Almagul Menlibayeva ve “Posthuman Matter: The Map of Nomadizing Reimaginings #3”
Almagul Menlibayeva, Kazak sanatçının son büyük ölçekli eseri, Hamburg’daki VRHAM! Dijital & Immersive Art Biennale‘de sergilendi. Bu eser, Kazakistan ve çevresindeki on iki önemli mekanı, zanaatkarlar tarafından el dokuması bir harita ile görselleştiriyor. Harita, yerin altındaki video ekranlardan yayılan tuhaf görüntülerle eşleştirilmiş şekilde tasarlanmış, bu da izleyicilere mekanların geçmişine dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Menlibayeva’nın çalışması, zanaatı ve dijital teknolojiyi estetik bir şekilde harmanlayarak, Orta Asya’nın alternatif bir kartografisini keşfediyor.
- Almagul Menlibayeva ve “Posthuman Matter: The Map of Nomadizing Reimaginings #3”
- Teknik ve Sanatın Buluştuğu Nokta
- Tarih ve Kaybolan Kültürel Miras
- AI Realism: Qantar 2022
- Yapay Zekanının Kullanımı ve Sanat Yaratma Süreci
- Yapay Zeka, İkili Bir Alet
- Kültürel Yeniden İnşah ve İnsani Hikayeler
- İdeolojik ve Güç Dinamikleri
Teknik ve Sanatın Buluştuğu Nokta
Menlibayeva’nın çalışmaları, yapay zeka ve geleneksel zanaat arasındaki diyalogla şekilleniyor. Bu eserlerinde yer alan videolar, hem gerçek hem de yeniden oluşturulmuş görüntülerle zenginleştirilmiş. Menlibayeva, uzun yıllardır fotoğrafçılık ve çok kanallı video yerleştirmeleri üzerinde yoğunlaşırken, 2022’den itibaren yapay zekayı projelerine dahil etti. Geleneği ve kültürel kimlikleri yeniden canlandırmaya yönelik bir çaba olarak bu teknolojiyi kullanıyor.
Tarih ve Kaybolan Kültürel Miras
Menlibayeva’nın yapay zeka ile ilgili yaklaşımı, yalnızca yüksek teknolojinin cazibesine dayanmaz; daha derin bir tarih ve kayıp ile yüzleşme sahası yaratır. Eski Sovyetler döneminde Kazak göçebelerinin yaşamlarını nasıl etkilediğini hatırlatan Menlibayeva, bu dönemin trajik hikayeleri üzerine yoğunlaşıyor. Sovyet yönetimi altında toplumsal yaşamın nasıl yok edildiği, onun sanatının temel taşlarını oluşturuyor.
AI Realism: Qantar 2022
AI Realism: Qantar 2022, Menlibayeva’nın yapay zeka ile gerçekleştirdiği ilk projelerden biridir. Bu eser, Kanlı Ocak protestolarının ardından oluşan kolektif travmaya yanıt olarak ortaya çıkmıştır. Kazak hükümetinin, bu protestolar sırasında interneti kapatması, Menlibayeva’yı alternatif kaynaklar aramaya itti. Sosyal medya ve arkadaşları ile yapılan konuşmalardan toplanan bilgileri, yapay zeka ile bir araya getirdi ve protesto hikayelerini görselleştirdi.
Yapay Zekanının Kullanımı ve Sanat Yaratma Süreci
Menlibayeva, eserlerinde genellikle kendi çektiği fotoğraflardan veya nesillerden miras kalan nakış motiflerinden başlayarak, bu materyalleri Stable Diffusion, Midjourney gibi platformlarla dönüştürüyor. Videolar için kullandığı araçlar arasında Deforum, Runway ve Kaiber AI yer alıyor. Her bir platformun kendine has avantajları ve kısıtlamaları olduğundan, Menlibayeva sürecini uyarlamak zorunda kalıyor.
Yapay Zeka, İkili Bir Alet
Sanatçı, yapay zekanın yalnızca yeni olanı üretmediğini, mevcut verilerle sınırlı olduğunu düşünüyor. Ancak, kendi imgelerini, mitlerini ve arşivlerini bu sisteme entegre ederek, algoritma ve insan tarihi arasında bir diyalog açıldığını ifade ediyor. Bu bağlamda, Menlibayeva yapay zekayı hem bir araç hem de bir ayna olarak kullanıyor. Yaratılan görüntüler, sadece algoritmanın kodlarını değil, aynı zamanda yaratıcısının tarihini, kültürünü ve gücünü de yansıtıyor.
Kültürel Yeniden İnşah ve İnsani Hikayeler
Menlibayeva, "yapay zekayı insancıllaştırmak", makineleri empatiyi taklit etmeye alıştırmak demek değildir. Bunun yerine, insan hikayelerini, anılarını ve direnişlerini bu sistemlerin mantığına yerleştirmektir. Sanatı, devlet arşivlerinin ve hakim medyanın reddettiği hikayeleri geri kazanma aracı olarak kullanmakta. Menlibayeva, bu süreci gerçekleştirirken, yapay zekanın kısıtlamalarından kaçmak için sürekli bir dönüşüm peşindedir.
İdeolojik ve Güç Dinamikleri
Yapay zekanın demokratik potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, Menlibayeva dikkatli bir tutum sergiliyor. Yapay zeka sistemleri çoğunlukla büyük şirketler tarafından kontrol edildiğinden, bu durum erişim ve güç dinamiklerini de etkiliyor. Bu nedenle, Menlibayeva uzun süredir karşı karşıya kaldığı ideolojik ve tarihsel meselelerle yüzleşmek için yapay zekayı bir araç olarak değerlendiriyor.
Sonuç olarak, Menlibayeva, hem geçmişi canlandırmak hem de geleceğe umut aşılamak amacıyla sanatını geliştirirken, yapay zekanın çok yönlü yapısını eserlerinde yansıtmaktadır. Bu süreç, insan hikayelerinin ve kültürel mirasların korunmasına dair güçlü bir ses sunmaktadır.


