Apple TV+: Artık Sadece Apple TV mi? İsim Değişikliği Kafa Karıştırıyor
Teknoloji devi Apple, yayıncılık dünyasında beklenmedik bir hamle yaparak abonelik tabanlı video yayın (SVOD) hizmeti Apple TV+’ın adını sessizce “Apple TV” olarak değiştirdi. Şirket, bu değişikliğin yayın hizmetine “canlı ve yeni bir kimlik” kazandırmayı amaçladığını belirtse de, uzmanlar ve kullanıcılar bu kararın kafa karışıklığına yol açabileceği konusunda endişeli. Özellikle de Apple TV adı zaten mevcut olan bir ürün için kullanılıyorken.
- Apple TV+: Artık Sadece Apple TV mi? İsim Değişikliği Kafa Karıştırıyor
- İsim Değişikliği Duyurusu Brad Pitt’li F1 Filmi Haberinin Gölgesinde Kaldı
- Apple TV ve Apple TV: İkisi Bir Arada mı, Yoksa Karmaşa mı?
- İsim Değişikliği Reklam Destekli Planların Habercisi mi?
- “Artı”dan Kurtulma Trendi: Apple Yalnız Değil
- “Artı” İşaretinin Tarihçesi
İsim Değişikliği Duyurusu Brad Pitt’li F1 Filmi Haberinin Gölgesinde Kaldı
Apple, isim değişikliği duyurusunu, Brad Pitt’in başrolünde yer aldığı Formula 1 filminin yayın tarihini (12 Aralık) açıkladığı bir basın bülteninde yaptı. Bu durum, değişikliğin öneminin yeterince vurgulanmamasına ve kamuoyunun dikkatinden kaçmasına neden oldu. Hatta haberin yazıldığı sırada, “Severance” gibi popüler yapımlara ev sahipliği yapan temel Apple yayın uygulaması hala Apple TV+ logosunu taşıyordu. Bu durum, isim değişikliğinin henüz tam olarak uygulanmadığını veya Apple’ın bu konuda aceleci davranmadığını gösteriyor.
Apple TV ve Apple TV: İkisi Bir Arada mı, Yoksa Karmaşa mı?
İsim değişikliğinin en büyük sorunlarından biri, “Apple TV” isminin zaten bir ürün için kullanılıyor olması. Apple TV, Amazon’un Fire Stick’i ve Roku cihazlarıyla rekabet eden popüler bir bağlantılı TV cihazı. 2007’den beri piyasada olan Apple TV, temel olarak akıllı olmayan bir TV’yi akıllı bir TV’ye dönüştürüyor ve HDMI bağlantısı aracılığıyla yayın videolarına erişim sağlıyor.
Dolayısıyla, “Ted Lasso”yu izlemenin bir yolu artık “Apple TV üzerinden Apple TV” olacak. Bu durum, kullanıcılar arasında ciddi bir kafa karışıklığına neden olabilir. Bir yandan Apple TV cihazıyla bir yayını açarken, diğer yandan Apple TV adlı yayın platformuna abone olmak gerekecek. Bu durum, özellikle teknolojiye çok aşina olmayan kullanıcılar için oldukça karmaşık olabilir.
İsim Değişikliği Reklam Destekli Planların Habercisi mi?
Bu sessiz isim değişikliğinin, gelecekteki hamlelerin bir işareti olabileceği düşünülüyor. Özellikle reklam destekli bir planın yolda olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Apple TV(+), reklamlar aracılığıyla daha ucuz bir kademe sunmayan tek büyük yayın hizmeti konumunda. Oysa Apple’ın bu konuda teknik bir eksikliği yok. Apple TV(+)’ın MLS maçları için kullandığı kardeş yayın hizmetinde, başlama düdüğünden itibaren reklamlar yayınlanıyor. Ayrıca Apple, son birkaç yılda çok sayıda TV reklamcılığı uzmanını işe aldı.
Ancak Apple’ın reklam gelirlerine ihtiyacı olmadığı da bir gerçek. 3,7 trilyon dolarlık piyasa değeriyle Apple, Apple TV+ için reklam gelirlerinden rahatlıkla feragat edebilir. Apple TV+, daha çok Apple One hizmet paketinin değerini artıran bir prestij projesi olarak görülüyor. Paketteki her şey, iPhone satışlarını artırmak için bir yem görevi görüyor. Elbette Apple kârlı bir SVOD hizmeti istemiyor değil. Şirket, Ağustos ayında Apple TV+’ın fiyatını yüzde 30’dan fazla artırarak aylık 9,99 dolardan 12,99 dolara yükseltti. Ancak Apple’ın buna ihtiyacı yok.
“Artı”dan Kurtulma Trendi: Apple Yalnız Değil
Apple, yayın platformundan “artı” işaretini kaldıran ilk şirket değil. ESPN de Ağustos ayında benzer bir hamle yaptı. Yeni ESPN uygulaması (aylık 29,99 dolar), hem ESPN+’ın yerini alıyor hem de almıyor. Yeni doğrudan tüketiciye yönelik uygulama, basitçe “ESPN” olarak adlandırılıyor ve ESPN+’ın tüm içeriğinin yanı sıra ESPN’in çeşitli kablolu TV kanallarının canlı yayınlarını içeriyor. “ESPN+” ise teknik olarak hala bazı kablo sağlayıcıları tarafından sunuluyor ve günümüzde temelde başka bir ESPN kanalı olarak değerlendiriliyor.
Peki ya CNN+? Muhtemelen hatırlamıyorsunuz bile. CNN’in bağımsız ücretli yayın hizmetine yönelik ilk girişimi bir ay bile dayanamadı. Jeff Zucker döneminin ürünü olan ve CNN’in doğrusal akışının canlı yayınını içermeyen platform, CNN’in AT&T’den Warner Bros. Discovery’ye geçişinin kurbanı oldu. Ağ daha sonra doğrusal akışının bir kısmını bağlayarak HBO Max’e taktı ve CNN Max adında bir yayın çabası ortaya çıktı. Ancak bu ürün de şu anda aşamalı olarak kaldırılıyor ve CNN, sadece “CNN” olarak adlandırılacak bağımsız bir yayın aboneliği hazırlıyor.
HBO Max ve Peacock ise, Disney+’ın 2018’de popülerleştirdiği yarım matematik denklemi trendine direnen yayın hizmetleri arasında yer alıyor.
“Artı” İşaretinin Tarihçesi
Apple TV+, Disney+’tan 11 gün sonra piyasaya sürüldü, ancak Disney+’ın adı Apple’ın duyurusundan dört ay önce açıklanmıştı. ESPN+ ise bu olaylardan önce piyasaya sürülmüştü, ancak bu yayın hizmeti ana akıma ulaşamadı. Hulu Plus ise 2010’da “artı” trendini başlatan ilk platformdu.
“Artı” trenine binen diğer platformlar arasında BET+ (Eylül 2019), AMC+ (Haziran 2020), Discovery+ (Ocak 2021) ve Paramount+ (Mart 2021) yer alıyor. Ancak bu platformların her biri şimdilik “artı” işaretlerine sıkı sıkıya bağlı.
Apple’ın Apple TV+’ın adını değiştirmesi, yayıncılık dünyasında yeni bir trendin başlangıcı mı, yoksa sadece kafa karışıklığına yol açacak bir hamle mi, zaman gösterecek.


