Çalışan eğitiminde nasıl bir yaklaşım benimsediniz? Çalışanlarınızın hangi yüzdesi yapay zekâ üzerine eğitildi?
Kullanıcılarınızı büyük ölçüde eğittiniz mi yoksa kimlerin eğitime ihtiyacı olduğunu belirlemekle mi uğraşıyorsunuz?
Generatif yapay zekâda en büyük geri dönüşü nerede buldunuz?
Gelecekte generatif yapay zekâ ve agentik yapay zekânın en çok hangi alanlarda faydalı olacağını düşünüyorsunuz?
- Çalışan eğitiminde nasıl bir yaklaşım benimsediniz? Çalışanlarınızın hangi yüzdesi yapay zekâ üzerine eğitildi?
- Kullanıcılarınızı büyük ölçüde eğittiniz mi yoksa kimlerin eğitime ihtiyacı olduğunu belirlemekle mi uğraşıyorsunuz?
- Generatif yapay zekâda en büyük geri dönüşü nerede buldunuz?
- Gelecekte generatif yapay zekâ ve agentik yapay zekânın en çok hangi alanlarda faydalı olacağını düşünüyorsunuz?
Çalışan eğitiminde nasıl bir yaklaşım benimsediniz? Çalışanlarınızın hangi yüzdesi yapay zekâ üzerine eğitildi?
Yapay zekâ eğitimi konusunda, yaklaşımın katmanlı bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Temel olarak, çalışanları üç ayrı grupta değerlendiriyoruz. İlk olarak, generatif yapay zeka ve makine öğrenimi gibi konularda derinlemesine bilgi sahibi olan araştırmacılardan oluşan küçük bir grup var. Bu grubun yanında, ürün organizasyonumuzda yer alan kullanıcılar bulunuyor. Bu kullanıcılar, yapay zekâ araçlarını nasıl kullanabilecekleri üzerine çalışıyorlar. Üçüncü grup ise, genel personelden oluşuyor.
Eğitim çalışmalarımız, özellikle Copilot kullanımına ve bununla ilişkili genel araçların kullanımına odaklanıyor. Ayrıca veri koruma gibi konularda da eğitim veriyoruz. Eğitim yoğunluğu, katmanlı bir şekilde düzenleniyor; bu nedenle teknik bilgi ve genel kullanıcı deneyimi üzerine farklı içerikler sağlıyoruz. Bu sürecin içinde, çalışanların uygulama geliştirme aşamasında aktif şekilde yer alması için pilot projeler de yürütüyoruz.
Kullanıcılarınızı büyük ölçüde eğittiniz mi yoksa kimlerin eğitime ihtiyacı olduğunu belirlemekle mi uğraşıyorsunuz?
Bu aşamada, kullanıcılarımıza yönelik eğitim ihtiyacını belirlemek için çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle Chicago’daki Advanced Analytic Resource Center (AARC) aracılığıyla erken kariyer dönemindeki yeni mezunları şirketimize katmak için yapıyı oluşturuyoruz. Bu eğitim programı, çalışanlarımıza ihtiyaç duyduğumuz araçlar ve teknikler hakkında yapılandırılmış bir eğitim veriyor. İki yıllık bir gelişim döngüsü sonrası bu bireyleri iş alanlarına yerleştiriyoruz.
Bu program, makine öğrenimi ve generatif yapay zeka üzerine derinlemesine bilgi edinebilecekleri bir ortam sağlıyor. Şirket olarak, hangi çalışanlarımızın eğitime ihtiyaç duyduğunu belirlemek için incelemeler ve analizler yapıyoruz. Düşük riskli ve teknik bilgi gerektiren alanlarda eğitimler düzenleyerek hem süreçlerimizi hem de bu eğitimlere katılan çalışanlarımızın sektördeki yerlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Generatif yapay zekâda en büyük geri dönüşü nerede buldunuz?
Generatif yapay zeka ile ilgili geri dönüş oranlarını belirlemek için Gartner Hype Cycle modelini göz önünde bulundurabiliriz. Şu anda, aşırı beklentilerin düştüğü ve gerçekliğin ortaya çıktığı bir noktadayız. Bazı şirketler, bu tekniği oldukça cüretkâr bir şekilde uyguluyor. Ancak, bankacılık sektörü gibi daha düzenlenmiş endüstrilerde, dikkatli ve düşünceli bir yaklaşım benimsemek zorundayız.
Bu bağlamda, generatif yapay zekâdan elde edilecek en büyük geri dönüşlerin, süreç optimizasyonunda kullanılabilecek veriler ve müşteri deneyimini artıracak otomasyonlar olduğunu düşünüyorum. Bankacılık gibi karmaşık hizmetlerin sunulduğu sektörlerde, yapay zekânın doğru bir şekilde konumlandırılması ve uygulama alanları oluşturulması kritik öneme sahip. Bu sayede, hem hizmet kalitesini artırabilir hem de müşteri memnuniyetini yükseltebiliriz.
Gelecekte generatif yapay zekâ ve agentik yapay zekânın en çok hangi alanlarda faydalı olacağını düşünüyorsunuz?
Gelecek birkaç yıl içinde generatif yapay zekânın önemli yerlerden biri, çağrı merkezleri olacaktır. Müşteri deneyimini iyileştirmek amacıyla mobil uygulamalar, web deneyimi ve çağrı merkezi deneyimi arasındaki etkileşimi artırmak büyük önem taşıyacak. Çağrı merkezlerinin tamamen ortadan kalkacağını düşünmüyorum; çünkü finansal ürünler karmaşık yapılar içeriyor ve genellikle müşterilerin bir yetkili ile görüşmesi gerekiyor.
İkinci olarak, genel müşteri deneyimi geliştirmeleri yapılandırılmalı. Müşteri ile etkileşim süreçlerini yapay zeka ile destekleyerek, onların ihtiyaç ve taleplerine daha hızlı ve etkili cevap verebiliriz. Üçüncü olarak, marka ve pazarlama alanında yapay zekânın sağladığı verimlilik artışını görmekteyiz. Discover gibi büyük markalar, pazarlama ve medya içeriklerinde yapay zekâ teknolojilerinden faydalanarak süreçlerini daha verimli hale getirebilirler.
Sonuç olarak, generatif yapay zeka ve agentik yapay zeka, hem müşteri hizmetlerinde hem de marka yönetiminde önemli dönüşümler yaratacak ve sektördeki rekabet avantajını artıracaktır.


