ın Guardians of the Galaxy serisinden fırlamış gibi görünüyor. Nogueira’nın kurguladığı mizah anlayışı, filme yeni karakterler katan bir matruşka gibi işliyor; bunlardan biri de, çizgi romanlara sadık kostümüyle Jason Momoa’nın canlandırdığı hedefsiz ödül avcısı Lobo.
Supergirl karakterinin Superman’dan farklı hissettirilmesinde zorluklar yaşıyor. Kara, az çok acımasız ve karamsar bir bakış açısına sahip, ancak nihayetinde yine de başka bir dayanıklı uzaylı. Filmde, Kara sık sık güçsüz kalıyor. Ancak, ikinci sahnede birkaç adam tarafından dövülürken, stüdyonun hikayeyi daha ilginç hale getirme planının eksik olduğu hissine kapılıyorsunuz.
Gunn’ın “yarım yamalak bir senaryo üretmeyecekleri” konusundaki ısrarı göz önünde bulundurulduğunda, Supergirl’ün genel havası hayal kırıklığı yaratıyor. Bu film, stüdyonun DCU için gelecekteki planlarını sorgulamamıza neden oluyor. Supergirl, Gunn’ın daha alt profilli karakterleri kullanarak yeni bir evren yaratma çabasının temellerini atmayı umuyor. HBO’nun Peacemaker serisinde birkaç şeyin nasıl çalışabileceğini görsek de, büyük ekranda nasıl uygulanacağı belirsiz.
Birçok sorunu olan Supergirl, DC’nin ikonik kahramanlarından Batman ve Wonder Woman gibi daha tanınmış karakterlerin yeniden versiyonlarını tanıtmadan önce, Green Lantern ve bir Clayface filmi üzerinde çalışmayı önceliklendirdiği için Gunn’ın kararlarını sorgulatıyor. WBD, Matt Reeves’in The Batmaninin devam filmini çıkarmayı planlıyor ama Gotham’un hayranları, Supergirl’ün bekleneni verememesi durumunda yeni bir Bane ya da Deathstroke filmine ilgi duyacaklar mı?
DCU’nun gelişimi, Sony’nin örümcek evrenindeki karışıklıklardan etkilenmiş gibi görünüyor. WBD’nin Paramount Skydance ile birleşmesi, DCU’nun Gunn’ın orijinal planlarına uygun olarak bir araya gelip gelemeyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor. Gelecek yıl çıkacak Man of Tomorrow belki durumu daha iyi bir yöne yönlendirebilir, ama DC’nin bir kez daha benzer bir film üretme olasılığı daha yüksek gibi görünüyor. WB, bu konuda krize girmesiyle bilinmesine rağmen, belki de bu kez doğru adımları atma şansı kalmadı mı?

