Hormuz Boğazı’ndaki Kriz: Terk Edilmiş Gemilerin Yükselişi
Dünya genelinde nakliye endüstrisi, uluslararası gerilimler ve savaştan dolayı sert bir darbe almış durumda. Bu durum, birçok denizciyi belirsizlik içinde bırakırken, kurtarma girişimleri çoğunlukla sahipsiz kalan gemiler nedeniyle imkansız hale gelebiliyor. Uluslararası Deniz İşçileri Federasyonu (ITF), bu sorunları ele almak için çeşitli çözümler öneriyor, ancak bu çözümler genelde gemi sahiplerinin işbirliğine dayanıyor.
Yüksek Riskli Alanlar: Hedef Haline Gelen Deniz Rotaları
ITF, Hürmüz Boğazı ve Arap Körfezi gibi bazı deniz yollarını yüksek riskli alanlar olarak belirlemiştir. Bu bölgelerde çalışan denizcilerin, operasyon yapmamayı seçtiklerinde sözleşmelerini sona erdirebilecekleri önerilmektedir. Ancak gemi sahiplerinin işbirliği olmadan bu tür önlemlerin uygulanması neredeyse imkansız hale gelmektedir.
Terk Edilmiş Gemilerin Yükselmesi
Hâlâ denizlerde bulunan birçok geminin, özellikle de savaş veya çatışma gibi zorlu koşullarda terk edilmeleri sık rastlanan bir durum haline gelmiştir. Örneğin, Vijay’ın çalıştığı Mahakal isimli gemi, geçmişte çeşitli işçi sorunları ile damgalanmış ve özel bir kişiye ait olarak kaydedilmiştir. 2025 yılında dünya genelinde 409 geminin terk edildiği ve 6200’den fazla denizcinin etkilendiği bildirilmektedir. Özellikle Hint uyruklu denizciler, terk edilen sevinci yaşayanların en büyük grubunu oluşturmaktadır.
Çağrılar ve Tehditler
ITF, bölgedeki çatışmaların artmasıyla birlikte günlük onlarca acil yardım çağrısı aldıklarını ifade etmektedir. Bazı durumlarda, gemilerin makineleri tahrip edilmiş ve bunlar yakıt ve güç olmadan kalmıştır. Gemi operasyon koordinatörü John Canias, bir denizciden gelen ve gemisine 10 metre mesafede bir füzenin patladığını gösteren bir video aldıklarını paylaşmıştır.
Sistemler Arasında Mahsur Kalan Denizciler
Terk edilmiş gemilerde bulunan denizciler sadece fiziksel tehditlerle karşı karşıya değil; aynı zamanda sosyal ve psikolojik açıdan da baskı altındalar. İzolasyon ve belirsizlik, büyük bir duygusal yük taşımaktadır. Vijay, aile üyelerine telefon görüşmelerinde kendini mutlu göstermeye çalıştığını ancak gerçekte oldukça bir çıkmazda hissettiğini belirtmektedir.
“Yeniden evime dönebilmek ve hayatımı yeniden inşa edebilmek umuduyla yaşıyorum,” diyor. “Gerçekten mutlu bir insandım. Ailemle birlikte olursam tekrar mutlu olabilirim.”
Küresel Nakliyat ve Hesap Vermeyen Sistemler
Küresel nakliyat sektörü, tüm zorluklara rağmen işlevini sürdürmeye devam etmekte, malları yönlendirmekte ve risklere uyum sağlamaktadır. Ancak, hesap verme sisteminin dışında kalan gemilerde çalışan denizciler için bir çıkış yolu garanti değildir.
Vijay gibi seafarer’lar, onları oraya getiren altyapının halen işlediğini ancak kendi kaderlerinde belirsizlikle yüzleşmek zorunda kaldıklarını görüyorlar. Terkedilen gemiler, yalnızca denizcilerin değil, aynı zamanda küresel ticaretin de bir parçası olan karmaşık bir sorunu teşkil ediyor. Bu sistemin göz ardı edilen yüzü, sorumluluk ve güvenlik anlayışının ne denli kritik olduğunu gösteriyor.
Teknoloji
US-1

