ABD Yüksek Mahkemesi’nde Doğum Yeri Vatandaşlığı Üzerine Tartışmalar
Washington, D.C. – ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetimini temsil eden avukatlarla, doğum yeri vatandaşlığını sona erdirme çabalarına karşı çıkan avukatları sorguladı. Perşembe günü gerçekleşen duruşma, ABD’nin en üst mahkemesinin bu konu ile ilgili olarak bir davayı ilk kez ele alması anlamına geliyordu. Trump’ın 20 Ocak’taki emri, ülke topraklarında doğan hemen hemen tüm bebeklere, ebeveynlerinin yasal durumuna bakılmaksızın, vatandaşlık verme hakkını hedef alıyordu. Bu hak, bir yüzyılı aşkın süredir geçerli olan bir politika olarak biliniyor.
Mahkemenin davaya ilişkin ne zaman bir karar vereceği hemen belli olmadı, ancak bir sonucun haftalar alabileceği düşünülüyor. Aynı zamanda, hâkimlerin Trump’ın emrinin temel anayasaya uygunluğunu ele alıp almayacağı ya da yalnızca alt mahkeme yargıçlarının emrin uygulanmasını ulusal ölçekte engelleyip engelleyemeyeceği gibi daha dar bir soruyu yanıtlayıp yanıtlamayacağı da belirsizliğini koruyor.
Toplumdan Yansımalar ve Protestolar
Washington, D.C. adliyesi önünde toplanan göstericiler ve yasama organı üyeleri, doğum yeri vatandaşlığını sorgulayan herhangi bir kararın ABD’nin ulusal yapısını bozacağını savundu. CASA’nın hukuki direktörü Ama Frimpong, göstericilere yaptığı konuşmada, “Amerika’nın temeli olan bir vaadinin saldırı altında olduğunu” belirtti ve “Bunu bizim gözümüzün önünde yapmalarına izin vermeyeceğiz” dedi. Frimpong, “ABD’de doğan tüm kişiler, ABD vatandaşıdır” şeklinde ifadeler kullandı.
Hukuk uzmanları, federal mahkemelerin Trump’ın yürütme eylemlerini engelleme yetkisinin kısıtlanmasının, ülkenin yasal temelini sarsacağını dile getiriyor. Al Jazeera’dan Heidi Zhou-Castro, bu durumun normal şartlarda "alt mahkemelerin ulusal ihtiyati tedbirler sıralama yetkisine sahip olup olmadığını" sorguladığını belirtti.
Hukukçuların Sorgulamaları ve Anayasa Üzerindeki Etkiler
Üç saat süren sorgulamalarda, Trump yönetimini temsil eden avukatlar ile hukuki haklarını savunan şahıslar, hem anayasal büyüklükte hem de hukuki detaylarda tartışmalara girdiler. Avukat John Sauer, Trump yönetiminin geniş argümanını sunarak, 1868 yılında kabul edilen ABD Anayasası’nın 14. Değişikliği’nin yanlış yorumlandığını savundu. Sauer, “Bu değişiklik, köleliğin sona ermesinin ardından doğan çocuklara vatandaşlık garanti ediyor, illegal göçmenler veya geçici ziyaretçiler için değil” dedi.
Trump, duruşma öncesinde Truth Social hesabında doğum yeri vatandaşlığının ABD’yi “APTAL ÜLKE” haline getirdiğini ve insanların çocuk doğurmak için ülkeye gelmelerini teşvik ettiğini öne sürdü. Sauer, yargı sürecinde yürütülen birbirine bağlı davalarda yer alan üç federal yargıcın kararlarını eleştirdi. Bu davalara, 22 eyaletin başsavcıları, göçmen hakları kuruluşları ve kuraldan etkilenen bireyler dahil.
Mahkemenin Kararının Olası Sonuçları
Liberal Yargıç Sonia Sotomayor, daha geniş anayasal sorunun dar kapsamlı yargı kararlarından ayrılıp ayrılamayacağını sorguladı. Sotomayor, başkanın emrinin "dört farklı Yüksek Mahkeme emsalini" ihlal ettiğini belirtti. Diğer yargıçlar, mahkemenin hakimin "ulusal ihtiyati tedbir" verme yetkisi olmadığı yönünde bir karar çıkarmasının sonuçlarının ne olacağını tartıştılar.
Hukuk akademisyenleri, mahkemenin böyle bir karar vermesinin, Trump’ın doğum yeri vatandaşlığını sonlandırmasının, Trump’ın emrine itiraz eden eyaletler ve bireyler için geçerli olmayabileceğini bildiriyor. Bu da demektir ki, doğum yeri vatandaşlığı – en azından geçici olarak – 28 başka eyalette, eğer kendi mücadelelerini başlatırlarsa, sona erebilir. Yargıç Elena Kagan, “Bu emirden etkilenen her birey kendi davasını açmak zorunda mı?” şeklinde bir soru yöneltti.
Yargıç Ketanji Brown Jackson, Trump yönetiminin argümanının ABD hukuk sistemini “beni yakala, eğer bulabilirsen” tarzında bir düzene dönüştürdüğünü ifade etti. Bu senaryoda, “her yabancı, bir avukatı olması ve hükümetin insan haklarını ihlal etmesini durdurmak için bir dava açması gerekiyor” dedi.
Bu duruşma, ABD’nin yasal yapısı açısından kritik bir dönüm noktasını temsil ediyor ve sonuçları, doğum yeri vatandaşlığı meselesinin geleceği üzerinde büyük etkilere sahip olabilir.


