Adalet Bakanlığı’nın Seçim Hakları Bölümünün Çöküşü
Yeni bir yönetim Washington, DC’ye geldiğinde her zaman politika önceliklerinde ve personelde değişiklikler olur. Trump’ın ikinci döneminde, Adalet Bakanlığı’nın Seçim Hakları Bölümü büyük bir dönüşüm sürecine girdi. Alex adını kullanan bir avukat, Trump’ın ilk dönemini atlattıktan sonra, ikinci dönemde de aynı başarıyı gösterebileceğini düşünüyordu. Ancak başkanın göreve başlamasından sadece birkaç saat sonra, durumun daha önce sandığından çok farklı olduğunu anladı.
Seçim Hakları Bölümündeki Değişim
Seçim Hakları Bölümü, 1965 tarihli Seçim Hakları Yasası’nın ardından Adalet Bakanlığı’nın Sivil Haklar Bölümü içerisinde kuruldu. Bu bölüm, her Amerikalının eşit oy kullanma hakkına sahip olmasını sağlamak için önemli görevler üstleniyordu. Ancak Trump’ın ikinci döneminde, bu bölgedeki avukatların büyük bir kısmı görevden alındı. Ocak 2025’teki Trump’ın yemin töreninden sonra, bu bölümde yaklaşık 30 avukat vardı; üç ay içinde sadece iki avukat kalmıştı.
Görevden alınan avukatların yerlerine, federal mahkeme tecrübesi neredeyse olmayan yeni isimler eklendi. Bu yeni kadro, temel hukuki işlemlerde birçok hata yaptı ve Trump’ın ‘seçim karşıtı’ talimatlarına uyma konusunda istekli göründü. Bu dönüşüm, Seçim Hakları Bölümü’nü, bir zamanlar sivil hakların öncüsü olan bir organ yerine, seçmenlere karşı bir silah haline getirdi.
Irreversible Zarar ve Uzman Görüşleri
Uzmanlar ve eski Seçim Hakları avukatları, Trump’ın döneminde Adalet Bakanlığı’nın Seçim Hakları Bölümü’nde yaşanan tahribatın geri alınamaz olduğunu belirtiyor. Bazı kaynaklar, azınlık haklarına ve seçim süreçlerine dair korkuları artırarak, Trump’ın seçimi kontrol altına almak için gerekçeler oluşturma amacı güttüğünü vurguladı. Eski avukatlardan biri, “Uzun vadede, bu tür eylemler seçimleri sorgulamak veya zayıflatmak için zemin hazırlamakla ilgili” şeklinde bir görüş belirtti.
Michelle Kanter Cohen, Fair Elections Center’ın politika direktörü, Adalet Bakanlığı’nın Seçim Hakları Bölümünün bir zamanlar sivil hakların incelendiği bir bölüm olduğunu ifade etti. Cohen, “Bu bölüm artık, Trump yönetiminin komplo teorilerini desteklemek için bir siyasi araç haline geldi” diyor.
Seçim Sürecine Güvensizlik
2020 başkanlık seçimleri sonrasında, Trump’ın Adalet Bakanlığı’nı silahlandırma çabaları, seçim teorilerini soruşturmak için özel danışmanlar atamaya yönelmişti. Ancak, o dönemdeki birçok çalışan, durumu sorgulamak için toplu istifa tehditleriyle karşılık vermişti. Şimdi ise, Trump’ın Adalet Bakanlığı’nı seçim sürecine olan güveni sarsmak için tekrar kullanma çabalarında karşıt bir sesin olmadığı belirtiliyor.
Bu durum, seçim haklarının korunması açısından ciddi ve kalıcı bir zarar vermektedir. Adalet Bakanlığı’nın Seçim Hakları Bölümü’nün geçmişteki katkıları ve sağladığı güvenceler göz önüne alındığında, mevcut durumun yaratacağı sonuçlar sadece hukuki değil, toplumsal ve politik etkileri de beraberinde getirecektir.
Teknoloji
US-1

