Ukrayna’nın Hava Savunma Stratejisinde Yeni Bir Dönem: Skyshield
Ukrayna’nın Batı ittifakları, dron ve füze saldırılarına karşı ülkenin batı hava sahasını savunmak amacıyla kendi hava kuvvetlerini kullanma olasılığını değerlendiriyor. Al Jazeera’nın bildirildiğine göre, bu görüşmelerle ilgili bilgilere sahip kaynaklar, bu planın Skyshield olarak adlandırıldığını ifade ediyor. Skyshield, ilk kez NATO uçaklarının ve pilotlarının Ukrayna hava sahasına girmesini gerektirebilir ve bu da Rusya’ya karşı güçlü bir siyasi mesaj gönderir.
Skyshield planı, her türlü ateşkesten sonra uygulamaya konma olasılığı taşırken, aynı zamanda askeri şartlar altında da işlevsel bir şekilde kurgulanmıştır. Cambridge Üniversitesi’nin Coğrafya Merkezi’nde hibrit savaş üzerine uzman olan Victoria Vdovychenko, “Bu öneri, Birleşik Krallık ve Fransa tarafından ciddiyetle ele alınıyor,” diyor. Alman ve İtalyan müttefiklerin de durumdan haberdar olduklarını belirten Vdovychenko, bazı ortakların karar alma mekanizmalarında hâlâ belirsizlik yaşadığını ekliyor.
Skyshield Planının Arka Planı
Skyshield, Ukraynalı düşünce kuruluşu Price of Freedom tarafından oluşturulmuş ve Lesya Orobets tarafından ortaya konulmuştur. Orobets’in fikri, bir hava savunma krizi sırasında ortaya çıkmıştır. Geçen yıl ABD’deki Cumhuriyetçi milletvekillerinin, Ukrayna’ya 60 milyar dolarlık yardım paketinin geçişini ertelemesi üzerine, Ukrayna Hava Kuvvetleri’nin lideri ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Füze krizi içindeyiz. Yeterince interceptor yok,” yanıtını almıştır.
Skyshield, 120 Avrupa uçağının Ukrayna’nın sivil altyapısını ve Karadeniz ile Dunav üzerindeki ihracat koridorlarını korumak üzere konuşlandırılmasını öneriyor. Bu sayede, Ukrayna Hava Kuvvetleri, ülkenin doğusundaki çatışmalı bölgeler için daha fazla odaklanma fırsatı bulacak. Orobets, koruma alanının en az 200 kilometre genişliğinde olacağını belirtiyor.
Avrupa jetleri, komşu ülkeler olan Polonya ve Romanya‘da konuşlanacak ve seyir halinde hem Dnipro‘nun batısında hem de Kıyiv’in iki yanını koruyacak şekilde uçacak.
Yüksek Riskli Bir Strateji
Batılı komutanlar, bu planın olası maliyetleri, kayıpları ve askeri yansımaları üzerine endişe taşımaktadır. Hava görevi saatlik masrafları, bir F-16 için 28.000 dolardan, dördüncü nesil Rafale jetleri için ise yaklaşık 45.000 dolara kadar çıkmaktadır. Yunan Hava Kuvvetleri’nden Albay Konstantinos Zikidis, bu maliyetlerin yanında, teknisyenler ve pilotlar için değişim ücretlerinin de eklenmesi gerektiğini belirtiyor. Bu durumun oldukça yıpratıcı olabileceğine dikkat çekiyor.
Aynı zamanda Zikidis, hava savunma sistemlerinin etkinliğinin abartıldığını savunuyor. "Hava araçları, seyir füzelerini takip etmek amacıyla tasarlanmış değil. Ancak verilen koordinatlarla hareket edebilirler," diyor.
Avrupa ülkeleri, Türkiye’nin de kullanıldığı AWACS gibi hava radar sistemlerine sahip değil. Ukraynalı pilotlar, önceki kayıpların olduğu durumlarda hava-hava füzeleriyle bazı Rus füzelerini düşürebildi. Ancak bu, daha geniş bir radar ağı gerektiriyor.
Uygulanan Patriot ve Samp-T uzun menzilli hava savunma sistemleri, sadece büyük urban merkezler için yeterli tanımlandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy, 4 Mayıs itibarıyla Rusya’nın bir haftada 1.200’den fazla uzun menzilli kamikaze drone ve 10 füze gönderdiğini belirtti.
Baskının Sürekliği ve Askeri Sonuçlar
Rusya, sivil ve sanayi altyapısını hedef alarak saldırılarını artırmaya devam ediyor. Putin, bu yıl 8.000-10.000 drone üretimi hedefliyor. Bunun yanında, olası bir kayıp durumu, Avrupa hava kuvvetleri için ciddi bir siyasi risk oluşturuyor. Bir pilotun kaybı, hükümetleri sarsabilecek sonuçlar doğurabilir.
Orobets, Skyshield’in önleyici işlevine vurgu yaparak, düşmanı etkisiz hale getirmenin daha az riskli olduğunu savunuyor. Ancak, asıl hedefin Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ni daha derin stratejiler geliştirmeye yönlendirmek olduğu belirtiliyor. Zira Rusya, bu yıl hava bombardımanlarını artırmış durumda.
Son olarak, Skyshield’in stratejik bir hedefi de, Rusya’yla olan askeri dengeleri etkilemektir. Hedef, savaşın seyrini değiştirmek ve gerekirse daha derin operasyonlar gerçekleştirmektir. Bu sayede, direnişi organize eden Ukrayna, air-to-ground bombardımanları ve füzeleriyle daha etkili hale gelecektir.


