15 Yıl Önce Tanıştığımız Bir Klasik: The Witcher 2
The Witcher 2: Assassins of Kings, RPG dünyasında 15 yıl önce büyük bir yankı uyandırarak piyasaya sürüldü. Bu oyun, teknoloji ve anlatım noktasında o kadar iddialıydı ki, günümüzde benzerini yapmak neredeyse imkânsız.
CD Projekt Red’in Dönüşümü
Witcher serisinin her bir oyunu, geliştirici CD Projekt Red için önemli bir dönüm noktasıydı. İlk oyun, stüdyonun başka yerlerden oyun çeviren bir ekipten, kendi oyununu geliştiren bir yapımcıya dönüşmesinin başlangıcıydı. Witcher 3, CD Projekt Red’in adını oyuncular arasında duyurdu ve açık dünya RPG’lerinin kıyaslandığı bir başyapıt haline geldi. Ancak Witcher 2, stüdyonun gerçek bir iddia ile ortaya çıktığı bir yapım oldu. Bu oyun, kendi grafik motorunu geliştirerek, bir başkasının motorunu yeniden tasarlamak yerine, CD Projekt’in özgünlüğünü yansıttı.
Önemli Tercihler ve Anlatım Biçimi
RPG’lerdeki seçimlerin önemi, CD Projekt’in tüm oyunlarında izlediği bir yaklaşım. Witcher 3’te Geralt, kaybolan birisini araştırırken, acı dolu bir aile geçmişi keşfediyor. Cyberpunk 2077’de ise V, bir belediye başkanının adayının geçmişinde hesaplaşırken zor kararlar almak zorunda kalıyor. Ancak bu oyunlarda ana hikaye, seçimlere rağmen genellikle değişmiyor.
Witcher 2, belki de oyunculara sunulan en çarpıcı kararı içeriyor. İlk bölümün sonunda, oyuncunun iki taraf arasında bir seçim yapması gerekiyor: İsyan eden Scoia’tael grubu mu, yoksa Temeryalı mavi çizgiler askerleri mi? Bu tercih, oyunun ikinci bölümünü nasıl geçireceğinizi belirliyor ve bir göz atmadığınız bir içeriğe ulaşmanıza engel oluyor.
Zamanın ve Gelişimin Getirdiği Zorluklar
The Witcher 2, piyasaya sürüldüğü dönemde “orta ölçekli” bir oyun olarak tanımlanıyordu. Bugün, büyük yayıncılar daha az risk almak isteyerek, ya çok düşük riskli projeler ya da tamamen devrim niteliğinde başarılar arıyor. Orta kaynaktan gelen oyunların, genellikle orta risk ve başarı getirdiği gözlemleniyor, bu da kâr sağlama süresinin uzamasına neden oluyor.
Sendikaların ve talep edilen bütçelerin büyümesi, oyunların yapım süresini de uzattı. The Witcher serisi, 2007, 2011 ve 2015 yıllarında piyasaya sürüldü. Bir sonraki oyunun en erken 2027’de geleceği düşünülüyor. Geliştiricilerin yarattığı büyük bölümler, oyuncuların yalnızca yarısının göreceği içeriği barındırıyorsa bu, büyük bir risk haline geliyor.
Son olarak, birçok RPG’nin açık dünya olması beklentisi göz önüne alındığında, büyük bir içerik kesintisini haklı çıkarmak zor. The Witcher 2 gibi oyunlar, orta ölçekli projelerin hala geçerli olduğu ve bu tür oyunların risk alabilmesinin kabul edildiği bir dönemi temsil ediyor. Ancak günümüzde, oyun geliştirmek artık daha maliyetli ve zaman alıcı hale geldi. Oyu günlük yaşamın bir parçası haline getiren bu tarz oyunları artık bulmak zorlaşıyor. Oyuncular, bu tür içeriği bir kez deneyimledikten sonra tekrar oynamaktan kaçınıyor.
Sizce, böyle iddialı bir oyunun günümüzde yapılabilmesi mümkün mü?


