Amerikan istihbarat ajanslarının yurtdışındaki iletişimleri toplamasını ve analiz etmesini sağlayan uzun süredir yürürlükte olan bir yasada, 30 Nisan’a kadar uzatılması planlanan değişiklikler konusunda yasa koyucular arasında bir çıkmaz yaşanıyor.
Yabancı İstihbarat Gözetimi Yasası’nın (FISA) 702. Bölümü olarak bilinen bu yasa, Milli Güvenlik Ajansı (NSA), CIA, FBI ve diğer federal istihbarat ajanslarının ABD üzerinden geçen yurtdışı iletişimleri, kişiye özel arama izni olmadan kaydetmesine olanak tanıyor.
Bu yasayla, ajanslar dünyadaki iletişimin büyük bir kısmını toplayarak, yurtdışındaki gözetim altında olan kişilerle etkileşimde bulunan Amerikalılar hakkında, telefon kayıtları ve e-postalar gibi sınırsız bilgi elde ediyor. Bu veriler, Amerikalıları ve ABD’deki bireyleri hükümet gözetiminden koruyan anayasal haklara rağmen toplanıyor.
Yasa 30 Nisan’da sona ermeden önce, bir grup çok sayıda partiden oluşan yasa koyucu değişiklikler yapılmasını talep ediyor. Bu değişikliklerin, Amerikalıların mahremiyet haklarını korumak için “önemli” olduğunu savunuyorlar.
Bazı yasa koyucular, ardı ardına gelen ABD yönetimlerinde yaşanan skandallar ve gözetim istismarları sonrası kapsamlı reformlar çağrısında bulunurken, diğerleri kendi siyasi hedeflerini ilerletmek için oylamalarını ertelemeyi tercih ediyor.
Cumhurbaşkanı Trump’ın bir sosyal medya paylaşımı, Beyaz Saray’ın yasanın herhangi bir değişiklik olmadan basit bir şekilde yenileme düşüncesinde olduğunu gösteriyor.
Partilerüstü grubun önerdiği yasada, Hükümet Gözetim Reform Yasası bulunuyor. Bu yasa, hükümetin mahkeme izni olmadan gözetim programlarını kısıtlama amacı taşıyor. Yasa koyucular, “arka kapı arama” boşluğunun kullanılmasını önlemeyi hedefliyor; bu boşluk, ajansların Amerikalıların iletişimlerini gözetim yapmadan arama yapmasına olanak tanıyor.
Bir diğer önemli madde, federal ajansların, veri aracılarından Amerikalılar hakkında ticari olarak mevcut olan veriyi satın almasını yasaklayacak. ABD hükümeti, bunun için mahkeme iznine ihtiyaç duymadığına dair uzun zamandır iddialarda bulunuyor.
Uygulama geliştiriciler, akıllı telefon uygulamalarını kullanan kişilerden büyük miktarda konum verisi topluyor ve ardından bu bilgileri aracılara satıyor. Aracılar, bu veriyi hükümetler ve ordulara satıyor. FBI Direktörü Kash Patel, Mart ayında yapılan bir kongre oturumunda, FBI’ın, Amerikalıların konum verilerini mahkeme izni almadan aldığını onayladı.
Hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar, ajansların ticari verileri satın alarak milyarlarca konum noktası üzerinde analiz yapma yeteneğini kısıtlamak konusunda istekli.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği, Elektronik Gizlilik Bilgi Merkezi ve Hükümet Denetimi Projesi, partilerüstü yasanın destekçileri arasında yer alıyor.
Yasanın geçip geçmeyeceği henüz belirsiz; ancak yasa koyucular, yasama reformlarının gerekli olduğunu vurguluyor. Özellikle teknolojik gelişmelerin, teknoloji şirketleri ve hükümetlerin insanları daha önce hiç olmadığı kadar gözetlemesini kolaylaştırdığı bir ortamda bu reformlar kritik önem taşıyor.
Uzun süreli yasama üyesi Wyden, birçok yasa koyucunun, ABD yönetimlerinin uzun süredir gizli bir şekilde 702. Bölümün yasasını yorumladığı ve bunun Amerikalıların mahremiyet haklarını doğrudan etkilediğini tam olarak farkında olmadığını belirtti. Wyden, bu konunun gizli kalmasının sona ermesini ve yasama üyelerinin bu durumu tartışabilmesi için bilgilerin deşifre edilmesini istedi.
Temsilci Thomas Massie, yasayı oylamayacağını duyurarak, FBI’ın yasayı nasıl yorumladığına yönelik endişelerini dile getirerek Wyden’a katıldı.
Eğer 702. Bölüm 30 Nisan’da sona ererse, bu, ABD hükümetinin gözetim yetkilerinin derhal sona ermesi anlamına gelmiyor.
Temsilciler Meclisi’nde yasa koyucular henüz 702. Bölümün yenilenmesi veya değiştirilmesi konusunda uzlaşma sağlayamamışken, yasanın sona ermesi halinde bile, bir hukuki istisna, 2027 Mart’a kadar gözetim faaliyetlerinin devam etmesine olanak tanıyor.
Bu durum, FISA’nın uygulanmasını denetleyen gizli Washington, D.C. mahkemesinin her yıl hükümetten uygulamalarının yasal olduğunu onaylamasını istemesi nedeniyle meydana geliyor. Bu onay, hükümetin telefon görüşmelerini ve e-postaları toplamasına olanak tanıyor ve bunun sonucunda FISA’nın yasal güçlerine dayanan gözetim programları en az bir yıl daha devam edecek.
ABD hükümetinin, diğer ülkelerdeki gözetimini düzenleyen ve büyük ölçüde gizli olan Executive Order 12333 gibi, Kongre tarafından denetlenmeyen başka gözetim yetkileri de bulunmaktadır. Bu durum, bilinmeyen miktarda Amerikalı’nın özel iletişimlerini de içermektedir.
İlk olarak 17 Nisan’da yayımlandı ve 10 günlük uzatmanın ardından güncellendi.
Yazılarımızdaki bağlantılar üzerinden alışveriş yapmanız durumunda küçük bir komisyon kazanabiliriz. Bu, editoryal bağımsızlığımızı etkilemez.

