EN İYİ DRAMA DİZİLERİ
Dizi dünyası, izleyicilerin kalbini kazanmak için sürekli mücadele etmektedir. Her yıl, drama dizileri arasında en iyi olanları seçmek oldukça zor bir görevdir. Bu yazıda, en çok dikkat çeken drama dizilerine göz atacağız. İzleyiciler arasında popüler olan bazı diziler, farklı bakış açıları ve konular sunarak geniş bir kitleye hitap ediyor.
Severance, izleyicileri etkileyen ilginç bir yapım. Ancak, kişisel olarak karakterlere fazla bağlanamıyorum. The Diplomat hoş bir gösterim sunmasına rağmen, ödül için aday olmayı gerektirecek kadar etkileyici değil. Paradise, harika bir konsepte sahip, fakat bu fikir açığa çıktığında, dizi biraz sıradanlaşmış gibi hissettirdi. The Last of Us, önceki sezonla kıyaslandığında farklı bir dizi haline geldi. Alberto Pascal’a olan ilgim, Bella Ramsey’den daha baskın oldu.
The White Lotus, benim için bu yılın en unutulmaz anlarını içeriyor. İki kardeş arasındaki etkileşim, yılın en iyi sahnelerinden biriydi. Mike White’ın insanların bir diziyi izledikten sonra tartışabilmesi için yaptığı katkılara hayran kaldım. Her yıl Slow Horses için oy verebilirim; bu dizide beğenmediğim hiçbir şey yok. Ancak, bu yılki tercihim, The Pitt ve Andor arasında kalmak zorunda kaldım. The Pitt‘in ilk bölümünü izledikten sonra hemen bağlandım. Bazı izleyiciler bu diziyi ER‘nin yeniden yapımı olarak görüyor, fakat ben casting’in mükemmel olduğuna inanıyorum.
Katherine LaNasa’nın aday gösterilmesinden mutluyum; bunun yanı sıra, Fiona Dourif ve Taylor Dearden‘ı izlemek büyük bir keyifti. Noah Wyle‘ın gösterdiği derinlik, beni oldukça şaşırttı. The Pitt‘in ikinci sezonunu sabırsızlıkla bekliyorum, fakat benim oyum Andor‘a. Tony Gilroy’un yaptığı iş, son derece olağanüstü. Otoriterliğe karşı bir isyanın nasıl doğduğunu ve bunun için nelerin göze alındığını öyle etkileyici bir şekilde sundu ki, izlerken kendimi kaybetmemek elde değil.
EN İYİ KOMEDİ DİZİLERİ
Komedinin incelikleri, izleyicilerin kahkahalarını artıran unsurlar içermektedir. The Bear zekice yazılmış bir dizi olsa da, tam anlamıyla bir komedi olarak değerlendirilemez. Only Murders in the Building her yıl aynı hikaye etrafında dönüp dolaşırken, Shrinking önceki sezonuna göre daha zayıf kaldı. Hacks, geçmişe dönerek karakter çatışmalarını yeniden ele alarak beni etkiledi.
Nobody Wants This, belirli klişeleri barındırmasına rağmen çok sevimli bir dizi. What We Do in the Shadows ise her bölümde beni güldürüyor. Abbott Elementary‘yi de seviyorum; geçmişte bu diziye oy verdim çünkü ağ işlerine önem vermek, bizim sektörümüz için faydalı. Ancak bu yılki seçimim The Studio oldu. Dizi, sektörü çok iyi bir şekilde eleştiriyor ve son iki bölümdeki Bryan Cranston ile klasik hale geldi.
EN İYİ SINIRLI VEYA ANTOLOJİ DİZİLERİ
Michelle Williams‘ı seviyorum fakat Dying for Sex benim için pek etkileyici olmadı. Black Mirror, bazı bölümleriyle değişkenlik gösterirken, Rashida Jones’un performansı şöyle bir parladı. Ryan Murphy’nin şovları genellikle hoşuma gitmez, ancak Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story hoş bir çalışmaydı. The Penguin de iyi bir yapım; ancak bu kategoride beni en çok etkileyen Adolescence oldu.
Bu dizi, benim için yukarıda sayılanların hepsinden farklı bir düzlemde. Her açıdan mükemmel bir televizyon yapımı. Yürek burkan hikayesi ve derin karakter analizleriyle beni çok etkiledi. Stephen Graham’ı her zaman sevmişimdir, ama bu karakteri beni hayrete düşürdü. Owen Cooper gibi bir yetenek bulmak benim için ise büyük bir sürprizdi.
EN İYİ TALK SHOW DİZİLERİ
Talk show’lar, toplumsal meseleleri ele alırken izleyicilere hem bilgilendirici hem de eğlenceli içerikler sunuyor. The Daily Show‘u yalnızca Jon Stewart’ın sunduğu günlerde izliyorum. Diğer günlerde ise Jimmy Kimmel Live! ve The Late Show’u takip ediyorum. Kimmel, cesaretle meselelerin üzerine gittiği için büyük bir hayranlıkla izliyorum.
Bu yıl, The Late Show için oy vermek istiyorum. Bunun nedeni, Paramount’un Colbert üzerindeki baskıları ve bunun Trump’a yönelik bir “cevap” olmasından kaynaklanıyor.
EN İYİ YAZILI ÇEŞİTLİ DİZİLER
Sahne arkasındaki dünyayı ele alan dizilerin sayısının az olması üzücü. Saturday Night Live’ın 50. sezonunu pek beğenmedim, hiç de beklediğim gibi bir birleşim olmadı. Last Week Tonight, haftanın her gününde son derece zekice mizah yaratıyor. John Oliver, gündeme dair cesur bir üslup sergiliyor ve bu onun başarılı olmasının başlıca nedeni.
Last Week Tonight ile ilgili dikkat çeken bir bölüm, küçük bir beyaz eşyacının yeniden markalaşma macerasını konu alıyordu. Bu tür yaratıcı içerikler, izleyiciyi ekran başına kilitlemek için önemli bir detay.
Dizi ve filmler dünyası sürekli evriliyor ve izleyicilerin talepleri de bunu dikte ediyor. Her yapım kendi ayaklarının üzerinde durarak izleyicilere farklı deneyimler sunabilmekte. Kimi diziler izleyicilerin ruh hallerine dokunurken, kimileri onları kahkahalara boğuyor. Bu dinamik yapının içinde, her yıl bu çalışmalara ödüller vermek, sektörü bir adım ileriye taşımakta.


