İran’ı Kim Yönetiyor? Morçalı Rejim ve Güç Mücadelesi
Morçalı Yönetim Yapısı
İran’da gerçekleşen son olaylar, ülkedeki yönetim yapısının karmaşık doğasını gözler önüne seriyor. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in başlattığı saldırılar, İran devletinin üst düzey figürlerini hedef aldı. Bu çatışmalardaki hedef, devrimci yönetimin zirvesini çökertmekti. Ancak, yeni rehber Mojtaba Khamenei, gölgelerde kalmaya devam ederken, İran rejimi beklenmedik bir dayanıklılık sergiliyor.
Khamenei’nin Ardında Kalan Boşluk
Eski rehber Ali Khamenei’nin ölümünün ardından, yönetim için kimin sorumlu olduğu sorusu belirsizliğini koruyor. Mojtaba Khamenei, varlığıyla ilgili yeterli bilgi sunmadan kamuoyuna çıkmadı. Fariba Adelkhah’ın belirttiği gibi, “bu durum hem önemlidir hem de değildir.” Özetle, İran, hedef alınan yüksek düzeyli yöneticilere rağmen bölünme yaşamıyor; aksine, diplomasi ve sahada çalışan temsilcileri arasında bir denge sağlıyor.
Savaşın Etkileri ve Askeri Güçler
İran bugün savaş halindedir ve bu savaşta en önemli aktör, ülkenin milli güvenlik stratejisini belirleyen Tahran’daki güçlerdir. Azadeh Kian, bu durumun Geri Dönüşüm ve İslam Devrimi Muhafızları’nın yönetimdeki rolünü artırdığını vurguluyor. Yeni güvenlik konseyi başkanı Mohammad Bagher Zolghadr, devrimci geçmişiyle dikkat çekiyor ve askeri liderlik henüz belirleyici konumda.
Dış Politika ve Taraflar Arası Çatışmalar
Şu anki bir başka önemli figür ise İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi. Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile Hürmüz Boğazı’nın açıldığını duyurması, bazı medya kanallarında rahatsızlık yarattı. Bu durum, hükümetin farklı kolları arasında gerginlik yarattı. Bazı muhafazakâr temsilciler, Araghchi’yi ve Ghalibaf’ı eleştirerek hükümete yönelik bir “darbe” girişiminde bulunduklarını iddia ettiler.
Düşük Moralli Ekonomi ve İç Tartışmalar
İran, aynı zamanda derin bir ekonomik krizle baş etmek zorunda. Resmi rakamlara göre enflasyon %85’e ulaşmış durumda. Bu ekonomik problemler, hükümet içinde bazı kesimlerin bu savaşa son verme çağrısı yapmasına yol açıyor. Ancak, stratejik konularda herhangi bir taviz vermeden, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve nükleer program üzerinde baskı uygulama amacı sürüyor.
İran, çok katmanlı ve birbirini etkileyen güç dinamikleriyle dolu bir yönetim yapısına sahiptir. Askeri güçlerin etkinliği ve iç politikadaki çekişmeler, ülkenin geleceğini şekillendirirken, bu karmaşık yapının uzun vadede ne kadar sürdürülebilir olduğu merak konusudur. Sonuç olarak, İran’da kimin gerçekten yönetimi elinde bulundurduğu belirsizliğini korurken, devam eden dış baskılar ile iç dengeler arasındaki çatışma, bölgenin geleceğini etkileyecek en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.


