Sosyal Güvenlik Çalışanlarının ICE ile Bilgi Paylaşması: Endişe Verici Gelişmeler
Sosyal Güvenlik İdaresi (SSA), görevli çalışanlarına, göçmenlik ve gümrük uygulamaları ajansı ICE (Immigration and Customs Enforcement) ile randevu bilgilerini paylaşmaları talimatını verdi. Bu durum, özellikle göçmenler ve sosyal hizmetlere ihtiyaç duyan bireyler açısından ciddi endişelere yol açıyor.
Randevu Bilgilerinin Paylaşımı
Özellikle ICE ajanlarının, “birinin randevusu var mı?” sorusuna yanıt alınabileceği belirtiliyor. Bir SSA çalışanı, “Eğer ICE gelir ve randevusu olan birinin tarihini sorarsa, biz de onlara bunu bildiririz,” şeklinde ifade etti. Bu tür bilgilerin paylaşılması, birçok kişinin güvenli bir şekilde sosyal hizmetlere erişiminde engeller yaratabilir.
İn-Person Randevuların Önemi
Çoğu SSA randevusu telefonla yapılsa da, bazı randevuların yüz yüze yapılması zorunlu. Özellikle işitme engelli bireyler için işaret dili tercümanı gereklidir veya fayda durumu kontrolü için bazı göçmenlerin bizzat başvuruda bulunması gerekiyor. Bu durumda olan bireylerin, aile üyelerinin göçmenlik statüsü olmayan kişiler olması halinde, sosyal güvenlik ofisine gitmeleri gerekecek.
SSA ve DHS Arasındaki İşbirliği
Bu bilgiler, belirli SSA ofislerinde çalışanlara sözlü olarak iletilmiş durumda. SSA ve İç Güvenlik Departmanı (DHS) arasındaki bu işbirliğinin, sosyal güvenlik hizmetlerinin güvenilirliğini tehdit ettiğine dair ciddi endişeler var. Sosyal Güvenlik İdaresi, geçmişte ICE ile veri paylaşımında bulunmuş olsa da, randevu gün ve saatlerinin paylaşılması sorunu daha da büyütüyor.
Yasa Gereği Paylaşım Sorunları
Bu veri paylaşımına karşı çıkanları dikkate alarak, Massachusetts’te bir federal yargıç, IRS ve SSA’nın vergi mükellefi bilgilerini DHS veya ICE ile paylaşamayacağına hükmetti. Bu durum, sosyal güvenlik sisteminin bağımsızlığını koruması adına önemli bir zafer olarak değerlendiriliyor.
Kamu Güveninin Sarsılması
Eski SSA Yetkilisi Leland Dudek, “SSA, İç Güvenlik Departmanının bir uzantısı haline geliyor.”
Dudek, işyerlerine gelen kişilerin tutuklanmasının tarihsel olarak yalnızca tehdit durumunda gerçekleştiği bilgisini veriyor. Bu yeni uygulama, kamu güvenini zedelerken, bireylerin kamusal alanlarda hizmet almak için korkmadan başvuruda bulunmalarını etkileyebilir.
Kamu Güveni ve Sosyal Güvenlik
“Sosyal Güvenlik İdaresi, tüm bireyler için güvenli bir alan olmalıdır. Eğer bir kişi fayda almaya hak kazanmışsa, SSA onların yanındadır ve zarar görmeyeceklerdir,” diyor Dudek. Ancak, ICE ile işbirliği yapılması, SSA’nın kamuya sunduğu güveni azaltmakta ve bireylerin bu kuruma olan güvenini sarsmaktadır.
Sonuç
Sosyal Güvenlik İdaresi’nin, ICE ile olan bu işbirliği, sosyal hizmetlerin güvenilirliğini sorgulatırken, bireylerin göçmenlik durumlarına bakılmaksızın hizmet almalarının önemini daha da vurguluyor. Geçmişte yaşanan veri paylaşımı tartışmaları ve mahkeme kararları, bu konunun hassasiyetini gösterirken, gelecekte toplumsal güvenin nasıl korunacağı büyük bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.
Teknoloji
US-1

