
Bir araştırmacı ekibi, gizemli Jüpiter kütleli ikili nesneler (JuMBO’lar) hakkında, gizemli kökenlerine ışık tutan ilgi çekici bir teori önerdi. Kasım ayında The Astrophysical Journal’da yayınlanan çalışma, bu garip gök cisimlerinin oluşumunu açıklamak için “foto erozyon” sürecini araştırıyor.
Sheffield Üniversitesi’nden astrofizikçi ve lisans araştırmacısı Jessica Diamond tarafından Space.com’a yapılan açıklamalara göre JuMBO’lar yıldız çekirdeği olarak oluşmuş ancak büyük yıldızların yoğun radyasyonu nedeniyle kütlelerinden sıyrılmış olabilir. Bu anlayış, ilk kez 2023’te gözlemlenen bu nesnelerin nasıl ortaya çıktığına dair gizemi çözebilir.
Orion Bulutsusu’nda JuMBO’ların Keşfi
2023 yılında James Webb Uzay Teleskobu’nu kullanan gökbilimciler, Orion Bulutsusu Kümesi’nde 42 çift JuMBO tespit etti. Tipik yıldızların veya gezegenlerin aksine, bu nesneler serbestçe yüzüyordu ve ikili çiftler halinde mevcuttu, bu da onların oluşumuyla ilgili tartışmalara yol açtı. Bir ana yıldızın yokluğu ve bunların ikili dosyalar olarak kalıcılığı, geleneksel gezegen ve yıldız gelişim modelleriyle çelişerek bilimsel bir bulmaca yarattı.
Fotoğraf Erozyonunun Rolü
Raporlar Parker ve Diamond’ın teorisinin, büyük O-tipi ve B-tipi yıldızlardan gelen radyasyonun yakındaki yıldız çekirdeklerinin dış katmanlarını sıyırdığı bir süreç olan foto erozyona dayandığını öne sürüyorlar. Bu fenomen, kalan malzemeyi sıkıştırarak birkaç Jüpiter ile karşılaştırılabilecek kütlelere sahip JuMBO’ların oluşumuna yol açar. Parker, Space.com’a, radyasyonun etkisi olmasaydı bu nesnelerin tipik yıldızlar olabileceğini ve onları kahverengi cücelere daha benzer bir şeye dönüştürebileceğini vurguladı.
Gelecekteki Gözlemler ve Doğrulama
Araştırmaya göre yoğun radyasyona sahip bölgeler daha küçük JuMBO’lara ev sahipliği yapacak ve bu hipotezi test etmek için bir araç sağlayacak. Benzer yıldız oluşturan bölgeleri gözlemlemek daha fazla kanıt sunabilir veya bu fikre meydan okuyabilir. Parker, JuMBO’ların kalabalık kümelerde kısa bir ömre sahip olabileceğini belirterek, onların gözlemlerinin gökbilimcilere onları incelemek için geçici bir fırsat sunduğunu öne sürdü.
Bu çalışma, evrendeki yıldız ve gezegen oluşum süreçlerine yeni bir bakış açısı sunarak gök cisimlerini anlamaya yeni bir boyut kazandırıyor.

