Capcom, 2026’nın ortalarına geldiğimiz bu dönemde oyun dünyasında büyük bir başarı serisi yakaladı. “Resident Evil: Requiem”, “Monster Hunter Stories 3: Twisted Reflection” ve “Pragmata” gibi oyunlarla dikkat çekti. “Street Fighter 6” gibi diğer başlıklar da lansman sonrası içeriklerle başarılı bir şekilde devam ediyor. Peki, Capcom’un bu başarısının sırrı nedir?
Takım Odaklı Strateji
Capcom’un COO’su Haruhiro Tsujimoto ve kuruluşun kurucusu Kenzo Tsujimoto, firmanın başarısında takım öncelikli bir yaklaşımın çok önemli olduğunu belirtiyor. Geçmişte, bir oyunun başarısı genellikle tek bir geliştiriciye bağlıydı. Eğer o kişi yeni bir oyun üretmezse, serinin geleceği tehlikeye giriyordu. Bu, seriyi belirli bir yaratıcının fikirlerine bağlı hale getiriyordu.
Değişim Süreci
Capcom, hissedarlarına karşı sorumluluklarını gözden geçirmeye başladığında, bu durum değişti. Şirket, bireysel odaklı geliştirmeyi bırakıp, takım odaklı projelere yöneldi. Tsujimoto, “Her oyunun sıfırdan yeniden inşa edilmesi gerektiğini düşünmeye başladık. Bu süreçte satışların geçici olarak düşmesini umursamadık, çünkü takım tabanlı geliştirme ile Capcom büyük bir dönüşüm yaşadı.” diyor.
Takım Çalışmasının Avantajları
Capcom’un geçmişte ünlü isimler tarafından yönetilen birçok oyunu vardı, ancak “Resident Evil 7″nin 2017’deki çıkışıyla birlikte, takım odaklı bir anlayışa geçiş yaptılar. Bu değişiklik, sadece bir kişinin yaratıcılığına dayanan projelerin risklerini de azalttı.
- Geliştirici bağımlılığı azaldı.
- Her oyun yeni bir başlangıç olarak ele alındı.
- Takım çalışması, yaratıcılığı teşvik etti.
Capcom’un bu modern yaklaşımının, oyun endüstrisinde nasıl bir etki yarattığını düşünmek ilginç. Sizce hangi oyun stüdyoları benzer bir değişimi benimsemeli?


