Elon Musk’ın Neuralink implantı, 2024 yılında bir dördüncü kademe felçli hastanın RuneScape ve Slay the Spire’ı beyin üzerinden oynamasını sağladı. Ancak bilim insanları, laboratuvar ortamında yetiştirilmiş beyin hücrelerini, gerçek bir insan beynine ihtiyaç duymadan video oyunları oynamak üzere eğitme çalışmalarını bir adım ileriye taşıyor. Bu sürecin ilk örneklerinden biri, bu hücrelerin Doom oynamayı öğrenmesi oldu.
Beyin Hücreleriyle Oyun Oynama
Avustralyalı nörolojik araştırma şirketi Cortical Labs, daha önce neuron tabanlı bilgisayar çipleri ile 2021’de Pong oynamayı başarmıştı. Şirket, şimdi Python kullanarak bu çipleri programlamanın kolay bir yolunu geliştirdi. Bağımsız geliştirici Sean Cole, Cortical’ın beyin hücreleriyle kaplı çiplerini kullanarak Doom oynamayı başardı; bu görevi tamamlaması sadece bir hafta sürdü.
Kolay Erişim ve Esneklik
Cortical Labs’ın baş bilimsel sorumlusuna göre, “Birkaç yıl önce yaptığımız Pong çalışması uzun ve titiz bir bilimsel çabayı temsil ediyordu, ancak bu gösterim ise bir kişinin, daha önce biyoloji ile ilgili sınırlı deneyimi olmasına rağmen, sadece birkaç günde gerçekleştirildi.” Brett Kagan, bu durumun heyecan verici olduğunu vurguladı.
Kagan, bu çiplerin yaklaşık 800,000 canlı beyin hücresi içerdiğini belirterek, bunların gerçek beyinlerle karşılaştırılmaması gerektiğini vurguladı. “Evet, bu canlı ve biyolojik, ancak aslında bilgi işleme yeteneği, silikondan üretemediğimiz çok özel yollarla gerçekleşiyor,” diye ekledi.
Karmaşık Oyun Deneyimi
Yeni gelişmeler gerçekten etkileyici. University of the West of England profesörü Andrew Adamatzky, “Doom, daha önceki uygulamalardan çok daha karmaşık ve onunla etkileşimde bulunmak, yaşayan sinir sistemlerinin nasıl kontrol edilebileceği ve eğitilebileceği konusunda kaydedilen gerçek ilerlemeleri vurguluyor,” dedi.
Adamatzky, “Burada heyecan verici olan, sadece biyolojik bir sistemin Doom oynayabilmesi değil; aynı zamanda karmaşıklık, belirsizlik ve gerçek zamanlı karar verme gibi zorluklarla başa çıkabilmesi,” ifadesinde bulundu. “Bu, gelecekteki biyolojik ya da hibrit bilgisayarların üstesinden gelmesi gereken zorluklara çok daha yakın.”
Siz de teknolojinin gelişimini izlerken bu tür yeniliklerin gelecekte neler getirebileceğini merak etmiyor musunuz?


