Vincent Baile, 30 yaşında bir Niçois ve « Galerie Mont-Blanc » adlı girişimin kurucu ortaklarından biridir. Yaklaşık birkaç gündür ailesiyle birlikte Dubaı’da tatil yapmaktadır. Dubaı’nın doğal simgelerinden biri olan The Palm’da bulunan bir otelde konaklamaktadır. Ancak geçtiğimiz Cumartesi günü bu ikonik ada, bir saldırıya maruz kalmıştır. Vincent, bu pazar sabahı yaşadıklarını bizimle paylaştı.
Vincent, sakin bir sesle konuşmasına rağmen, kaygısını gizleyemiyor. « Biz Fairmont’tan çok uzakta değiliz; oraya dün bir saldırı düzenlendi, » diyor.
Dünyanın Gözbebeği Dubaı’da Korku
Dubaı’nın acil yardım ekipleri, saldırının ardından otelde çıkan yangının kontrol altına alındığını açıkladı. Ancak dört kişi yaralanmış ve hastanelere kaldırılmıştır. « Gece yarısına kadar devam etti, » diyor Vincent. « Sabah saatlerinden itibaren patlama sesleri devam ediyordu. Her yerden gelen derin sesler, pencereleri titretiyor. Oldukça endişe verici. »
Dikkatli Olunması Gereken Tavsiyeler
Vincent, The Palm’dan kaçışın sadece bir yol üzerinden olabileceğini ve bu yolun geçilmesinin 20 dakika sürdüğünü belirtiyor. « Bize çölde veya ülkede yerleşim yerleri olmayan kuzey bölgelerine gitmemiz önerildi. Birkaç seçeneğimiz var. Elçilik, içeride kalmamızı tavsiye etti. Bu konu hakkında daha fazla bilgiye sahip değiliz, » diyor.
Vincent, pazar günü saldırıların yüksek bir yoğunlukta meydana geldiğini ifade ediyor: « Her yarım saatte bir, 45 dakikada bir oluyor. Her yandan geliyor. Bulunduğumuz yerden bir kaç duman bulutu görebiliyoruz. Biz Fransızlar için böyle bir deneyim yaşamak oldukça garip. »
Geçmişteki Korkutucu Deneyimlerin Gölgesinde
Vincent, normalde İsviçre’de yaşamaktadır ve daha önce 2004’teki tsunami, Filipinler’deki deprem ve 2016’da Nice’teki terör saldırısı gibi trajik olaylar yaşamıştır. « İlk kez bu durumu hissettiğimiz zaman, geçen gün gündüz saatlerinde plajdaydık ve bir ses duyduk. İlk başta bu ses, Nice’teki gün ortası top atışı gibi gelmişti. Diğer plajdakilerle birlikte endişeyle birbirimize bakıştık, » diye anlatıyor.
Belirsizlik ve Panik
Gün içerisinde 14 ile 18 saatleri arasında bir sessizlik olduğunu ifade eden Vincent, « 19:30 civarlarında bir iş toplantısındaydım. O anda gerçekten saldırılar başlamıştı. Otele döndüm ve Palm’daki bir otelin attack edildiğini duydum. Hangi otel olduğunu bilmiyordum, » diyerek olayın ciddiyetini aktarıyor.
Ailesinin daha sonra bir alarm mesajı aldığını ancak o sırada bir patlama olduğunu belirtiyor: « Mesajı aldığımızda artık çok geçti. »
Dubaı’nın İki Yüzü
Pazar sabahı, valizlerinin henüz yapılmadığını kaydeden Vincent, ailelerinin su gönderdiğini belirtiyor. Otelin durumu ise içlerini rahatlatmak amacıyla normal devam ediyormuş gibi görünmeye çalışıyor. « Otel, bu durumu sanki hiç olmamış gibi taklit ediyor. Ne kadar bir şey bildiğimden emin değilim ama sanırım burada tek çare Titanic’teki müzisyenlerin yaptığı gibi devam etmek; afallamadan. »
Vincent, Dubaı’da « iki tür insan var » ifadesini kullanarak, « panik yapanlar ve hayatın devam ettiği düşünenler. » Etrafındaki dostları ise şehri boş bulduklarını söylüyor.
Sonuç olarak, Vincent ve ailesi, Palm Adası’nın sembolik öneminden dolayı İranlıların potansiyel bir hedef olarak görmelerinden endişe ediyorlar.


