Google, akıllı ev alanında yapay zeka destekli abonelik hizmetlerinin satışında yeni fırsatlar gördüğünü duyurdu. Bu haftaki Google I/O etkinliğinde, Gemini for Home API’lerini genişleterek, firmaların Gemini destekli akıllı ev özelliklerini kendi uygulamalarına entegre etmelerine olanak tanıdığını açıkladı. Google’ın Ev Platformu Ürün Yönetimi Direktörü Ravi Akella, bu gelişmenin “hizmet sağlayıcıların ve donanım üreticilerinin kullanıcılar ve evleri için para kazandıran, proaktif hizmetler oluşturmasına” imkan tanıyacağını belirtti.
Google Home platformunda ve Nest kameralarında sunulan bazı özellikler arasında, kameraların “bir çocuğun bahçede bisiklet sürdüğünü” bildiren yapay zeka tarafından üretilen metin tanımlamaları ve kullanıcıların doğal dil kullanarak evlerini sorgulamalarına olanak tanıyan Ask Home bulunuyor. Ayrıca, üçüncü tarafların her gün evde neler olup bittiğini özetleyen Home Brief özelliğine erişimi genişletme hamlesi yapıldı.
Hizmet alanında ADT ve AT&T gibi şirketler, halihazırda Google’ın Home API’lerini güvenlik sistemlerinde kullanmakta. Bu genişleme ile üçüncü tarafların Google Home Premium abonelik servisini kendi uygulamalarına entegre etmesi mümkün hale geliyor. Böylece internet servis sağlayıcıları, mobil operatörler ve ev güvenlik sağlayıcıları, kendi akıllı ev sistemlerini sunabilir. Google ayrıca üçüncü tarafların içerisinde Gemini yüklü akıllı hoparlörler ve güvenlik kameraları üretmelerine de izin veriyor.
Abonelik modellerine yönelik bu yönelim, akıllı ev sektöründe geniş bir değişim sürecinin parçası. Ancak, kullanıcılar abonelik yorgunluğu yaşarken, yapay zekanın sunduğu yeni yeteneklerin gerçekçi ve sürdürülebilir bir gelir kaynağı sunup sunamayacağı hâlâ net değil.
Yapay zeka destekli kameralar, kullanıcıya daha açıklayıcı uyarılar sunabilirken, bunun da hatalı olabileceği gerçeği dikkat çekiyor. Bir örnekte, bir kameranın arka bahçemde kahverengi bir ayı olduğunu bildirmesi, aslında köpeğimdi. Akıllı ev sisteminin, normal alışkanlıkları anlayıp anormallikleri tespit etme yeteneğine ulaşması gerekiyor. Örneğin, evdeki yaşlı bir bireyin birkaç saat boyunca hareket etmediğinde, durumun kontrol edilmesi gerektiğini bildirebilmesi potansiyel değer taşımakta.
Akıllı ev mülkiyetinin yükselmesine dair bir diğer zorluk ise, yapay zekanın gerçek anlamda değer sunması durumunda dahi, kullanıcıların daha fazla ücret ödemeye istekli olup olmayacağıdır. Abonelik yorgunluğu gerçek bir sorunken, akıllı ev sahipliği maliyetlerini artıran bu teknolojiler insanlar üzerinde baskı yaratıyor. Amazon ve Google, belirli özellikler için yıllık ücret talep etmekte ve bu durum, potansiyel kullanıcıları çekmekten ziyade korkutmakta.
Akıllı ev sistemlerinde türbülans hâkimken, kullanıcılar veri güvenliğine yönelik endişelerini artırmakta. Çok sayıda kullanıcı, verilerini bulut tabanlı sistemlere aktarmaktan kaçınarak yerel çalışan hizmetleri tercih etmeye başladı. Bu dönüşüm, kullanıcılar için ek bir avantaj sağlarken, aynı zamanda aylık giderleri de azaltıyor. Daha güvenli ve ulaşılabilir bir akıllı ev deneyimi için neyi bekliyorsunuz?


