Gazze’deki Al-Shifa Hastanesi: Savaş Bitmedi
Savaşın İzleri
Aralık ayının başlarında, Ahmed yaşananları daha canlı bir şekilde hatırlıyor. “Sarı çizgiden tankların yaklaştığını duyduk,” diyor. Çok geçmeden, 14 yaşındaki bir kız çocuğu, karın bölgesinden şarapnel yarası almış bir şekilde acil servise getirildi. Al-Shifa Hastanesi gibi kritik bir yerde, 250 mililitre kan “değerli bir kaynak” olarak nitelendirildi ve kızın dalak ameliyatı olması gerekti. Ancak yeterli tıbbi malzeme olmadan, bu saldırılara rağmen, Al-Shifa’daki doktorlar onun hayatını kurtarmayı başardılar.
İyileşme Sürecindeki Zorluklar
Ahmed hasta olan kızı hastaneden çıkarken “gülerek” gördü. Yarası o kadar derindi ki, doktorlar onun tedavisi için kendi gazlı bezlerini kullanmak zorunda kaldı. Ancak kız, ailesinin yaşadığı çadıra geri döndüğünde, istirahat için uygun olmayan bir ortama adım atmış oldu. hastaneye başvurulmadan önce ciddi derecede malnütrisyona uğramıştı. Raflardaki gıda miktarının geri dönmesi ailesinin durumu için pek bir fayda sağlamadı; çünkü aile, enflasyon fiyatlarını ödeyemeyecek durumdaydı. Ahmed, endişeyle kızıyla iletişimde kalmaya devam etti.
İnsanlık Halleri ve Acı Anılar
11 Aralık’ta Ahmed, Gazze’deki son gününde düşündüklerini kaydetmek üzere dört dakikalık bir ses kaydı yaptı. Arka planda buldozer sesleri vardı; kurtarma ekipleri, Al-Shifa’daki avluyu kazmak için durumu gözetlemişti. Bu alan, birçok insan için zorunlu bir mezar haline gelmişti. Ahmed, “Ölüm kokusu burada gerçek” diyerek durumu özetliyor. Yakın tarihte yapılan bir Al Jazeera haberi, Filistin Kızılayı’nın 150 ceset çıkardığını bildirmişti.
Gazze’deki Yaşam Mücadelesi
Ahmet, “Bu hastane, öldürülen insanların hikayeleriyle dolu ve şimdi, biraz da olsa dinleme fırsatı bulduğumuz hikayeleri işitiyoruz. Bu sadece Al-Shifa’daki kampüsle sınırlı değil; Gazze’nin her yerinde var,” diyor. Filistinlilerin yaşamına, sağlığına ve hareket özgürlüğüne yönelik yapılan saldırılar, aynı zamanda kalan egemenliklerine de bir saldırıdır.
Siyasi Durum ve Uluslararası Tepkiler
Son dönemlerde İsrail hükümeti, Batı Şeria topraklarının devlet ve yerleşimci tarafından gasp edilmesine olanak tanıyan kapıları araladı. Eski ABD Başkanı Trump, “Beden Denetim Kurulu” adı altında Gazze’yi yönetmek üzere bir plan oluşturdu. Bununla birlikte, bir militer üs inşasını da içeren bu plan, 5,000 asker barındırmayı hedefliyor.
Tek taraflı ateşkes ilanı, özellikle ABD’de birçok insanın durumu unutmasına neden oldu. Kaliforniya’daki travma cerrahı Sidhwa, “Bu tam bir felaket- Filistinlilerin Gazze’de yok edilmesi anlamına geliyor,” diyor. ABD’nin bu sürede İsrail’e sağladığı askeri ve diplomatik destek, yaşanan olayların daha fazla dikkat çekmesini engelliyor.
Gazze’nin Güzellikleri
Ancak, Gazze sadece bir suç sahnesi değil. Thorburn, “Tabii ki, büyük bir kısmı yok olmuş, ama Gazze Şehri güzeldir, insanları ise daha da güzeldir,” diyor. Al-Ahli Hastanesi’nde birlikte yaşadığı 10 genç kadın, hemşireler ve tıp öğrencileri gibi çeşitli sağlık çalışanlarından oluşuyordu. Bu kadınlar, denizde balık avlayan insanları izlemek ve sahip oldukları az gıda ile piknik yapmak gibi normal yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Birbirlerini destekleyerek hayatta kalma mücadelesi verirlerken, adeta bir Gazlı bez gibi bir arada durdular.
Gazze, savaşın ve zorlu koşulların ortasında bile, insanlığın ve dayanışmanın ne kadar güçlü olabileceğini gösteren örneklerle dolu.
Teknoloji
US-1

