Uzayda yıldızların fırlattığı gaz ve tozdan oluşan bulutlar vardır. Güneş sistemimiz 4,6 milyar yıl önce böyle bir moleküler buluttan oluşmuştur. Güneş sisteminin oluşumu sırasında toz parçacıklarının çoğu yok edildi, ancak ilkel meteorlarda küçük bir miktar korundu. Bu parçacıklara Güneş Sistemi’nden daha eski oldukları için Güneş Öncesi Tanecikler adı veriliyor.
Bu taramalı elektron mikroskobu görüntüsü, 1969’da Avustralya’ya düşen Murchison göktaşından elde edilen silisyum karbür (SiC) gibi bir taneciği gösteriyor. Görüntüdeki ölçek çubuğu 1 mikrondur (metrenin milyonda biri).
Araştırmacılar, kökenini belirlemek için tahılın fiziksel özelliklerini inceledi. Karbonun iki kararlı izotopu vardır; ¹²C ve ¹³C; güneş sisteminde meydana gelen süreçlerin bir sonucu olarak aralarındaki oran neredeyse hiç değişmeden kalır. Ancak yıldızlardaki nükleosentetik süreçler, ¹²C/¹³C oranlarının 1’den 200.000’in üzerine çıkmasına neden olur.
Bu taneciğin kökeni Güneş Sistemi’nden olsaydı ¹²C/¹³C oranı 89 olurdu. Ancak bu taneciğin ¹²C/¹³C oranı yaklaşık 55,1’dir, bu da onun yıldız kökenli olduğunu gösterir. Taneyle ilgili diğer bilgilerle birlikte bu ilişki, onun 4,6 milyar yıldan fazla bir süre önce yaşam döngüsünün sonuna gelmiş ve bol miktarda toz üretip uzaya püskürten, asimptotik dev dal yıldızı adı verilen bir yıldız türünde oluştuğunu gösteriyor.
Bilim insanları meteorlarda elmas, grafit, oksitler ve silikatlar da dahil olmak üzere başka güneş öncesi tanecik türleri keşfettiler. Resimde görülene benzer güneş öncesi taneler, araştırmacıların yıldızlardaki nükleosentezi, yıldızlardaki farklı katmanların karışımını ve yıldız püskürmesini ve bir galakside elementlerin bolluğunun ve bunların izotoplarının zaman içinde nasıl değiştiğini anlamalarına yardımcı olur.
Bu keşfin yıldızların evrimini ve Güneş Sisteminin oluşumunu anlamanın yanı sıra galaksimizin tarihini incelemek açısından da büyük etkileri var.


