Giriş
Teknoloji ve girişimcilik dünyasında, genellikle benimsenmiş bir senaryo bulunuyor: Bir girişim fikri bulmak, şirketin belirli bir kısmını satıp risk sermayesi toplamak, satış yapmak, daha fazla risk sermayesi toplamak ve yine satış yapmak. Bu süreci, şirket halka arz edilene veya bir büyük yatırımcı tarafından satın alınana kadar devam ettirmek gerekmektedir. Ancak, bu döngüden kaçmak mümkün mü?
Sürdürülebilir Büyüme Yaklaşımı
Pukar Hamal, SecurityPal AI’nin kurucusu ve CEO’su, bu soruyu sormaya başladı. 2021 yılında 21 milyon dolarlık A Serisi yatırım aldıktan ve bir yıl sonra neredeyse tüm parayı bitirmek üzereyken, bu yeni bir yol izlemek gerektiğine karar verdi. Hamal, şirketini kârlılığa odaklanacak şekilde yapılandırarak, yavaş ama sürdürülebilir bir büyüme sağlamak istedi.
Hamal, Mart 2020’de şirketi kurduğunda, daha önce kurduğu ve bir acqui-hire ile satılan diğer girişiminden edindiği tecrübelere dayanarak hareket etti. İlk girişiminde, ürün-pazar uyumunu beklemeden bir sermaye topladığını ve bunun büyük bir hata olduğunu düşündüğünü belirtti. Bu kez, SecurityPal’ın 1 milyon dolar yıllık tekrarlayan gelir (ARR) seviyesine ulaşmasını bekledi, ardından ilk ve tek olan A Serisi yatırımını topladı.
SecurityPal’ın Vizyonu
SecurityPal, yapay zeka kullanarak, büyük ölçekli işletmelerin IT sözleşmeleri imzalarken gerekli güvenlik incelemelerini hızlandırmaya yardımcı olan bir platformdur. Güvenlik gözden geçirmesini, aylar yerine günler veya hatta saatler içinde tamamlayarak şirketlerin bu süreçte zaman ve maliyet tasarrufu yapmasını sağlıyor. Airtable, Figma, LangChain ve Grammarly gibi büyük müşterilere hizmet veriyor.
Ancak 2022’de Hamal, bir krizle karşı karşıya kaldı. Faiz oranları arttı ve risk sermayesi piyasalarını sarstı. Daha fazla fon toplamak zorlaşacaktı. Hamal, “Büyük miktarda sermaye harcıyorduk. 14 ay içinde paranın bitmesi söz konusuydu.” dedi. Bu durum, onu büyük ölçüde harcama kısıntısı yapmaya zorladı ve bu da bir büyük işten çıkarmaya yol açtı. Bu deneyim, onun daha farklı bir yol izlemesine neden oldu.
Daha Farklı Bir Yaklaşım
Hamal, şirketin finansal durumunu iyileştirmek ve nakit akışını dengede tutmak için çalışmalara başladı. “Nakit akışı pozitif kârlılık hedefleyerek, şirketin nefes alma süresini uzattık,” diye ekledi. 2025 yılına gelindiğinde, yapay zeka odaklı girişimler için risk sermayesinin yeniden akmaya başladığını belirtiyor. Ancak, SecurityPal, bir daha yatırım almamayı tercih etti. Bunun nedeni, risk sermayesinin kendi bedeli olduğunu anlamasıydı.
Hamal, “Daha fazla sermaye topladıkça, daha fazla beklenti artıyor, şirketin kontrolünü kaybetme riski doğuyor ve işe alım konusunda baskı altında kalıyoruz.” diye vurguladı. Risk sermayesinin büyümeyi önceliklendirdiğini belirtti; bazı yatırımcılar, gelirin artmasını marjların iyileşmesinden daha önemli buluyor. Bu durum, şirkete daha fazla zarar verme riskini artırıyor.
Dayanıklı Büyüme Hedefi
Hamal, SecurityPal için “dayanıklı büyüme” hedefliyor. Hızlı satışların, müşterilerin ürünleri kullanmamasına ve yenileme zamanında churn yaşamasına neden olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurarak, sınırlı dağıtım yapacak şekilde bir yaklaşım izliyor. Yavaş ama sağlam bir yıllık tekrarlayan gelir ile sağlıklı brüt marjlar ve iyi nakit toplanmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Hamal, risk sermayesini tamamen reddetmediğini belirtirken, diğer girişimlerin de hızla büyüme ihtiyacını karşılamak için fon toplamaya devam etmesi gerektiğini kabul ediyor. SecurityPal için başka bir yatırım turunu düşünmediğini, ancak daha fazla girişimcinin yavaş büyüme alternatiflerini düşünmelerini istediğini vurguladı.
Sonuç
Hamal’ın hikayesi, teknoloji dünyasında alışılmışın dışında bir yaklaşımın mümkün olduğunu kanıtlıyor. Girişimcilerin büyük yatırımcıların beklentilerine uymadan, daha sürdürülebilir ve kârlı bir büyüme stratejisi benimseyebileceği açık. Bu, hem girişimciler hem de yatırımcılar için önemli dersler sunan bir deneyim.


