ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret güvenliğini sağlamak amacıyla NATO müttefiklerinden savaş gemisi talep etmesi, İttifak içinde son yılların en büyük diplomatik krizlerinden birine yol açtı. Trump’ın, “Olumsuz bir cevap NATO’nun geleceği için çok kötü olur” şeklindeki sert uyarısına rağmen, Avrupa kanadından art arda ret açıklamaları geliyor.
Almanya: “Bu Bizim Savaşımız Değil”
Almanya, Trump’ın talebini en kesin dille reddeden ülkelerin başında yer alıyor.
- Sert Çıkış: Savunma Bakanı Boris Pistorius, “Bu bizim savaşımız değil; biz başlatmadık,” diyerek bölgeye daha fazla savaş gemisi göndermenin tansiyonu düşürmeyeceğini savundu.
- Öncelik Ukrayna: Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise NATO’nun odağının Avrupa’nın güvenliği ve Ukrayna olması gerektiğini hatırlatarak, Hürmüz’deki sorumluluğu üstlenmeyeceklerini belirtti.
“Şantaj” ve “Madde 5” Tartışması
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel, Trump’ın ültimatom benzeri talebine “Şantaj istemiyorum,” diyerek tepki gösterdi. Bettel, hiçbir NATO üyesinin doğrudan saldırıya uğramadığı bir senaryoda, kolektif savunmayı öngören Madde 5‘in devreye girmesi için hukuki bir zemin olmadığını vurguladı.
Birleşik Krallık: “NATO Misyonu Olmayacak”
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Boğaz’ın ticarete açılması gerektiğini kabul etse de bunun bir NATO görevi olmasına karşı çıktı. Starmer, bölgedeki geniş çaplı bir çatışmanın içine çekilmek istemediklerini ve operasyonun İttifak şemsiyesi altında yürütülmemesi gerektiğini net bir şekilde ifade etti.
Sahadaki Mevcut Kapasite ve CENTCOM Operasyonları
NATO’nun kurumsal olarak çekimser kaldığı bölgede, operasyonlar ağırlıklı olarak ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ve gönüllü koalisyon güçleri tarafından yürütülüyor.
- Operasyonel Veri: Amiral Brad Cooper, şu ana kadar İran destekli unsurlara ait 7.000’den fazla hedefin temizlendiğini bildirdi.
- Mevcut Varlık: Bölgede şu an sınırlı sayıda MCM (Mayın Karşı Tedbir) sınıfı gemi bulunuyor. Ancak ticaret akışının sürekliliği için bu kapasitenin artırılması gerektiği belirtiliyor.
Sonuç ve Diplomatik Senaryolar
Almanya ve müttefiklerin Hürmüz’e mesafeli duruşu, ABD ile Avrupa arasındaki “yük paylaşımı” tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. NATO’nun bu krizdeki rolü, sadece Orta Doğu’daki askeri dengeyi değil, aynı zamanda İttifak’ın küresel krizlere müdahale etme yeteneğini ve gelecekteki diplomatik bütünlüğünü de belirleyecek.


