Çin’in Nükleer Test İddiaları
Amerikan hükümeti, Çin’in son yıllarda en az bir kez “verim üreten nükleer test” gerçekleştirdiğini iddia etti. Bu iddia, Çin’in bu tür faaliyetlere karşı sözde bir moratoryum ilan etmesine rağmen öne sürülüyor. Geçen yıl, ABD Başkanı Donald Trump, Çin ve Rusya ile “eşit temellerde” yeni nükleer testler yapmayı planladıklarını duyurdu; ancak bu durumun ne anlama geldiği belirsizliğini koruyor.
Sonuçlar ve Açıklamalar
“Bugün, ABD hükümetinin Çin’in nükleer patlama testleri gerçekleştirdiğinin farkında olduğunu açıklayabilirim. Bu testler, yüzlerce tonluk yükler için hazırlık yapma dâhil olmak üzere gerçekleştirilmiştir,” diyen Thomas DiNanno, Dışişleri Bakanı’nın Silah Kontrolü ve Uluslararası Güvenlikten Sorumlu Müsteşarı, İsviçre’nin Cenevre kentindeki Silahsızlanma Konferansı’nda konuştu. “Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA), bu testlerin, test yasağı yükümlülüklerini ihlal ettiğini bildiğinden, nükleer patlamaları gizlemeye çalıştı.”
Uluslararası Anlaşmalar ve Denetimler
Çin, Kapsamlı Nükleer Test Yasağı Anlaşması (CTBT) imzacısıdır, ancak bunu hiçbir zaman onaylamamıştır. ABD için de durum aynıdır. Her iki ülke de verim üreten nükleer testler için kendi kendine uygulanan moratoryumlar ilan etmiştir. CTBT, tam ölçekli bir nükleer tepkiyi içermeyen birçok alt kritik testi yasaklamaz. Çin’in kabul ettiği son kritik seviye nükleer testi 1996 yılında gerçekleştirilmiştir.
Son Gelişmeler ve Çeşitli İddialar
DiNanno, “Çin, sismik izleme etkinliğini azaltarak faaliyetlerini dünya çapında gizlemek için devre dışı bırakma yöntemi kullandı. 22 Haziran 2020’de böyle bir verim üreten nükleer test gerçekleştirdi,” şeklinde sözlerine devam etti.
ABD-Çin Nükleer Test Yarışı İddiaları
ABD hükümeti, bu yeni Çin nükleer test iddialarıyla ilgili daha fazla ayrıntı sağlamamıştır. Bugüne kadar, Çin’in nükleer testleriyle ilgili en son resmi raporları 2025’te yapılmıştır; bu raporda ABD’nin daha önce Çin’deki testler hakkında herhangi bir engele değinilmediği belirtilmiştir.
Gelişmelerin Geleceği
Sonuç olarak, New START anlaşmasının sona ermesi, yeni bir nükleer silah yarışı endişesini de beraberinde getirmiştir. ABD hükümeti, Çin’in nükleer silah envanterini hızla artırdığını ve bunun muhtemel yansımalarını dikkate almadan nükleer test konusundaki niyetlerini yeniden değerlendirmek zorunda olduğunu ortaya koymaktadır.
Yeni nükleer silah kontrol müzakereleri bağlamında Çin’in nasıl bir rol oynayacağı ise belirsizliğini korumaktadır. Çin, bir dizi yeni yetenek geliştirmektedir; bunlar arasında kıtalararası balistik füzeler için yeni silolar ve nükleer kapasiteli hipersonik kayıcı araç sisteminin geliştirilmesi yer almaktadır. Mevcut envanterinin 600 başlığa ulaştığı tahmin edilmektedir ve bu sayının 2030 yılına kadar 1,000’e, 2035 yılına kadar ise 1,500’e çıkması beklenmektedir.
Bu bağlamda, ABD’nin nükleer testlerine yönelik gelecekteki niyetleri ve hangi stratejilerle ilerleyeceği, uluslararası güvenlik dinamiklerini önemli ölçüde etkileyebilir.


